Geri Dön

Sistolik kalp yetmezliği hastalarında serum angiostatin seviyesi ve klinik önemi

The angiostatin level in systolic hearth failure patients and its clinical importance

  1. Tez No: 391050
  2. Yazar: İSMAİL ERTÜRK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KENAN SAĞLAM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Kalp yetmezliği, Heart failure
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gata
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: Kalbin pompalama mekanizmasının belirgin bozulduğu ve Ejeksiyon Fraksiyonunun (EF) %50 nin altında olduğu durumlar sistolik kalp yetmezliğidir. Bu bozuklukların oluşması durumunda adaptasyon amaçlı çeşitli nörohumoral mekanizmalar rol alır. Angiostatin düz kas hücrelerinin ve endotel hücrelerinin çoğalmasını baskılar (1,2). Ayrıca angiostatin mesanşial kök hücre çoğalmasını baskılar ve doz bağımlı olarak programlı hücre ölümünü uyarır (3). Bu çalışmada amacımız angiostatinin sistolik kalp yetmezliği hastalarında seviyesini göstermek, klinik olarak önemini vurgulamaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya, sistolik kalp yetmezliği tanısı olan hastalar (n:54) ile kontrol amaçlı başvuran sağlıklı olgulardan (n:51) oluşan toplam 105 kişi alındı. Hastalarda sistolik kalp yetmezliği saptamak için ekokardiyografi tetkiki yapıldı. Alınan serum ve plazma örnekleri ile serum angiostatin ve plazma Pro BNP düzeyleri ölçüldü. BULGULAR: Kalp yetmezliği grubunda angiostatin seviyesi kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek saptandı (sırasıyla 150,68 ± 81,81; 57,81 ± 26,08; p < 0,001). Son dönem böbrek hastalığı (SDBH) olan kalp yetmezliği hastalarının serum angiostatin seviyesi SDBH olmayan kalp yetmezliği hastalarına göre anlamlı olarak yüksek saptandı (192,38 ± 78,51; 134,64 ± 78,20; p = 0,016). Spironolakton kullanan kalp yetmezliği hastalarının angiostatin seviyesi, spironolakton kullanmayan kalp yetmezliği hastalarından anlamlı olarak düşük saptandı (87,20 ± 34,11; 160,13 ± 82,80; p = 0,016). Kalp yetmezliği hastalarında evreler arası angiostatin seviyesinin karşılaştırmasında evre 0 hastaların angiostatin seviyesi tüm evrelerin angiostatin seviyesinden anlamlı olarak düşüktü (p < 0,05). Evre II hastaların angiostatin seviyesi evre IV hastaların angiostatin seviyesinden anlamlı olarak düşüktü (p < 0,05). TARTIŞMA: EF?si % 50?nin altında olan hastalarda angiostatin seviyesinin, kontrol grubuna göre yüksek saptanmış olan ilk vaka-kontrol çalışmasıdır. SDBH olan kalp yetmezliği hastalarında kötüleştirici etkenlerinden birininde angiostatin artışı ile beraber olan anjiogenez inhibisyonu ve programlanmış hücre ölümü artışı olabileceğini değerlendirmekteyiz. Spironolaktonun varsayılan antifibrotik etkisinin yanında vaskülopati üzerine de olumlu etkileri olabilir. Hastaların evreleri arttıkça angiostatinin de artmış olması nedeniyle programlı hücre ölümü ve anjiogenez inhibisyonununda ileri evrelerde artmış olabileceğini değerlendirmekteyiz. SONUÇ VE ÖNERİLER: Angiostatin kalp yetmezliği fizyopatolojisinde önemli bir moleküldür. SDBH gibi eşlik eden hastalığı olan kalp yetmezliği hastalarında endotel disfonksiyonu ve anjiogenez inhibisyonu daha belirgin olmaktadır. Hastaların klavuzlarda önerilen şekilde tedavi edilmesi, kalp yetmezliğinin ileri evrelere geçişinin önlenmesi ve tedaviye spironolakton mutlaka eklenmesi damar disfonksiyonu açısından da önemlidir.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION: It is called as Systolic heart failure when the cardiac pomp mechanism impaired clearly and Ejection Fraction (EF) is under 50 percent. Neurohumoral mechanisms play role for adaptation after the impairment of cardiac functions. It has been shown that angiostatin inhibits the proliferation of smooth muscles and endothelial cells (1,2). Also it dries out the mesenchimal stem cell and induce apoptosis (3). In this study we aimed to show the levels of anigostatin in systolic heart failure and its clinical significance. MATERIAL AND METHODS: A total of 105 people consisting of patients with a diagnosis of systolic heart failure (n = 54), healthy (n = 51) were included to the study. Transthorasic echocardiography was performed all patients for the diagnosis of systolic heart failure. Sera angiostatin and plasma N-terminal Pro-BNP were measured. RESULTS: The average anigostatin level of heart failure group was significantly higher than the control group (150,68 ± 81,81; 57,81 ± 26,08; p=<0,001). Average angiostatin level of HF patients with End Stage Renal Disease (ESRD) was significantly higher than the HF patients without ESRD (192,38 ± 78,51; 134 ± 78,20; p = 0,016). Average angiostatin level of HF patients spironolactone using was significantly lower than the HF patients without spironolactone (87,20 ± 34,11; 160,13 ± 82,80; p = 0,016). Control group considered as stage 0 for the correlation of angiostatin with Heart failure stages. The angiostatin levels of control group were significantly lower than the other stages (p<0,05). Also the angiostatin levels of stage II HF patients were significantly lower than the stage IV heart failure patients (p<0,05). DISCUSSION: Our study is the first case control study that shows the angiostatin levels were significantly higher than the control group in systolic heart failure patients with 50 percent EF (p=<0,001). Probably one of the worsening mechanisms of endothel disfunction HF patients with ESRD is due to high levels of angiostatin. The antifibrotic affect of spironolactone was known and this result shows that it may have positive effect on angiogenesis. The positive correlation between angiostatin and HF stage was an expected result for showing apoptosis and the inhibition of angogenesis for higher stages. CONCLUSION: Angiostatin is also a clinically important molecule in HF physiopathology. In HF patients with ESRD endotel disfunction and angiogenesis inhibition occurs more than the HF patients without ESRD. The prevention of switching advanced stages of HF, and the use of spironolactone is also important for angiogenesis and apoptosis.

