Diyabetik nefropati tanısında mikroalbüminüri tek seçenek mi?
Microalbuminuria; is the only option in the early diagnosis of diabetic nephropathy?
- Tez No: 293487
- Danışmanlar: PROF. DR. SERDAR ÖZTEZCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Diabetes mellitus, Diabetik nefropatiler, Mikroalbüminüri, Teşhis, Teşhis teknikleri-ürolojik, Diabetes mellitus, Diabetic nephropathies, Microalbuminuria, Diagnosis, Diagnostic techniques-urological
- Yıl: 2011
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Yeditepe Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Diabetik nefropati diyabetin en sık görülen mikrovaskuler komplikasyonlarından biridir ve son dönem böbrek yetmezliğine yol açan nedenlerin başında gelmektedir. Diyabetin sıklığında son 10 yılda görülen hızlı artış, diyaliz tedavisine ve böbrek transplantasyonuna ihtiyaç duyan hastaların sayısının da her geçen gün artacağını göstermektedir. Bu nedenle diyabetik nefropatinin gelişiminin mümkün olan en erken dönemde tanınması ve gerekli tedavilerle hastalığın önlenmesi ya da en azından gelişiminin yavaşlatılması son derece önemlidir. Erken dönem diyabetik nefropati tanısı için bugün elimizdeki en geçerli parametre, bir glomeruler hasar göstergesi olan mikroalbüminüri oldukça düşük prediktif değere sahiptir.Son yıllarda diabetik nefropati gelişimde tubuler hasarın da en az glomeruler hasar kadar hatta ondan önce ve daha etkili olduğuna dair çalışmalar vardır. Neutrophil Gelatinase-associated Lipocalin (NGAL) ve Kidney Injury Molecule-1 (KIM-1) adlı iki proteinin hasarlı tübüllerde arttığı gösterilmiştir. NGAL ve KIM-1'in kardiopulmoner bypass sonrası gelişen akut böbrek hasarınının tespitinde serum kreatinininden daha erken dönemde yükselmeleri bu proteinlere olan ilgiyi arttırmış ve diyabet nefropati gibi kronik bir süreçte böbrek hasarını albuminden daha erken ve spesifik olarak gösterip gösteremeyeceği farklı tip ve yaş guruplarını içeren sınırlı sayıda çalışmada incelenmiştir.Biz de bu konuyu daha fazla araştırmak amacıyla normoalbuminürik ve mikroalbuminürik diabetlilerle sağlıklı kontrollerin idrarlarında NGAL ve KIM-1 düzeylerini inceledik. Öncelikle mikroalbuminüriden daha önceki dönemde bir artış olup olmadığını belirlemek için normoalbuminurik grubumuzu daha fazla sayıda kişiden oluşturduk. KIM-1'i mikroalbuminüri grubunda kontrol grubundan anlamlı olarak yüksek bulmamıza rağmen (p<0.05), ilginç olarak NGAL'ı kontrol grubunda normoalbuminüri ve mikroalbuminüri grubundan daha yüksek bulduk. Bu fark kontrol ve mikroalbuminüri grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.05). NGAL' deki bu sonuçlarımızı diğer çalışmalarla kıyasladığımzda, normoalbumin grubundan mikroalbumin grubuna doğru anlamlı artışlar bulan çalışmaların daha uzun süreli ve ileri düzey diabetiklerle çalıştıklarını gördük. Sonuç olarak özellikle kısa süreli ve nispeten ılımlı düzeyde diyabeti olan hastalarda KIM-1'in erken nefropati göstergesi olarak daha umut verici bir parametre olduğu, NGAL'in ise daha ileri ve uzun süredir diyabetik olan hastalarda daha yararlı olabileceği düşünülebilir. Ayrıca bizim çalışmamızda ilgi çekiçi olarak kadınlarda NGAL'in erkeklere oranla oldukça yüksek bulunması bu tip çalışmalarda dikkate alınması gereken bir konudur.
Özet (Çeviri)
Diabetic Nephropathy (DN) is one of the most important complications of Diabetes Mellitus and the most common cause of end stage renal disease. The acceleration of the incedance of the diabetes mellitus in the last decade indicates that the requirement for renal replacement therapy will increase. Therefore early detection of the kidney damage is of great importance to prevent the disease, at least to slow down the development. Due to type 2 diabetes can advance silent, at the time of the diagnosis there can be a diabetic nephropathy for a long time. Also microalbuminuria which is used in the diagnosis of incipient DN has a low predictive value in the diagnosis of early diabetic nephropathy.While most attention has focused on glomerular changes , it is now increasingly recognized that tubules play an important role in the pathogenesis of diabetic nephropathy. In many studies, it is shown that proteins also determined tubular markers called neutrophil gelatinase-associated lipocalin (NGAL) and Kidney Injury Molecule-1 (KIM-1) are good markers for earlier detection of acute renal injury after cardiopulmonery surgery, transplantation and toxic renal injury much earlier than serum creatinin distinction. The importance of these proteins in chronic diseases are investigated in a limited research.We investigated the prevalence of these tubular markers and also their relationship with renal indices at different stages of diabetic nephropathy. We analysed urine NGAL and KIM-1 concentrations. We have normoalbuminuric (n=31), microalbuminuric (n=18) and control group (n=22). We take the number of normoalbuminuric patients more than other groups to determine whether an increase in the earlier stages of DN. There was a difference in KIM-1 between microalbuminuric and control group (p<0.05), KIM-1 was higher in microalbuminuric group. Interestingly we found NGAL concentrations higher in control group than in microalbuminuric group (p<0.05). In conclusion urinary KIM-1 can be a promising early marker for diabetic nephropathy in short term diabetes but for NGAL we may predict that it can be used as a diagnostic predictor for incipient DN in advance stages of diabetes that kidneys are exposed to hyperglycemia for a long time.
Benzer Tezler
- Tip 2 diyabet hastalarında retinopatinin erken evre tanısında optik koherenz tomografi -anjiografi (OCT-A) kullanımı ve diyabetin kronik komplikasyonları ile ilişkisi
Application of optical coherence tomography angiography (OCT-A) for early detection of retinopathy in Type 2 diabetes and its association with chronic diabetic complications
AHMET FATİH KÖSE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. COŞKUN MERİÇ
- Kalp yetersizliği tanısı olmayan tip 2 diyabet mellitus tanılı hastalarda NT- proBNP ve mıkroalbüminürı düzeylerini kardıyak yetersızliği tanısını öngörme açısından değerlendirilmesi; tek merkez deneyimi
Evaluation ofNT -proBNP and microalbuminuria levels in patients with type 2 diabetes mellitus without a diagnosis of heart failure in terms of predicting the diagnosis of cardiac failure; single center experience
MİRAC TUĞBA CAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEYDAHMET AKIN
- Esnek insülin tedavisi alan tip 1A diyabetes mellituslu çocuk ve adolesanlarda 2 yıllık izlem sonuçları: Kalite göstergeçlerinin belirlenmesi
Flexible insulin therapy of children and adolescents with type 1A diabetes after 2 years follow-up: Determining quality indicators
PELİN ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MERİH BERBEROĞLU
- SGLT-2 inhibitörü kullanan ve kullanmayan diyabetik nefropatili hastalarda idrar ctgf düzeyinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
MUAMMER SARIKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET TANRISEV
- Diyabete bağlı böbrek yetmezliğinin erken evrelerinde laminin düzeyinin incelenmesi
Investigation of laminin levels in the early stages of diabetes-associated renal failure
BETÜL KÖSTEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YÜCEL ARMAN