Geri Dön

Sezaryenlerde spinal anestezi uygulamasında ropivakainin farklı dozlarının karşılaştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 307912
  2. Yazar: REZZAN YAĞMUR
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. NURTEN KAYACAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışmamızı elektif sezeryan Girişimi planlanan, 16-45 yaş arası, 36-42.gebelik haftasında olan ve ASA- I ve ASA-II sınıfında yer alan toplam 60 olguda gerçekleştirdik. Biz çalışmamızda sezaryen operasyonlarında yeni lokal anestezik ajanlardan ropivakainin farklı dozlarını spinal anestezi yoluyla uygulayarak annenin hemodinamisine, sensoriyal ve motor blok düzeylerine, yenidoğan üzerine olan etkilerine ve postoperatif ilk analjezik gereksinimi üzerine etkilerini araştırdık. I.gruptaki olgulara (n=20) ropivakain 15 mg, II. gruptaki olgulara (n=20) ropivakain 20 mg, III.gruptaki olgulara (n=20) ropivakain 25 mgi her üç grup da eşit volümde olacak şekilde 3 ml serum fizyolojik içinde uyguladık. Elde ettiğimiz verileri değerlendirdiğimizde, çalışmamızda farklı doz ropivakain uygulamalarından sonra SAB?da gözlenen değişikliklerin gruplar arasında benzer olduğu gözlendi (p>0.05). Ropivakain 15 mg ve 20 mg dozları uygulandığında kan basıncı değerlerinde önce düşüş, sonra yükselme görülmesi istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05), ropivakain 25 mg verilen olgularda da kan basıncında önce düşüş sonra yükselme görüldü fakat bu değişiklikler istatistiksel olarak anlamlı değildi. Ropivakain 25 mg uyguladığımız grupta hipotansiyon nedeniyle efedrin gereksinimi grup I ve II ye oranla daha fazla oldu, bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Hipotansiyon açısından değerlendirildiğinde grup I ve II hemodinamik açıdan daha stabil bulundu. Kalp hızı değerlerindeki bulgular her üç grupta da önce yükselme ve sonrasında düşüş olarak görüldü. Ropivakain 20 mg ve 25 mg dozlarında kalp atım hızında değişiklik gözlenmezken, ropivakain 15 mg uygulanan olgularda kalp atim hızının labil olduğu, ilk dakikalarda yükselme sonra ise düşme olduğu gözlendi, istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Sensoriyal ve motor blok başlangıç süreleri ve maksimum sensoriyal (dermatom T4) ve maksimum motor blok seviyesine (bromaj : 3) ulaşma süreleri her üç grupta da benzerdi, istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı (p>0.05). Sensoriyal blok süresi (2 segment gerilme süresi) açısından karşılaştırıldığında, sensoriyal blok süresi doza bağlı artış gösterdi. Grup IIIdeki artış Grup I ve Grup IIye göre istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Gruplar motor blok süresi (bromage II ye gerileme) açısından karşılaştırıldığında, artan doza bağlı motor blok süresinde uzama görüldü, istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı (p>0.05). Postoperatif donemde ilk analjezik gereksinimi süresi açısından değerlendirildiğinde grup II; ropivakain 20 mg dozda en uzun süre ve grup I; ropivakain 15 mg dozda en kısa süre olarak bulundu, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmedi (p>0.05). Solunum depresyonu hiç bir olguda gözlenmedi, olguların SpO2 değerlerinin karşılaştırılmasında anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05). Yenidoğan umblikal kan gazları (pH, PCO2, PO2, HCO3, SpO2), apgar skorları ve bebeğin ağırlığı, açısından değerlendirildiğinde her üç grup benzer olarak bulundu. Spinal anestezi komplikasyonları ve ilaç yan etkileri açısından değerlendirildiğinde, gruplar arası karşılaştırmada komplikasyonlar açısından farklılık gözlenmedi (p>0.05). Hiç bir olguda idrar retansiyonu ve nörolojik defisit gelişmedi. Sonuç olarak, spinal anestezi yöntemiyle ropivakain farklı dozları sezeryan operasyonlarında güvenle kullanılabilir. Hastaların hemodinamisi operasyon esnasında stabil seyretmektedir, derin olmayan minimal hipotansiyon ve bradikardi atakları gözlenmiştir .Ropivakainin her üç grupta da yenidoğan üzerine olumsuz etkisini görmedik. Ropivakain 20mg uygulanan olgularda sensoriyal blok etkisinin hızlı başlayıp uzun sürmesi etkin analjezi sağladı, motor blok etkisinin de geç başlayıp erken bitmesi hastaların erken mobilize olmalarını sağladı, ilk analjezik gereksiniminin daha uzun sürede olması açısından da diğer iki gruba göre daha avantajlı bulunmuştur. Sezaryenlerde ropivakainin farklı dozlarını karşılaştırdığımız bu çalışmamızda; her üç grupta da hızlı başlangıçlı ve yeterli bir anestezi düzeyi elde etmemize rağmen, 25 mg ropivakain grubunda hipotansiyon ve efedrin gereksiniminin daha fazla olması nedeni ile 15 mg veya 20 mg ropivakain dozlarının güvenle uygulanabileceği görüşündeyiz.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Sezaryenlerde spinal ve genel anestezinin QT intervalinin seyrine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of spinal and general anesthesia on the QT interval in cesarean sections

    ONUR ÇOBAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİNAN UZMAN

  2. Sezaryenlerde oturur ve yan pozisyonda uygulanan kombine spinal-epidural anestezinin karşılaştırılması

    The comparison of combined spinal-epidural anesthesia performed in either sitting or lateral positions in cesarean section

    ECE DUMANLAR TAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Anestezi ve ReanimasyonGazi Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. BERRİN GÜNAYDIN

  3. Sezaryende farklı iki oturur pozisyonda uygulanan spinal anestezinin blok seviyesi ve hipotansiyon üzerine etkisi

    The effect of spinal anesthesia on block level and hypotension in two different sitting positions in cesarean

    ÖMER FURKAN ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERSAGUN TUĞCUGİL

  4. Spinal anestezi ile sezaryen yapılacak gebelerde pasif bacak kaldırma uygulamasının hipotansiyonu önlemedeki etkinliği

    The efficiency of preventing hypotension by passive leg raise application in pregnant women planned for cesarean section under spinal anesthesia

    MEHMET EMİN İNCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Anestezi ve ReanimasyonGata

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ SIZLAN

  5. Sezaryenlerde farklı noradrenalin uygulama yöntemlerinin spinal anestezi sonrası hipotansiyona etkisi

    The effect of different noradrenaline administration methods on hypotension after spinal anesthesia in cesarean sections

    NURŞEN SEYHUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Anestezi ve Reanimasyonİnönü Üniversitesi

    Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURÇİN GÜLHAŞ