Geri Dön

İnflamatuvar bağırsak hastalığının epidemiyolojik ve klinik özellikleri

Epidemiological and clinical characteristics of inflammatory bowel disease

  1. Tez No: 330036
  2. Yazar: UTKU ILTAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. DİNÇ DİNÇER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Crohn hastalığı, Epidemiyoloji, Gastrointestinal hastalıklar, Kolit-ülseratif, İnflamatuar bağırsak hastalıkları, Crohn disease, Epidemiology, Gastrointestinal diseases, Colitis-ulcerative, Inflammatory bowel diseases
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç Ülkemizde inflamatuvar bağırsak hastalığı ile ilgili epidemiyolojik ve klinik veriler yetersizdir. Özellikle bölgemizle ilgili (Batı Akdeniz) yayınlanmış veriye rastlanmamıştır. Bu çalışmanın amacı inflamatuvar barsak hastalığı tanılı hastaların klinik, epidemiyolojik ve demografik özelliklerinin değerlendirilmesidir. Materyal ve Metod İnflamatuvar bağırsak hastalığı tanılı toplam 136 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Her hasta için hasta dosyaları, hastane verileri kullanılarak tamamlanan anketler oluşturuldu. Bulgular Çalışma sürecinde 100 ÜK (%73.5) ve 36 CH (%26.5) tespit edildi. Hastaların tanı yaş ortalaması ÜK?lilerde 37.9±13.3 ve CH?lilerde 38±13.2 idi. Hastaların tanı yaşları CH için 20-30 yaşlar arasında ve 50-60 yaşları arasında olmak üzere 2 pikli karakteristik dağılım göstermiştir. Kadın erkek oranı CH için 1 ve ÜK için 1.4 idi. ÜK hastalarının %71?i ve Crohn hastalarının %66.6?sı olmak üzere her iki gurupta da hastaların büyük kısmı şehirde yaşamaktaydı. Her iki hastalık da orta sosyoekonomik düzeyli hastalarda olma eğilimindeydi. ÜK hastalarının 22?sinde (%22) ve Crohn hastalarının 13?ünde (%36.1) sigara öyküsü mevcuttu. Oral kontraseptif kullanımı olan hasta sayısı CH ve ÜK için sırasıyla 4 (%11.1) ve 11 (%11) idi. NSAİ ilaç kullanım öyküsü olan hasta sayısı CH için 17 (%47.2) ve ÜK için 22 (%22) idi. İnflamatuvar bağırsak hastalığı aile öyküsü Crohn hastalarının 3?ünde (%8.3) ve ÜK hastalarının 11?inde (%11) saptandı. İnflamatuvar bağırsak hastalığı nedeniyle opere olan hasta sayısı CH için 14 (%38.8) olup daha sıktı. Aksine, ÜK?li cerrahi yapılmış sadece 4 (%4) hasta saptandı. Appendektomi öyküsü olan hasta sayısı CH için 7 (%19.4) ve ÜK için 7 (%7) idi. Amip öyküsü mevcut olan hasta sayısı CH için 10 (%27.8) ve ÜK için 46 (%46) idi. Başlangıçtaki tanısı ÜK olup sonrasında CH?na tanı değişikliği yapılan hasta sayısı 5 iken, başlangıçtaki tanısı CH olup ÜK?e tanı değişikliği yapılan hasta sayısı 2 idi. Şikayet başlangıcı ile tanı arasında geçen ortalama median süre CH için 12 ay ve ÜK için 2 ay olarak saptandı. En sık gözlenen klinik prezentasyon şekli ÜK için hemotokezya ve/veya kanlı ishal iken, CH için karın ağrısıydı. Komplikasyonlar açısından değerlendirildiğinde, en sık gözlenen ekstraintestinal komplikasyon hem CH, hem de ÜK için akut artropatiydi. Lokal komplikasyonlar CH?nda daha sık görüldü ve en sık gözlenen fistül ve abse formasyonu oldu. Sonuç Çalışma sonuçlarının büyük bölümü daha önceki çalışma sonuçları ve literatür verileri ile uyumlu idi. UK ve CH için hasta oranları bölgesel farklılıklar gösterdi. ÜK özellikle Doğu Anadolu kökenli hastalarda anlamlı yüksekti. CH için karakteristik bifazik yaş dağılımı gözlendi. Kadın/erkek oranı ÜK?de daha yüksekti. Hastalığın kendisine bağlı cerrahi girişimler CH?da daha sıktı. Yanlış tanı oranı CH için daha yüksekti. Semptom başlangıcı ile tanı arası geçen süre CH için belirgin yüksekti

Özet (Çeviri)

Objective In our country, epidemiological and clinical data are insufficient for inflammatory bowel disease. There were no published data, especially about the Western Mediterranean. The purpose of this study is evaluation of clinical, epidemiological and demographical characteristics of patients with inflammatory bowel disease. Material and Methods Total of 136 patients with a diagnosis of inflammatory bowel disease were evaluated retrospectively. Questionnaires for each patient using data from the patient files and hospital were created. Results During the study period, 100 patients of UC and 36 patients of CD were identified. The mean age at diagnosis was 37.9±13.3 years in UK patients and 38±13.2 years in CD patients. The age of patients with CD showed the charasteristic biphasic distribution with 2 peaks between 20 and 30 and 50 and 60 years. The female/male ratio was 1/1 in CD and 1.4/1 in UK. In both groups, the majority of patients were living in urban areas, as 66.7% of patients with CD and 71% of patients with UC. Both diseases tended to occur mostly in patients with middle socioeconomic status. There was a history of smoking in 22 (22%) of UC patients and in 13 (36.1%) of CD patients. Oral contraceptive usage was avaliable in 4 (11.1%) and 11 (11%) patients with CD and UK, respectively. NSAİD usage was avaliable in 17 (47.2%) and 33 (22%) patients with CD and UK, respectively. The family history was positive in 3 (8.3%) of patients with CD and 11 (11%) of patients with UK Surgical interventions due to disease were more common in CD with 14 patients requiring surgery (38.8%). Contrarily, only 4 of patients with UK underwent surgery (4%). A history of appendectomy was dedected in 7 (19.4%) of patients with CD and in 7 (7%) of patients with UK. 5 of the patients who were primarily diagnosed with UK had their diagnosis changed to CD after the follow-up period, whereas 2 of the patients who were primarily diagnosed with CD had their diagnosis changed to UK. The mean lag time between the onset of complaints and confirmation of diagnosis was 12 and 2 month for CD and UK, respectively. The predominant complaints of UK patients at prezentation were hematochezia and/or bloody diarrhea, whereas the predominant complaint for CD was abdominal pain. As for complications, the most common extraintestinal complication in patients with UK and CD was found to be acute arthropathy. Local complications were commonly found in patients with CD and the commonest of those were fistula and abscess formation. Conclusion The majority of the study results were consistent with previous study results and literature data. Rates of patients with UC and CD showed regional differences. UK was significantly higher in patients with origin in the eastern Anatolia. The age of patients with CD showed the charasteristic biphasic distribution. The female/male ratio was higher in UK. Surgical interventions due to disease were more common in CD. There was a higher prevalence of misdiagnosis for CD. The mean time between the onset of symptoms and the time of diagnosis was significantly higher for CD

Benzer Tezler

  1. Trakya bölgesinde inflamatuvar barsak hastalıklarının epidemiyolojik özellikleri

    Epidemiologic features of inflammatory bowel disease in Trakya region

    KUTSAL MERCİMEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    GastroenterolojiTrakya Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET TEZEL

  2. Çocukluk çağı fonksiyonel gastrointestinal sistem hastalıklarında konjenital sükraz izomaltaz eksikliğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of congenital sucrase isomaltase deficiency in childhoodfunctional gastrointestinal system diseases

    FİRDEVS KAVAS DEMİRCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TUĞBA GÜRSOY KOCA

  3. 2002-2025 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Psoriasis Polikliniğinde takip edilen psoriasisli çocukların demografik, klinik özelliklerinin ve komorbiditelerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of demographic features, clinical characteristics, and comorbidities of children with psoriasis followed at İstanbul Faculty of Medicine, Department of Dermatology and Venereology Psoriasis Outpatient clinic between 2002-2025

    İMRAN CAN ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALGÜN POLAT EKİNCİ

  4. Elma kabuklarından elde edilen fenolik bileşiklerin lipozom ile enkapsülasyonu

    Encapsulation of phenolic compounds which extracted from apple peels

    EVREN DEMİRCAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Gıda Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERAAT ÖZÇELİK

  5. Ankilozan spondilit ve inflamatuvar bağırsak hastalığında ıl 23r, erap-1, stat3, jak-2 ve tnfrs1a gen polimorfizminin spondiloartropati gelişiminde rolü

    The role of il 23r, erap-1, stat3, jak-2 and tnfrs1a gene polymorphism in the pathogenesis of ankylosing spondylitis and inflammatory bowel disease

    ORHAN KÜÇÜKŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    RomatolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AŞKIN ATEŞ