Das Leben Ist Eine Karawanserei von Emine Sevgi Özdamar, eingebettet in das verhältnis von sprachnorm und sprachgebrauch - eine untersuchung zur interferenzanalyse
Dilsel norm ve dil kullanımı ilişkisi bağlamında Emine Sevgi Özdamar'ın“Hayat Bir Kervansaray”eserinin incelenmesi - girişim araştırması
- Tez No: 254777
- Danışmanlar: PROF. DR. ŞERİFE YILDIZ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Alman Dili ve Edebiyatı, Dilbilim, German Linguistics and Literature, Linguistics
- Anahtar Kelimeler: Alman edebiyatı, Dil bilgisi, Dil kullanımı, Hayat Bir Kervansaray, Özdamar, Emine Sevgi, German literature, Grammar, Language usage, Hayat Bir Kervansaray, Özdamar, Emine Sevgi
- Yıl: 2010
- Dil: Almanca
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Almanya'da yaşayan yazarımız Emine Sevgi Özdamar ?Das Leben ist eine Karawanserei, hat zwei Türen, aus einer kam ich rein, aus der anderen ging ich raus? isimli eserini Almanca olarak yazmıştır. Eserde okuyucular sayıca çok fazla Türkçe'den doğrudan çeviri veya aktarım bulmaktadır. Bu husus okuyucu kitlesine göre yanlış anlamalara veya anlayamamalara bile meydan verebilmektedir. Yazar, eseri kaleme alırken Türkçe düşündüğünü ve neticede doğrudan Almanca yazdığı bu eserin meydana geldiğini söylemektedir. Yazarın dilsel dünyası (anadili) Türkçe olduğu için, sonradan öğrendiği ve çok iyi derecede bildiği Almanca, yazarın sadece yazma dili olarak kalmıştır. Yazar bir nevi Alman lisanında Türkçe yazmaktadır. Yazar Türkçe'den doğrudan doğruya aldığı ve aktardığı kalıpları, kelimeleri, cümleleri bilerek kullanmaktadır. Yazarın bu şekilde oluşan yazı dili kendisinin üslubu haline gelmiştir. Bu şekilde hem her iki dilin imkânlarından istifade ederek kendisine yeni dilsel imkanlar bulmakta, ve yeni bir dil oluşturmakta, hem de her iki dile mensup insanları ortak bir noktada buluşturmaktadır. Nitekim eserinden ötürü kendisine Alman dilini geliştiridiği için Alman dilinin en önemli ödülleri verilmiştir. Yazar, bu üslubu sayesinde Berthold BRECHT'in ?yabancılaştırma efekti?ni eserlerinde uygulamaktadır. Yazar, ifade edilen üslubu itibariyle aslında Almanca dilinin kurallarını ihlal etmektedir. Eser Almanca aslından okunduğunda yalnızca her iki kültür (Alman ve Türk kültürü) hakkında bilgi sahibi olanlar tarafından anlaşılabilmekte, Türkçe'ye tercüme edildiğinde ise çok sıradan bir yazı hissi uyandırmaktadır. Eserin en temel özelliği Alman dilinde yazılmış olmasıdır.
Özet (Çeviri)
Die in Deutschland lebende Autorin Emine Sevgi ÖZDAMAR hat ihren Roman ?Das Leben ist eine Karawanserei, hat zwei Türen, aus einer kam ich rein, aus der anderen ging ich raus? in deutscher Sprache geschrieben. Im Werk treffen die Leser sehr viele direkte Übersetzungen oder Übertragungen aus dem Türkischen. Diese Eigenschaft führt auch dahin, dass die Leser, je nach Lesertyp, den Roman falsch oder manchmal auch gar nicht verstehen. Die Autorin sagt selbst, dass sie während der Schreibarbeiten auf Türkisch dachte, aber, das was gelesen wird, rauskam, indem sie auf Deutsch schrieb. Die sprachliche Welt (Muttersprache) der Autorin ist Türkisch und deswegen ist die deutsche Sprache, welche sie erst später erlernte und nun aber sehr gut beherrscht, bei ihr zur Schreibsprache geworden. Man kann auch sagen, die Autorin schreibt Türkisch in deutscher Sprache. Die Autorin lehnüberträgt oder lehnübersetz die türkischen Wörter, Sätze, Sprichwörter und Redewendungen absichtlich. Die in dieser Weise entstandene Schreibweise der Autorin wurde ein neuer Schreibstil. Somit kann die Autorin einerseits mit Hilfe der beiden Sprachen sich selbst neue sprachliche Möglichkeiten herausbilden und eine neue Sprache entwickeln und andererseits Menschen beider Sprachen (Kulturen) an einem bestimmten Punkt treffen lassen. In dieser Weise hat sie die wichtigsten Preise der deutschen Sprache bekommen, weil sie neue sprachliche Möglichkeiten in die deutsche Sprache einbrachte. Mit Hilfe ihres Schreibstils benutzt die Autorin in ihren Werken den ?Verfremdungseffekt? von Bertholt BRECHT. Die Autorin widersetzt sich den Grammatikregeln. Wenn der Roman in Orginalfassung (Deutsch) gelesen wird, kann er nur von den Lesern verstanden werden, die Kenntniss in beiden Kulturen (türkische und deutsche) aufweisen. Die türkische Übersetzung des Romans erweckt aber keine Gefühle, weil sie so aussieht, als würde ihr keine Bedeutung zukommen. Die wichtigste Eigenschaft des Romans ist, dass er in deutscher Sprache mit Lehnübersetzungen und Lehnübertragungen aus dem Türkischen geschrieben wurde.
Benzer Tezler
- Kuyruk modelleri ve analizi üzerine bir uygulama
Başlık çevirisi yok
DİDEM ÖZPULAT
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
İstatistikEge ÜniversitesiBilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FİKRET İKİZ
- İki katlı pamuk ipliklerinden dokunan kumaşlarda örgüye bağlı olarak maksimum atkı sıklığının değişimi üzerinde bir araştırma
Başlık çevirisi yok
MELTEM ASLI NARTER
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER
- Bromtimol mavisi, bromkresol moru ve klorfenol kırmızısı indikatörleri katılmış özel besiyerlerinin sütlerde antibiyotik belirtilmesine uygunluğu üzerine araştırmalar
Başlık çevirisi yok
ESENGÜL TUNCER
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiSüt Teknolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN YAYGIN
- Tekstil boyamacılığında atık flottede boyama imkanları üzerine araştırma
Başlık çevirisi yok
MEHMET YAKARTEPE
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. KERİM DURAN