Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen preterm bebeklerde fitalat birikiminin araştırılması
Investigation of phthalate increase in preterm infants in the newborn intensive care unit
- Tez No: 301300
- Danışmanlar: PROF. DR. E. ZEYNEP İNCE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Bebek-prematür, Fitalat, PVC, Plastikleştiriciler, Yoğun bakım üniteleri-neonatal, Infant-premature, Phthalate, PVC, Plasifiant, Intensive care units-neonatal
- Yıl: 2011
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Neonatoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen preterm bebeklerin idrar örneklerinde fitalat metabolitlerine bakarak temas oranının belirlemek.Gereç ve yöntem: Yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılarak en az bir invazif girişim yapılmış 32 gestasyon haftasından küçük ve/veya 1500 gramın altında doğmuş olan 36 preterm bebek çalışmamıza dahil edildi. Hastalardan üniteye yatıştan sonraki ilk 72 saat içinde ve serviste yattıkları sürece taburcu olana dek 2 haftada bir (2 hafta ± 2 gün) idrar toplandı. Bu örneklerde fitalat metabolitlerine bakıldı.Bulgular: Çalışmamızda 151 idrar örneği toplanmış olan 36 olgunun 15'i (%41.7) kız iken ortalama gestasyon süreleri 28.9±1.5 hafta, ortalama doğum ağırlıkları 1024±262 gramdı. Hastalara kullanılmış olan malzemelerin içerdiği fitalat miktarları ölçüldü. Nazal kanül, entübasyon tüpü ve nazogastrik sonda en yüksek miktarda DEHP içeren malzemelerdi. İdrar örneklerinde DEHP, MEHP, MEOHP ve MEHHP bakıldı. MEHHP, en sık saptanan fitalat metabolitiydi. MEHHP ve MEOHP'nin DEHP ve MEHP'ye göre idrarda belirgin olarak yüksek miktarlarda atıldığı görüldü. Fitalatların korelasyonuna bakıldığında MEOHP ile MEHHP arasında kuvvetli derecede pozitif yönde korelasyon saptandı. Bu nedenle MEHHP fitalatlarla teması göstermede en uygun biyobelirteç olarak kabul edildi. Haftalara göre MEHHP değerlerine bakıldığında girişimlerin yoğun yapıldığı ilk 4 hafta artarak ardından azaldığı görüldü. İzlem süresinde hiçbir zaman tamamen kaybolmaması maruziyetin devamlılığını gösterdi. Hastaları girişim yoğunluğuna göre gruplara ayırdığımızda fitalat değerleri açısından anlamlı fark yokken tüm gruplarda yoğun girişim yapılan ilk 4 hafta fitalat değerlerinde artış saptandı. Hastaları süreye bağlı maruziyet devamlılığını gösterebilmek için ilk 2 haftalık dönemden sonra girişim ihtiyacı olmayanlar (Grup 1) ve olanlar (Grup 2) olarak 2 gruba ayırdığımızda istatistiksel anlamlılık olmasa da Grup 1'de 2. haftadan sonra fitalat değerlerinde azalma görülürken Grup 2'de yüksek değerlerde devam etti. Doğum tartılarına göre <1000 g olan hastalar (Grup 1) ve ?1000 g olan hastalar (Grup 2) olarak 2 gruba ayırdığımızda Grup 1'deki hastaların ilk örnekteki MEHHP değerleri Grup 2'ye göre anlamlı derecede yüksekti. Ayrıca istatistiksel olarak anlamlı bulunmasa bile MEHHP seviyeleri girişimlerin yoğun olarak devam ettiği 2. ve 4. haftalarda da her iki grupta yüksek devam etti. Ardından 6. hafta örneklerinde ise MEHHP değerleri 1000 gram ve üzerindeki grupta, 1000 gramın altındaki gruba göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu.Sonuçlar: Normalde insan vücudunda olmaması gereken dietil hekzil fitalat ve metabolitleri olgularımızın idrar örneklerinde saptandı. Bu metabolitlerinden özellikle monoetil hidroksihekzil fitalatın (MEHHP) idrarda belirgin olarak arttığı izlendi. Bu metabolitin hastalar ünitede izlendikleri süre boyunca yüksek düzeylerde idrarda atıldığı saptandı. En yüksek seviyelere özellikle invazif girişimlerin en fazla olduğu ilk 4 haftada ulaşırken, ardından azalma görülse de hiçbir zaman tamamen kaybolmayarak maruziyetin devamlılığını gösterdi. Girişimlerin yoğun olduğu ilk haftalarda daha küçük bebeklerdeki fitalat artışının daha fazla olduğu görüldü. Fitalatlara maruz kalma riski çok yüksek olan yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen preterm bebeklerde fitalat içermeyen ürünlerin kullanılması etkilenmelerini azaltabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: To obtain the phthalate exposure level of preterm infants in newborn intensive care unit by measuring the urinary metabolites.Material and method: A total of 36 preterm infants who were born less than 32 weeks and/or 1500 g and received at least one invasive procedure were enrolled. Urine samples were collected in the first 3 days of admission and in every 2 weeks (2 weeks±2 days) until discharged. Four phthalate metabolites were measured in these urine samples.Results: A total of 151 urine samples were collected from 36 preterm infants (15 female (41.7%); average gestational age±standart deviation [SD]: 28.9±1.5 weeks; average birth weight ± SD: 1024±262 g). Phthalate contents of medical devices were estimated. The highest levels of DEHP were detected in the nasal cannula, intubation tube and nasogastric tube. Diethyl hexyl phthalate, MEHP, MEOHP, and MEHHP were analyzed in urine samples. Monoethyl hydroxyhexyl phthalate was the most frequently detected metabolite. Excretion levels of MEOHP and MEHHP in the urine were higher than DEHP and MEHP. Levels of MEOHP and MEHHP were significantly correlated with each other. So, MEHHP was the most suitable biomarkers for the detection of phthalate exposure. Urinary MEHHP levels increased in the first 4 weeks when preterm infants frequently receieved the intensive therapeutic interventions. After 4 weeks, levels of MEHHP decreased in urine but did not disappear. This result signified the continuity of exposure. We groupped our patients into 4 groups according to intensity of interventions. There was no significant difference between groups but levels of phthalates were increased in all 4 groups. To detect the relationship between the intervention time and continuity of exposure, we groupped our patients into 2 groups as who did not need intervention after 2 weeks of admission (Group 1) and who need intervention (Group 2). Although there was no significant difference between groups, MEHHP levels were decreased in group 1 after 2 weeks, but continued to stay elevated in group 2. We also groupped our patients with their birth weights into 2 group as <1000 g (Group 1) and ?1000 g (Group 2). Levels of MEHHP in the first urinary samples were significantly higher in group 1. Although there was no statistically difference, levels of MEHHP continued to increase in next 2 urine samples (2nd and 4th week samples) in both group which therapeutic interventions were frequently received. And in the 6th week samples, urinary MEHHP levels were significantly higher in group 2.Conclusion: We detected DEHP and its metabolites, which normally are not found in human body, in our patients urine samples. Monoethyl hydroxyhexyl phthalate and MEOHP which are oxidized metabolites of DEHP, were the most frequently detected metabolites in urine samples. High urinary excretion of these metabolites were detected thorough follow up period. The highest levels were seen in the first 4 weeks when the therapeutic interventions were most frequently received. After 4 weeks, levels of phthalates decreased but never disappeared which signified the continuity of exposure. The increase of phthalate were higher in the first weeks of intensive intervention in the patients with lower birth weight. The effects of phthalates in preterm infants could be decreased with the use of phthalate free medical devices in the newborn intensive care units.
Benzer Tezler
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen geç preterm bebeklerde gözlenen morbiditelerin retrospektif değerlendirilmesi
A retrospective analysis of morbidity patterns in late preterm infants hospitalized in the neonatal intensive care unit
SERAP ECE ORHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİDEM ARMAN
- Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde izlenen ve intravenöz sıvı tedavisi uygulanan preterm yenidoğan bebeklerde kullanılan farklı sodyum derişimlerinin klinik ve laboratuvar değişkenlere etkilerinin değerlendirilmesi, hiponatremi ve hipernatremi sıklığı
Evaluation of the effects on clinical and laboratory variables, hyponatremia and hypernatremia frequency of different sodium consentrations used in preterm newborn infants who were followed and treated with intravenous fluid therapy in Newborn Intensive Care Unit
MELEK NUR ŞAHBAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET ÖZDEMİR
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen geç preterm bebeklerin maternal risk faktörlerine bağlı morbiditelerinin değerlendirilmesi
The effects of maternal risk factors on the morbidity of late preterm infants in the neonatal intensive care unit
EMRAH ÇIĞRI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBaşkent ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞE NUR ECEVİT
- Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 2014 - 2019 yılları arasında doğan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen geç preterm bebeklerdeki morbidite, mortalite ve ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi
Başlık çevirisi yok
OĞUZHAN BAŞERDEM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURAY DUMAN
- 2014-2020 yıllarında yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatan bebeklerin ilk 2 yılda postnatal büyümelerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
UĞUR UMUT TANYERİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET YALAZ