Primer kronik venöz hastalıkta klinik semptom ve bulgular ile ultrasonografik bulgular arasındaki ilişki
Clinical symtoms and findings in primary chronic venous disorder and correlation with ultrasonographic findings
- Tez No: 353849
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ERTUĞRUL MAVİLİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Ultrasonografi-doppler, Venöz yetmezlik, Ultrasonography-doppler, Venous insufficiency
- Yıl: 2011
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Primer kronik venöz hastalık (KVH) tanısı ile gelen hastalarda Doppler ultrasonografi (DUS) incelemesi sonrasında venöz haritalamanın oluşturulması ve elde edilen verilerin klinik bulgular ile kıyaslanması amaçlandı.Ocak 2011-Haziran 2011 tarihleri arasında hastanemiz Radyoloji Anabilim Dalı Ultrasonografi ünitesinde primer kronik venöz hastalığı bulunan 124 hastanın 233 bacağı DUS ile prosepektif olarak değerlendirildi. DUS inceleme öncesinde tüm hastalar CEAP (klinik, etyolojik, anatomik, patofizyolojik) klinik sınıflamasına göre sınıflandırıldı. Hastaların yaş, cinsiyet ve semptomları kaydedildi. Doppler incelemede reflü varlığı ve süresi değerlendirildi. Büyük safen venin (BSV) 6 düzeyde, küçük safen venin (KSV) 3 düzeyde çapı ölçüldü. Reflü olan ve olmayan segmentler şematik resim üzerinde çizilerek haritalama işlemi yapıldı. BSV ve KSV'deki reflü tipleri Engelhorn sınıflamasına göre sınıflandırıldıC1 evresinde 71 bacak, C2 evresinde 86 bacak, C3 evresinde 60 bacak, C4,5 evresinde 16 bacak mevcuttu. Tüm klinik evrelerde kadınlar sayıca fazlaydı ve klinik evre ilerledikçe yaş ortalaması artmaktaydı.Hem BSV hem de KSV'de en sık reflü tipi diffüz reflü idi. BSV yetmezliğinde reflü tipleri ve klinik evre arasında anlamlı ilişki vardı (p<0.05). C1ve C2 evresinde en sık segmenter ve proksimal reflü, C3 ve C4,5 evrelerinde en sık diffüz reflü tipi saptandı. Erken evrede izole venöz hastalık görülmekteyken evre ilerledikçe kombine venöz hastalık oranı artmaktaydı. Ayrıca klinik evre ilerledikçe perforan sayısı artmaktaydı. BSV ve KSV çapı ile klinik evre arasında anlamlı korelasyon saptandı (p<0.05). Ayrıca BSV yetmezliğinde klinik evre ve reflü zamanı arasında, reflü zamanı ve ven çapı arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki vardı (p<0.05).Ağrı hem BSV hem de KSV yetmezliğinde en sık görülen semptomdu. Ağrı ve şişlik/ağırlık semptomları ile BSV yetmezliği arasında anlamlı korelasyon mevcuttu (p<0.05). Diğer yandan yanma ve şişlik/ağırlık semptomları ile KSV yetmezliği arasında anlamlı korelasyon saptandı (p<0.05). BSV yetmezliğinde ağrı ve şişlik/ağırlık semptomları ile ven çapı arasında ve şişlik/ağırlık semptomu ile reflü tipleri arasında anlamlı ilişki vardı (p<0.05).DUS incelemesi venöz yapıları ve reflüyü değerlendirmede iyi bir yöntemdir. Şematik grafiklerin oluşturulması (venöz haritalama) klinik evre ve semptomların tahmin edilmesinde, tedavi planının oluşturulmasında faydalı olabilir
Özet (Çeviri)
Our aim is to evaluate the role of venous mapping in patients with primary chronic venous disorder after Doppler ultrasonography (DUS) examination and to corralete the finding with clinical grade and symptoms.Between January 2011 and June 2011, prospective analysis of 233 limbs in 124 patients with primary chronic venous disorder was performed by colour Doppler ultrasonography. Before Doppler examination all the patients were classified according to CEAP clinical classification. Patients? age, gender and symptoms were recorded. Presence of reflux and reflux time was evaluated. The diameter of great sapneous vein (GSV) was measured at 6 level and the diameter of small saphenous vein (SSV) was measured at 3 level. A map of normal and refluxing sites was drawn on a