Özel öğrenme bozukluğu, özel öğrenme bozukluğu dikkat eksikliği hiperaktivite tanısı almış çocuklarda depresyon ve kaygı düzeylerinin nörogelişimsel, eğitsel, kültürel ve sosyal özellikleri temelinde araştırması
Research of depression and anxiety levels on neurodevelopmental, pedagogical, cultural and social traits basis in children who are diagnosed with specific learning disorder, specific learning disorder and attention deficit, hyperactivity
- Tez No: 296674
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SENNUR ZAİMOĞLU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Psikoloji, Psychology
- Anahtar Kelimeler: Depresyon, Dikkat, Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri, Engelli kişiler, Eğitsel bilgi, Eğitsel değerler, Hiperaktivite bozukluğu, Kaygı düzeyi, Nöroloji, Okuma düzeyi, Sosyokültürel özellikler, Çocuklar, Özel eğitim, Özel öğrenme bozukluğu, Öğrenme bozuklukları, Öğrenme güçlüğü, Specific Learning Disorder, Attention Deficit Hyperactivity, Depression, Anxiety, Beck Depression Inventory, Permanent Situation Anxiety Inventory, Attention, Situational Incessant Worry Inventory, Disabled persons, Educational knowledge, Educational values, Hyperactivity disorder, Anxiety level, Neurology, Reading level, Socio-cultural characteristies, Children, Special education, Special learning disorder, Learning disorders, Learning difficulty
- Yıl: 2011
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Maltepe Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmada özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) tanısı almış çocuklar ve özel öğrenme güçlüğü dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ikincil tanısı olan çocukların; okuma düzeyleri, depresyon ve kaygı düzeylerinin tanı değişkenine göre, farklılık gösterip göstermediğini incelemek amaçlanmıştır. Çalışma, 66 özel öğrenme güçlüğü tanısı almış öğrenci üzerinde yapılmıştır. Örneklem grubunu oluşturan öğrencilerin 49'u (%74,2) erkek, 17'si (%25,8) kızdır. Katılımcıların en büyüğü 15, en küçüğü 7 yaşındadır. Araştırmaya katılan öğrencilerin 9'u (%13,6'sı) özel öğrenme bozukluğu tanısı almışken, 57'si (%86,4'ü) özel öğrenme bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı almıştır. Araştırmaya katılan öğrencilere Çocuklar için Depresyon Envanteri, Durumluk, Sürekli Kaygı Envanteri ölçekleri uygulanmıştır. Yapılan değerlendirmeye göre klinik depresyon tanısı alan ve almayan çocuklar ele aldığımız değişkenler temelinde karşılaştırılmıştır. Araştırmada Pearson korelasyon analizi yapılarak, t-Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Mann Whitney U Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Chi-square analizi kullanılmıştır. Kİ Kare ve t-testi kullanılarak yapılan analizlerde depresif belirtileri, klinik tanı alacak durumda olan çocukların, gelişimsel dil becerilerinin ve genel zekâ bölümünün genel bilgi, yargılama, şifre alt testlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde düşük bir performans gösterdiği izlenmiştir. Ayrıca yine depresyon grubundaki çocukların diğer gruba göre spor etkinliklere daha az katıldığı izlenmiştir. Anne ve bananın öğretim yılının çocukların toplam zeka düzeyleri üzerinde önemli etkisi olduğu görülmektedir.Gelişimsel dil gelişimin öğrencinin okuma hızında etkili olduğu görülmektedir. Sonuç olarak Özel Öğrenme Bozukluğuna eşlik eden depresyon; gelişimsel, bilişsel ve sosyal değişkenlerle ilişkilidir. Eğitimsel terapi sürecinde duygu durum profilinin değerlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Özel Öğrenme Bozukluğu olan çocuklarda, diğer meslek grupları ile ortak hedefe yönelik çalışma gerektiği düşünülmektedir. Okul öncesi dönemde erken eğitim programlarının oluşturması gerektiği düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler; Özel Öğrenme Bozukluğu, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Depresyon, Kaygı, Beck Depresyon Envanteri, Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri
Özet (Çeviri)
This paper is intended for examining whether or not reading level, depression anxiety levels of the children who are diagnosed with specific learning difficulty as well as those children who are with second diagnosis of attention deficit and hyperactivity disorder depending on variables of the diagnosis. The study was performed on 66 students with specific learning difficulty diagnosis. Of the students comprising sample group, 49 (74,2%) are males and 17 (25,8%) are females. The oldest of the participants is 15 and youngest is 6 years old. Of the students who participated in the research, 9 (13,6%) have been diagnosed with specific learning disorder, 57 (86,4%) have been diagnosed with specific learning disorder, attention deficit and hyperactivity. Beck Depression Inventory, Permanent Situation Anxiety Inventory were administered to the students participating in the research. Those children with and without clinical depression diagnosis were compared by the variables we discussed according to the assessments we performed. In this research, Pearson correlation analysis was performed and t-Test, Kruskal Wallis-H test, Mann Whitney U Test and Analysis of Variance (ANOVA), Chi-Square analyses were administered. In the analyses which were performed by using Chi-square and t-Test, it was observed that those children whose depressive symptoms are such that they are clinically diagnosed, underperformed in general knowledge, judgment, coding subtests of developmental linguistic skills and general intelligence sections with statistical significance. Moreover it's further observed that the kids in the depression group attend the sportive activities less than the other group. As a result depression accompanying the specific learning disorder are related to developmental, cognitive and social variables. It's emphasized that evaluation of mood profile is very important in the process of educational therapy. It's considered necessary to administer treatment on the children with specific learning disorder jointly with other groups of professions towards a common goal.
Benzer Tezler
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocukların anneleri ile ilişkilerini algılamaları ile annenin çocuğu kabüllenme ve reddetme davranışlarına ait algılamaları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Attention deficit-hyperactivity disorder children`s relation with their mothers and the relation between mothers acception and to examime related variations
JÜLİDE ÖZDİKER BECERİK
Yüksek Lisans
Türkçe
2002
PsikolojiMarmara ÜniversitesiEğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURDER ERTURAN
- Doğrudan davranışsal danışmanlığın birlikte eğitim ortamına yerleştirilmiş yetersizliği olan öğrencilerin problem davranışlarını azaltmadaki etkililiği
The effectiveness of the direct behavioral consultation on the problem behaviors of the handicapped students who were placed into regular school settings
ERSİN UFUK TİMUÇİN
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun alt tiplerine ait bilişsel örüntüler
Cognitive patterns relating to subtypes of attention deficit hyperactivity disorder
EMEL ERDOĞAN BAKAR
- Bir üniversite hastanesi çocuk ve ergen ruh sağlığı hastalıkları polikliniğine dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu bulguları ile başvuran çocuk ve ergenlerde sosyodemografik özellikler ve psikiyatrik eş tanılar
Sociodemographic characteristics and psychiatric comorbidities of children and adolescents with attention deficit and hyperactivity disorder symptoms who applied child and adolescent psychiatry department polyclinics of a university hospital
HAKAN CENGİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
PsikiyatriTrakya ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. IŞIK GÖRKER
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı alan çocuk ve ergenlerde cinsiyetlere göre semptom farklılıkları
The gender-related differences of symptoms in children and adolescents diagnosed with attention deficit hyperactivity disorder
MELTEM SEZER
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
PsikolojiÜsküdar ÜniversitesiKlinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ALPER EVRENSEL