Geri Dön

Aort anevrizma ve diseksiyonlarında endovasküler tedavinin erken ve orta dönem sonuçları

Early and midterm results of endovascular treatment of aortic aneurysms and dissections

  1. Tez No: 311668
  2. Yazar: İBRAHİM ALP
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AHMET TURAN YILMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Aort, Aort anevrizmaları, Aort hastalıkları, Endovasküler tedavi, Stentler, Transplantlar, Aorta, Aortic aneurysm, Aortic diseases, Endovascular treatment, Stents, Transplants
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gata
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Aort anevrizma ve diseksiyonları, fatal seyreden ve tüm gelişmelere rağmen cerrahi tedavisi ciddi mortalite taşıyan patolojilerdir. Endovasküler aort tamiri, cerrahi açıdan yüksek riskli hastalar için alternatif bir tedavi yöntemi olarak son yıllarda artan sıklıkla tercih edilmektedir. Bu çalışmada, kliniğimizde 2008-2011 yılları arasında, yaş ortalamaları 67.9±13.1 olan 34 hastanın (E/K=33/1) farklı aort patolojilerine uygulanan endovasküler prosedürlerin erken ve orta dönem sonuçlarını değerlendirdik. Hastaların; 21'inde abdominal, 6'sında torakal, 2'sinde hem torakal hem abdominal aort anevrizması ve 4'ünde tip B (1'i akut), 1'inde akut tip A aort diseksiyonu vardı. Tedavide; 21'ine EVAR, 7'sine hibrid tekniklerle TEVAR, 4'üne TEVAR, 2'sine eş zamanlı TEVAR ve EVAR uygulandı. Hastalar; ortalama 14±9 (0-31) ay klinik olarak ve 1-6-12-24. aylarda BT ile takip edildi. EVAR vakalarının 1'inde (%2.9), endogreft trombozu nedeniyle açık tamire dönüşüm ve perioperatif mortalite oldu. Bunun dışında erken dönemde, ciddi morbidite ve mortalite görülmedi. Orta dönemde; TEVAR vakalarının 2'sinde (%5.9), anevrizma ilişkili komplikasyonlar (aortoözefageal fistül, n=1; rüptür, n=1) sebebiyle mortalite oluştu. Hastaların 3'ü ise diğer nedenlere bağlı (kolon kanseri, serebrovasküler olay, akut pankreatit) mortalite ile kaybedildi. Perioperatif 3 hastada (tip I endoleak, n=1; retrograd migrasyon, n=1; distal emboli, n=1) ve orta dönemde başka 3 hastada (greft bacak trombozu, n=1; aortoözefageal fistül, n=1; anevrizma rüptürü, n=1), sekonder girişim gerektiren komplikasyonla (n=6, %17.6) karşılaşıldı. 3 hastanın 6.ay BT'sinde kaybolan tip II endoleak (%8.8) ve yine 3 hastanın serum kreatininde geçici yükselme (%8.8) diğer komplikasyonlardı. Teknik başarı % 94.1 ve klinik başarı % 91.2 olarak saptandı. Aort anevrizma ve diseksiyonlarında, hibrid teknikler ve yeni jenerasyon stent-greftler ile gelecekte daha yaygın kullanılabilecek olan endovasküler yaklaşımın, uygun vakalar için düşük morbidite ve mortalite sonuçlarıyla etkin bir tedavi olduğunu düşünüyoruz.

Özet (Çeviri)

Aortic aneursyms and dissections are, fatal pathologies despite all the advancements in surgery. Endovascular aortic repair has been very commonly preferred in patients who have a high operative risk. Our study evalutates the short and midterm clinical outcomes of patients who have undergone endovascular treatment during the years 2008-2011. 21 abdominal, 6 thoracic, 2 thoracic/abdominal and 4 Type B (1 acute), 1 Type A diagnosis have received 21 EVAR, 7 hybrid TEVAR, 4 TEVAR, 2 simultaneous TEVAR+EVAR treatments. These 34 patients (m/f=33/1), with a age average of 67,9±13,1, in their clinical follow-ups with an average median of 14±9 (0-31) months, were monitorized by CT consecutively on the 1.,6.,12. and 24.months. Only one EVAR case (2,9%) had to be converted into an open repair because of an endograft thrombosis, and eventually lead to a perioperative mortality. Apart from this case, no serious morbidity or mortality has been experienced in the short term. In the midterm, anuerysm related complications (aortoesophageal fistula, n=1, and aneursym rupture, n=1) in 2 TEVAR cases (5,9%) have lead to mortality. 3 patients were lost due to other causes (colon cancer, cerebrovascular accident, acute pancreatitis). 3 patients in perioperative period (Type I endoleak n=1, Retrograde Migration n=1, distal embolization n=1) and 3 in mid term period (graft limb thrombosis n=1, aortoesophageal fistula n=1, aneursym rupture n=1) had complications (n= 6, 17,6%) that required a secondary intervention. These complications were; Type I endoleak, migration, graft limb thrombosis, distal embolization, aortoesophageal fistula, aneursym rupture). Other complications included Type II endoleak which disappeared in the 6th month in 3 patients (8,8%), and a temporary increase in creatinine in serum (8,8%) of another 3 patients. Technical success was evaluated as 94,1%, whereas the clinical success was 91,2%. We do believe that endovascular approach, which will be commonly used in future with the advent of new-generation stent-grafts and hybrid techniques, is an effective method treatment of aortic aneursyms and dissections that has low morbidity and mortality rates for properly selected cases.