Derin venöz trombozla başvuran hastalarda tromboza genetik yatkınlığın araştırılması
Defining the genetic tendency in patients admitted with deep venous thrombosis
- Tez No: 267834
- Danışmanlar: PROF. DR. İSMET TANZER ÇALKAVUR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Derin ven trombozu, genetik yatkınlık, Faktör V Leiden Mutasyonu, Genetik, Tromboembolizm, Trombofili, Venler, Venöz tromboz, Deep venous thrombosis, genetic factors, Factor V Leiden Mutation, Genetics, Thromboembolism, Thrombophilia, Veins, Venous thrombosis
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Derin Venöz Tromboz (DVT) dünyada ve Türkiye'de önlenebilir ciddi mobidite ve mortalite nedenlerinden biridir. DVT için birçok önlenebilir risk faktörü tanımlanmıştır. Bunların bazıları önlenebilir faktörlerdir ve basit önlemlerle bertaraf edilebilir. Ancak hastanın tromboza eğilimi genetik nedenlere bağlı ise bu durumda mobidite ve mortalite oranları ciddi oranda artar. Bu araştırmanın amacı geçmişte kliniğimizde tedavi görmüş DVT tanılı hastaların dosyaları incelenerek retrospektif olarak Kardiyovasküler Hastalıklara Yatkınlık Mutasyon Tarama Raporları değerlendirilip bu hastaların tromboza yatkınlıklarının ortaya konulmasıdır. DVT ile başvuran hastalarda tromboza genetik yatkınlık oranları ortaya konmuş değildir. Bu hastalardaki mutasyon oranlarının daha önce bu toplum için ortaya konmuş mutasyon prevalansları ile karşılaştırılması amaçlanmaktadır.Materyal ve metod:Çalışma retrospektif olarak kliniğimizde DVT tanısı alarak tedavi görmüş hastaların dosyalarının arşiv kayıtlarından bulunarak incelenmesi yöntemi ile yapılmıştır. Ege Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi kliniğinde Ocak 2008- Mart 2010 yılları arasında DVT tanısı alarak tedavi görmüş 83 hasta dahil edilmiştir. Bu hastalardan Kardiyovasküler hastalıklara yatkınlık mutasyon tarama testleri gönderilmiş olanlar incelenmiştir. Kardiyovasküler hastalıklara yatkınlık mutasyon tarama testleri gönderilmemiş DVT tanılı hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir.Araştırma retrospektif olarak hastaların dosya bilgileri, poliklinik kontrolleri ve Tıbbi Genetik arşivlerindeki test sonuçları incelenerek yapılmıştır. Bu arşivlerde taranan mutasyonlar Faktör V (G1691A) Leiden, Faktör V H1299R (R2), Protrombin GG20210A, Faktör XIII V34L, B-Fibrinojen-455 G-A, PAI-1 4G-5G, GPIIIa L33P, MTHFR C677T, MTHFR A1298C, ACE, ApoB R3500Q, ApoE (E2, E3, E4) ait olanlardır. Hasta risk faktörleri, demografik verileri ayrı değişkenler olarak kaydedilmiş yine elde edilen gen mutasyonları ayrı değişkenler olarak SPSS programı kullanılarak incelenmiştir. Sonuçta çalışma hastalarındaki genetik mutasyon sıklıkları saptanmış ve literatürdeki normal toplum prevalansları ile karşılaştırılmıştır. Bu bağlamda özellikle DVT açısından anlamlı olan Faktör V Leiden ve Protrombin G20210A' ya ait mutasyonlar ön planda incelenmiştir.Bulgular:İncelenen 83 olgunun elli ikisi (%62,7) kadın, otuz biri (%37,3) erkek olup ortalama yaş 43,7±17,7 olarak saptanmıştır. Hepsi Derin Ven Trombozu (DVT) tanısı almış hastalardan oluşmaktadır. Hastaların %27,7 sinde (23 hasta) Faktör V Leiden mutasyonu saptanmış olup bu oran normal toplum verileri ile karşılaştırıldığında (%2-12) [1-3] oldukça anlamlıdır. Protrombin 20210GA hastaların %14,5'inde (12 hasta) saptanmıştır. Beyaz ırkta bu mutasyon prevalansı %1,8-4 olarak bildirilmiştir [2-5]. [6].Sonuç:Faktör V Leiden ve protrombin G20210A, derin ven trombozu ile ilişkisi en sık saptanmış ve çalışılmış gen mutasyonlarıdır. Bu çalışmada da istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artmış risk DVT ile başvuran olgularda gösterilmiştir. Bu mutasyonlara sahip kişilerin özellikle obezite ve tütün kullanımı ile karşımıza çıkan DVT olgularına dönüşme riskleri artmıştır. Genetik miras modifiye edilemeyeceği için yaşam tarzı değişikliği ve yerinde yapılan Venöz tromboemboli (VTE) proflaksisi ile bu hastaların korunabilmesi mümkün olabilir.
