Geri Dön

Preeklamptik gebelerde sezaryende uygulanan anestezi yöntemlerinin anne ve yenidoğan üzerine olan etkilerinin retrospektif incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 316678
  2. Yazar: FEYZA SEVER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. VİCDAN FIRAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Anestezi, Bebek-yenidoğmuş, Gebelik, Postpartum dönem, Preeklampsi, Retrospektif çalışmalar, Sezaryen operasyonu, Anesthesia, Infant-newborn, Pregnancy, Postpartum period, Pre-eclampsia, Retrospective studies, Cesarean section
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZETAraştırmamızın amacı preeklamptik gebelerde sezaryende uygulanan anestezi yöntemlerinin anne ve yenidoğan üzerine olan etkilerinin retrospektif olarak incelenmesidir.Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde Haziran 2005-2010 tarihleri arasındaki 5 yıllık dönemde preeklampsi tanısı alan ve sezaryen uygulanan gebelerin obstetri, yenidoğan ve anestezi kayıtları retrospektif olarak incelendi.Toplam 211 hastanın demografik verileri (yaş, kilo, boy), gebelik sayısı, paritesi, gebelik haftası, sezaryenin acil ya da elektif olması, sezaryene alınma endikasyonları, önceki gebeliğindeki sorunları, yandaş hastalıkları, antihipertansif ve magnezyum tedavileri ve süreleri, operasyon öncesi ve sonrası biyokimyasal parametreleri, gebelerin preoperatif kan basıncı değerleri (sistolik ve diyastolik), uygulanan anestezi yöntemi ve bu yöntemde kullanılan ilaçlar, intraoperatif dönemde kaydedilmiş en yüksek ve en düşük kan basıncı değerleri (sistolik ve diyastolik), kullanılan efedrin miktarı, verilen toplam sıvı miktarları (kolloid ve kristaloid), peroperatif görülen komplikasyonlar, yeni doğanın apgar skorları, alınmışsa kan gazı değerleri, doğum kilosu ve boyu, anne veya yeni doğanın yoğun bakım gereksinimleri olup olmadığı, taburculuk ve yatış süreleri kaydedildi.Verilerin karşılaştırılmasında `'Mann-Whitney Test'' `'Kruskal Wallis Test'' ve `'Chi-Square Test ve Fisher's Exact Test'' testleri kullanıldı.211 olgunun %23'üne (n=49) genel anestezi, %69'una (n=145) spinal anestezi, %8'ine (n=17) epidural anestezi uygulandığı görüldü. Gruplar arasında hastaların demografik ve obstetrik verileri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Preeklampsi tanılı 211 sezaryen girişiminin %75.8'ü (160 hasta) acil, %24.2'i (51 hasta) elektif olgulardan oluşmaktadır. Epidural grupla diğer iki grup arasında acil ve elektif operasyon açısından istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p=0.01) Acil vakaların büyük kısmı spinal ve genel anestezi ile alınmıştır.Kullanılan anestezi yöntemlerine göre hastaların mevcut yandaş hastalıkları ise ; genel anestezi grubunda %28.6 (14 hasta), spinal anestezi grubunda %30.3 (44 hasta), epidural anestezi grubunda %41.2 (7 hasta) oranında yandaş hastalık mevcuttu. Gruplar arasında yandaş hastalık olup olmaması açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p= 0.61).Bütün anestezi gruplarında antihipertansif tedavi kullanım oranları benzerlik göstermektedir (p=0.97). Magnezyum sülfat kullanım oranları genel anestezi ve spinal anestezi uygulanan gruplarda epidural anestezi grubuna göre daha yüksek olup, fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.04).Preoperatif ve postoperatif laboratuvar değerleri bakımından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p<0.05).Operasyon öncesi ölçülen SAB ve DAB değerleri ile peroperatif ölçülen en düşük SAB ve DAB değerleri gruplar arasında benzerlik gösterirken (p>0.05), peroperatif ölçülen en yüksek SAB ve DAB değerleri genel ve epidural anestezi uygulanan gruplarda spinal anestezi grubuna göre daha yüksek bulunmuştur (p=0.01, p=0.01). Genel anestezi ve epidural anestezi uygulanan gruplarda hiçbir hastada hipotansiyon görülmezken, spinal anestezi grubunda 14 hastada peroperatif dönemde hipotansiyon geliştiği saptanmıştır. Buna paralel olarak genel anestezi ve epidural anestezi uygulanan gruplarda peroperatif hiç efedrin kullanılmazken, spinal anestezi grubundaki 145 hastadan 14'ünde (%9.6) efedrin kullanılmıştır. Spinal anestezi ve epidural anestezi (rejyonal anestezi) uygulanan gruplarda genel anestezi grubuna göre daha fazla intravenöz kristaloid kullanılmıştır (p<0.0001).Peroperatif komplikasyonlar arasında görülen hipotansiyon ve bununla ilişkili olarak efedrin kullanımı sadece spinal anestezi uygulanan grupta görülmüştür. Hipotansiyonun süratle kontrol altına alınması sonucu bu gruptaki yenidoğan bebeklerde anlamlı derecede depresyon görülmemiştir.Çalışmamızda sezaryen olmuş preeklamptik gebelerde uygulanan anestezi yöntemi ile yenidoğan 1. dakika apgar skoru arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.003). Yenidoğanların 5. dk Apgar skorları gruplar arasında benzer, 1. dk Apgar skorları ise genel anestezi grubunda daha düşüktü. Yenidoğanın umblikal arter kan gazı analizleri açısından ise gruplar arasında fark saptanmadı (p< 0.05).Sezaryenin acil ya da elektif olması ile 1.ve 5. dakika apgar skoru arasında ilişkiye bakıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.0001) . Sezaryen operasyonu acil olarak gerçekleşen grupta yenidoğan 1. ve 5. dakika apgar skoru daha düşük bulundu.Taburculuk süresi ile yandaş hastalık bulunup bulunmaması açısından da yineistatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmedi (p=0.72).Annenin yoğun bakım ihtiyacı ise hiçbir grupta olmamıştır.Yaptığımız bu retrospektif araştırma sonucu elde edilen verilere dayanılarak preeklamptik gebelerde ancak endikasyonu varsa genel anestezi uygulanması gerektiği; bunun dışında epidural anestezinin uygun seçenek olduğu; hipotansiyon gelişme riskine karşı gerekli önlemlerin alınması koşulu ile spinal anestezinin de tercih edilebilecek yöntem olduğu kanısına varıldı.

Özet (Çeviri)

İngilizce özet bulunmamaktadır

Benzer Tezler

  1. Preeklamptik gebelerde sezaryende uygulanan anestezi yöntemlerinin anne ve yenidoğan üzerine olan etkilerinin retrospektif incelenmesi

    Retrospective examination of the effects of anesthesia methods used in cesarean sections on mothers and newborns in preeclamptic pregnancies

    KÜBRA ZAİDOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Anestezi ve ReanimasyonErciyes Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SİBEL SEÇKİN PEHLİVAN

  2. Sezaryende uygulanan anestezi yöntemlerinin retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of anesthetic techniques in cesarean section

    ARDA YAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VİCDAN FIRAT

  3. Preeklamptik gebelerde spinal ve epidural anestezi uygulamalarında peroperatif efedrin ihtiyacının karşılaştırılması

    Comparison of peroperative ephedrine requirement to preeclamptic pregnancy during spinal or epidurally anaesthesia

    FATMA TEMURTAŞ ÖNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Anestezi ve ReanimasyonÇukurova Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. Y. OKAN BALCIOĞLU

  4. Preeklamptik gebelerde iv. Magnezyum Sülfat tedavisinin Bupivakain ile oluşturulan spinal anesteziye etkisi

    The effect of iv Magnesium Sulphate treatment on the spinal anaesthesia produced by Bupivacain in preeclamptic patients

    MUSTAFA ATCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Anestezi ve ReanimasyonÇukurova Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKKI ÜNLÜGENÇ