schematik diagram. Types of venous reflux in GSV and SSV were classified according to Engelhorn?s classificationThere were 71 limbs in class C1, 86 limbs in class C2, 60 limbs in class C3 and 16 limbs in class C4,5. The women/men ratio for all clinical grades was far higher in women?s favor and an increase in the mean patient?s age with increasing in clinical grade was also observedThe most common type of both GSV and SSV reflux was diffused reflux type. Segmenter and proximal reflux was the most common type respectively in classes C1 and C2, diffused reflux was the most common reflux type both in classes C3 and C4,5. While isolated venous reflux was seen at early stage, combined venous reflux ratio increased with increasing iclinical grade. The number of perforator veins also increased with the progression of clinical grade. The diameter of both GSV and SSV significantly correlated with the clinical grade (p<0.05). We also found that there was statistically significant relationship between clinical grade and reflux time, between reflux time and vein dimater in patients with GSV disorder (p<0.05).Aching was the most common symptom both in patients with GSV and SSV disorders. Aching and swelling/heaviness sypmtoms were significantly correlated with GSV disorder (p<0.05). On the other hand, burning and swelling/heaviness symptoms were significantly correlated with SSV disorder (p<0.05). We also found that a significantly relationship between aching, swelling/heaviness symptoms and vein dimater, also between swelling/heaviness symptom and reflux types (<0.05).DUS examination is a good method for evaluating venous structures and reflux. Performing schematic graphics (venous mapping) not only aids for treatment planning it is also usefull for suggesting the clinical grade and symptomology
Benzer Tezler
- Acil servise senkop ile başvuran hastalarda yatak başı ultrasonografi uygulamalarının ve risk sınıflamalarının prognostik değeri
The prognostic value of bedside ultrasonography applications and risk classifications in patients presenting to the emergency department with syncope
TARIK SEKRETER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Acil TıpEge ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ YUSUF ALİ ALTUNCI
- Süt çocuğunun geçici hipogamaglobulinemisi ve sınıflandırılamayan hipogamaglobulinemi ön tanılarıyla takip edilen hastaların konjuge pnömokok aşı yanıtlarının değerlendirilmesi
Evaluation of conjugated pneumococcal vaccine responses of patients followed with the prediagnoses of transient hypogammaglobulinaemia of infancy and unclassified hypogammaglobulinaemia
AHMET GÖKCAN ÖZTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Allerji ve İmmünolojiAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FİLİZ ORHON
- Ankara ilindeki üç ilköğretim okulu öğrencilerinin epilepsiye yaklaşımı ve hastalık hakkındaki bilgi düzeyleri
Knowledge of epilepsy and attitudes towards the condition among three elementary schools students in Ankara
İKBAL OK BOZKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE SERDAROĞLU
- Alt ekstremite kronik venöz yetmezliğinde endovasküler lazer ablasyon (evla) tedavisinin etkinliği
Alt ekstremite kronik venöz yetmezliğinde endovasküler lazer ablasyon (evla) tedavisinin etkinliği
İBRAHİM AKKUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Radyoloji ve Nükleer TıpMersin ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALTAN YILDIZ
- Esansiyel trombositemi ve primer miyelofibroz olgularında TET2 mutasyonu
TET2 Mutations in essential trombocytemia and primary myelofibrosis cases
CAN TURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Hematolojiİstanbul Bilim Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. REYHAN DİZ KÜÇÜKKAYA