Özet (Çeviri)
Deep venous thrombosis (DVT) is an important entity yielding significant morbidity and mortality in Turkey as in the rest of the world. There are some defined risk factors which actually can be managed; on the other hand patients? genetic background cannot be changed. However, known identified genetic risk factors account for <30% of idiopathic (without any environmental origin) DVT cases. Moreover, only one-third of patients with a positive family history of DVT carry known thrombophilic genetic variants, and family history for DVT remains an important risk factor.The aim of this study was to investigate the frequency of genetic mutations indicated in cardiovascular genetic panel especially Factor V Leiden (FVL) and Prothrombin (PT) G20210A mutations in a retrospective way in adult patients with DVT. Between January 2008 and March 2010, 83 patients with documented venous thrombosis were investigated in our centre for the presence of FVL, PT G20210A Factor V H1299R (R2), Factor XIII V34L, B-Fibrinogen-455 G-A, PAI-1 4G-5G, GPIIIa L33P, MTHFR C677T, MTHFR A1298C, ACE, ApoB R3500Q, ApoE (E2, E3, E4) mutations.FVL mutation was present in 23 (27,7%) patients. FVL was found significantly higher than the normal population rates which is between 2 to 12% [1-3]. PT G20210A mutation was found in 12 (14,5%). It is also significantly high when compared to the normal population rates which is 1,8% [2-5]. [6].The duration of anticoagulant therapy beyond the recommended time period (3 to 12 months) in carriers of either polymorphism (PT G20210A and FVL) remains an individual decision to be made for each patient and depends on a variety of elements, including co-morbidities and patient preference, indeed, it is reasonable to assume that we can possibly protect those patients with longer prophylaxis schedules.
Benzer Tezler
- Herediter trombofili zemininde gelişen tromboz vakalarının klinik değerlendirilmesi
Clinical evaluation of case of thrombosis developed on the ground of herediter thrombophia
ÜNAL KARACA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
HematolojiHacettepe Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SALİH AKSU
- Behçet hastalığındaki epidemiyolojik ve klinik bulguların hastalığın seyrine ve prognozuna olan etkileri
The effects of epidemiological and clinical findings on the course and prognosis of the Behcet's disease
BERİL GÜLÜŞ DEMİREL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
DermatolojiErciyes ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT BORLU
- Behçet Hastalığı'nda MEFV genindeki mutasyonların sıklığı ve klinik bulgularla ilişkisi
The frequency of MEFV gene mutations and assosiation between clinical symptoms in Behçet's Disease
AYTEN YAZICI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
RomatolojiKocaeli Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞE ÇEFLE
- Türkiye'de aile planlaması çalışmalarında erkeklerin önemi, hastane personeli ile fabrika işçilerinin doğum kontrol yöntemlerine karşı tutum ve davranranışlarında farklılığın araştırılması
Başlık çevirisi yok
KAMİL MALKOÇLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Demografiİstanbul ÜniversitesiAile Sağlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DERİN KÖSEBAY
- Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri
Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”
FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL