Geri Dön

Sadakat şiir kitabı örneğinde Halime Hüdayberdiyeva'nın şiirleri üzerine bir inceleme

A study on Halime Hudayberdiyeva's poems in the example of“Sadakat”poetry text

  1. Tez No: 290062
  2. Yazar: FATİH ÖZTÜRK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HİKMET KORAŞ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Türk Dili ve Edebiyatı, Turkish Language and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Halime Hüdayberdiyeva, Çarlık Rusyası, Sovyet Rusyası, bağımsızlık, nazım birimi, Özbek edebiyatı, Özbek şivesi, Özbekistan, Özbekçe, Halima Hudayberdiyeva, Tsarist Russia, Soviet Russia, independence, stanza, Uzbek literature, Uzbek accent, Uzbekistan, Uzbek language
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Niğde Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

XIX. yüzyılın ortalarından itibaren Çarlık Rusyası tarafından işgal edilmeye başlanan Türkistan, kendisine eşitlik ve geleceklerini bizzat tayin etme hakkı vaat eden Komünist rejimin de gerçek yüzünü göstermesi, bütün Türk dünyasının üzerine karabasan gibi çökmesi sonucunda büyük acıların yaşandığı topraklar haline gelmiştir. Çarlık Rusyası'nın Türkler için uyguladığı politikaları harfiyen devam ettiren Sovyet Rusyası, daha ileri giderek, hâkim olduğu coğrafyanın aslî unsuru olan Türklere kendi değerleri ile yaşama hakkını vermez, onları kendisinin kabul ettiği Rus kültür değerleri içerisinde eritme ve yok etme politikasını uygular.İçtimaî hayata müdahale eden Komünist rejim, sanatçıları da Komünizmin standart kalıpları içerisinde sindirmeyi amaçlar. Komünist rejim, sanatçıların belirlenen sınırlar dışına çıkmalarını yasaklar. Sanatı, rejimin propagandası, sanatçıyı da methiyecisi yapar. Bu durum azalarak 1990'lı yıllara kadar devam eder.Yukarıda sayılan ortam içerisinde bağımsızlığı ve onun güzelliğini unutturmamayı kendisine şiar edinen Halime Hüdayberdiyeva şiirini bu yolda bir araç olarak kullanır. Hemen hemen bütün şiirlerinde bağımsızlığı ve özgürlüğü çağrıştıran sembollere rastlamak mümkündür.Hüdayberdiyeva şiirlerini genellikle dörtlüklerle oluşturur. İlk yazdığı şiirlerde batılı formlara daha çok rastlanır. Kendisinden öğrendiğimiz kadarıyla Hamzatov'u taklit ederek sekizlikleri yazmayı öğrenir. Şaire, kısaca beyit, dörtlük, sekizlik ve mısra sayıları elli ikiyi bulan tek bir bent halinde yazılmış şiirlerin de bulunduğu geniş bir nazım birimi yelpazesi içinde şiirlerini yazar.Hüdayberdiyeva, bir eş ve anne olarak, içinde bulunduğu bayanlar topluluğunun ne hissettiğini, eşlerin ve yetim çocukların durumunu en iyi anlatan şairlerden biridir. Dönemin sosyolojik ve psikolojik ayrıntılarını şiirlerinin mısralarında bulmak mümkündür.

Özet (Çeviri)

Türkistan, since the middle of the XIX. century are being occupied by Tsarist Russia. After the true face of the Communist regime -which is at the beginning promising Türkistan the right to equality and to determine their future themselves- the land has become a nightmare. Soviet Russia carried on the mission of assimilation which is inherited from Tsarist era. As a result of this policy, Russian government give no right for Turkish people to live their own cultural values and they tried to melt them in Russian cultural values.With the strict interventions in the social life, Communist regime tried to transfrom the artists to their standard patterns and forbids them in any kind of expressions which could possibly beyond of regimes limit and consequently art became regime's propaganda, artists became the flatterers. In the athmosphere mentioned above Halime Hüdayberdiyeva nominated herself as a reminder of liberty and uses poetry as a tool in this way. Almost all of her poems includes evoking symbols about the independence and freedom.Hüdayberdiyeva usually creates her poems with quartets. At the early eras she has influenced from the western poetry and thus typical western forms could be seen at her first poems. As far as we have learned from her, she imitated Rasul Hamzatov (1923-2003), and learnt to write octaves from him. Briefly she has written couplets, quatrains, octaves, and long stanzas which could be even fifty two verse.Being as a wife and mother Hüdayberdiyeva, described the women and their feelings very well she also described the situation of orphan childs. It is very possible to find sociological and psychological details of the period at her verses.

Benzer Tezler

  1. Ankara il merkezinde yaşayan kadınlarda bulunan geleneksel gümüş takılar üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    TEVHİDE ÖZBAĞI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    El SanatlarıGazi Üniversitesi

    El Sanatları Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİRDEVS KAYA

  2. Das Lyrische ich in der Zeit. Eine Betrachtung über Homannsthal Rilke und Georges position interhalb des“fin de siecle”

    Başlık çevirisi yok

    İSMAİL İŞÇEN

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1990

    Alman Dili ve Edebiyatıİstanbul Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YÜKSEL ÖZOĞUZ

  3. Siyaset sosyolojisi açısından“fark”ve“cem”kavramları

    Başlık çevirisi yok

    KADRİ SÜREYYA ÖZDENER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Sosyolojiİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. AMİRAN KURTKAN BİLGİSEVEN

  4. Recurrent themes, motifs and patterns in Shakespeare's romances

    Shakespeare'in romanslarında yinelenen izlek, örge ve örüntüler

    FİSUN ELÇİ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1992

    İngiliz Dili ve EdebiyatıAnkara Üniversitesi

    Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞEGÜL YÜKSEL

  5. Japon kalkınmasında geleneksel değerlerin ve müesseselerin rolü

    Başlık çevirisi yok

    ENVER ALPER GÜVEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    EkonomiAtatürk Üniversitesi

    PROF.DR. İ. EROL KOZAK