Benzer Tezler

  1. İleri evre kalp yetmezliği hastalarında levosimendan tedavisinin sol ventrikül sistolik ve diastolik fonksiyonlara etkisinin doku dopler ekokardiografi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of levosimendan treatment on left ventricular systolic and diastolic functions in advanced stage heart failure patients with tissue doppler echocardiography

    ÖZLEM ZEYNEP AKYAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    ÖĞR. GÖR. MECDİ HİKMET ERGÜNEY

  2. Korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği hastalarında yeni bir oksidatif belirteç olan tiyol/disülfid homeostazı

    A new oxidative indicator: tiol/dysulfid homeostasis in patients with preserved ejective fractional heart failure

    ZEYNEP ŞEYMA TURİNAY ERTOP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    KardiyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TAHİR DURMAZ

  3. Diyaliz öncesi kronik böbrek yetmezliği hastalarında volüm yükünün saptanmasında diastolik disfonksiyon ve NT-probnp ölçümünün önemi

    Determination and importance of measurement of diastolic dysfunction and nt-probnp in predialysis chroni̇c kidney disease patients

    SILA ÖKSÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BANU BÖYÜK

  4. Tip 2 diyabetes mellitus'a bağlı kronik böbrek hastalığı olan hastalarda serum paratiroid hormon düzeyi ile arteriyel sertlik parametreleri arasındaki ilişki

    The relationship between serum parathyroid hormone level and arterial stiffness parameters in TYPE 2 diabetes mellitus patients with chronic kidney disease

    ALİ TOPCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    NefrolojiSelçuk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RENGİN ELSÜRER AFŞAR

  5. Sürekli ayaktan periton diyalizi hastalarında asemptomatik iskemik kalp hastalığının tanısında inflamatuvar parametrelerin önemi

    The significance of inflamatory parameters in diagnosis of the ischemic hearth disease in continiu ambulatory peritoneal dialisis

    ŞULE BOYACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. TURGAY ARINSOY