Kronik obstrüktif akciğer hastalıklı olgularda pulmoner arteriyel hipertansiyonun tanısında sağ kalp kateteri, pulsed doppler ekokardiyografi ve diğer tanı yöntemleri
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 31245
- Danışmanlar: PROF. DR. GÜLSEREN KARABIYIKOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Akciğer hastalıkları-obstrüktif, Ekokardiyografi-doppler, Kardiyak kateterizasyon, Pulmoner kalp hastalığı, Solunum fonksiyon testleri, Lung diseases-obstructive, Echocardiography-doppler, Cardiac catheterization, Pulmonary heart disease, Respiratory function tests
- Yıl: 1993
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Kliniğimizde yatarak tedavi gören stabil durumdaki biri kadın 41 olgu incelendi. Sağ kalp kateterizasyonu ile ölçülen ort.PAB değerlerine göre olgular PAH'u olmayanlar ( Grup 1 = ort.PAB < 20 mmHg ) ve olanlar ( Grup 11 = ort.PAB > 20 mmHg ) olarak ayrıldı. Grup l'de 13 olgu, Grup ll'de 2S olgu vardı. Sag kalp kateterizasyonu, yatar pozisyonda, istirahatte, Grand jean yüzen kateter tekniği ile yapıldı. Tüm olguların sigara öyküsü, solunumsal semptomların süresi, htc, arteriyel kan gazları, SFT, PA AC gr., EKG ve pulsed Doppler ekokardiyograf ik parametreleri değerlendirildi. Sigara öyküsü ve solunumsal semptomların süresinin ort.PAB ile korelasyonu yoktu ve iki grup arasında da bu parametrelerde istatistiksel farklılık bulunmadı. Hematokrit değerleri iki grup arasında farklı bulunmasına karşın, ort.PAB ile korele bulunmadı. Arteriyel kan gazları analizinde s02 (r= -0.57), Pa02 (r= £.41) ve pH (r= -0.4S) ile ort.PAB arasında negatif, PaC02 ile ise pozitif korelasyon <r= 0.45) saptandı (p<0.01). Bütün parametreler, iki grup arasında da anlamlı derecede farklı idi. Solunum fonksiyon testlerinde VC ve FVC'nin absolü ve beklenenin yüzdesi olarak değerleri ile PEF'in absolü değerleri dışındaki bütün parametreler, ort.PAB ile negatif ilişkili bulundu. Lineer ilişkinin en fazla olduğu parametreler sırası ile FEF25-75% (r= -0.44), FEVİ (r=-0.42) ve MVV <r= -0.42) idi (p<0.01). Yine VC ve FVC ile PEF'in beklenenin yüzdesi dışındaki bütün parametreler iki grupda anlamlı olarak farklı bulundu. 52Elektrokardiyografide Grup l'de iki, Grup ll'de 13 olguda sag ventrikul hipertroflsi bulguları vardı. Grup ll'de en sık görülen kriter (yedi olguda) p pulmonale idi. Akciğer radyografisinde bütün parametreler her iki grup arasında istatistik olarak farklı bulundu. Başta transhiler genişlik olmak üzere HTO, SİPA ve KTO ile ort.PAB arasında pozitif korelasyon saptandı (sırası ile r = 0.67, 0.69, 0.61 ve 9,43, ' p<0.61). Transhiler genişliğin 11 cm, HTO'ın %35 ve SIPA'nın 17 mm üzerinde olmasının PAH tanısında duyarlılıkları ve özgüllükleri yüksek tespit edildi. Pulsed Doppler ekokardiyograf ide ort.PAB ile TPV (r= -0.66, p«0.001) ve TPV/SgVEP arasında negatif (r= -0.5S, p<0.O01); SgVPEP/TPV ile pozitif korelasyon <r= 0.51, p<0.001) saptandı. Yine bu parametreler iki grup arasında anlamlı olarak farklı bulundu. TPV'nin 100 msn altında olmasının ort.PAB için duyarlılığı (?082) ve özgüllüğü (?"92) yüksek bulundu. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı olgularında sigara içim süresi ve solunumsal semptomların süresi gibi anamnestik bilgilerin ve hematokrit değerinin PAH tanısında yararlı olmadığı görüldü. KOAH'lı olgularda rutin tetkikler olan, başta PA AC gr olmak üzere kan gazları ve SFT'nin pulmoner arteriyel hipertansiyon tanısında değerli olduğu görüldü, özellikle PA AC gr.nde transhiler genişlik, HTO ve SIPA, kan gazları analizinde s02, pH ve PaC02, SFT'nde FEF25-75?*, FEVİ ve MVV'nin PAH tanısında diğer parametrelere oranla daha faydalı olduğu sonucuna varıldı. Pulsed Doppler ekokardiyograf ide ise TPV başta olmak üzere SgVPEP/TPV ve TPV/SgVEP oranının da pulmoner arteriyel hipertansiyon tanısında değerli olduğu düşünüldü. 53
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Pulmoner hipertansiyonda sağ kalp mikrokateterizasyonu ve isosorbid dinitrat+salbutamolün pulmoner arter basıncı üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
İSMAİL YÜKSEKOL
- Kronik obstrüktif akciğer hastalıklı olgularda ilk geçiş radyon anjiokardiografi yönteminin pulmoner hipertansiyon tanısında değeri
The value of first pass radionuclid angi̇ocardiography methods in pulmonary hipertension with copd patients
ZEHRA DİLEK KANMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1995
Sağlık BakanlığıGöğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Her dispne kronik obstrüktif akciğer hastalığı değildir: 65 yaş üzeri dispne şikayeti olan hastalarda tanı dağılımı
Dyspnea is not always chronic obstructive lung disease: Diagnostic range in the elderly
DENİZ DOĞAN MÜLAZİMOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Ankara ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları ve Allerji Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığına bağlı pulmoner hipertansiyon gelişiminde endotelinin yeri
Başlık çevirisi yok
ALEV ATASEVER
- Stabil kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan hastalarda crp değerlerinin fonksiyonel parametrelerle ilişkisi, crp değerleri üzerine sigara içimi ve pulmoner hipertansiyonun etkisi
Relationship between crp levels and functional parameters in patients with stable chronic obstructive lung disease, impact of smoking and pulmonary hypertension on crp levels
FUNDA AKSU