Prostat adenokarsinomlarında immünohistokimyasal LC3A, ngep ve hepsin ekspresyonlarının klinikopatolojik prognostik parametrelerle ilişkisi
Relation of immunohistochemical LC3A, ngep and hepsin expressions with clinicopathological prognostic parameters in prostate adenocarcinomas
- Tez No: 394094
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. ZELİHA ESİN ÇELİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 102
Özet
Prostat karsinomu (PCa) erkeklerde en sık görülen kanserdir ve kansere bağlı ölümlerde 2. sıradadır. PCa'da prognostik önemi olan klinikopatolojik parametrelerin son yıllarda bazı moleküler belirleyicilerle ilişkisi araştırılmakta ve yeni tedavi protokolleri geliştirilmektedir. Hedefe yönelik tedavi için spesifik tümör belirteçlerinin bulunması çok önemlidir. Bu nedenle çalışmamızda PCa'da hedefe yönelik tedavide umut vadeden yeni belirteçlerden LC3A, NGEP ve Hepsin ekspresyonlarının klinikopatolojik parametreler ile ilişkisi radikal prostatektomi materyallerinde benign prostat dokuları, adenokarsinom ve HPIN odaklarında araştırılmıştır. LC3A ekspresyonunun PCa'da, tümörün klinikopatolojik özellikleriyle ilişkisi üzerine yayınlanmış az sayıda çalışma mevcuttur. Literatürde LC3A'nın yüksek ekspresyonunun Gleason skoruyla ve agresif histolojik ve klinik davranışla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Çalışmamızda LC3A ekspresyonu ile klinikopatolojik parametreler arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. HPIN odaklarında karsinom odaklarına göre daha yüksek ekspresyon görülmüştür. LC3A ile olguların tümünde benign prostat dokusu düşük ekspresyon gösterdiği için HPIN ve karsinom odakları ile arasında karşılaştırma yapılamamıştır. NGEP yeni bulunan prostata spesifik gendir. Değişik yoğunlukta olmakla beraber sadece benign, HPIN ve kanserli prostat dokusunda eksprese edilir. PCa'nın immüne dayalı tedavisinde ideal bir moleküldür. Çalışmamızda NGEP ekspresyonu karsinom ve HPIN odaklarında benign prostat dokusuna oranla daha yüksek bulunmuştur. HPIN odaklarında da karsinom odaklarına göre yüksek ekspresyon izlenmiştir. Klinikopatolojik parametreler ile NGEP ekspresyonu arasında ilişki saptanmamıştır. Hepsin PCa'da en fazla regüle olan genlerdendir. PCa'da hücre migrasyonu ve invazyonuyla ilişkilidir. PCa'da prognostik bir belirteç ve hedefe yönelik tedavi için uygun bir molekül olabilir. Çalışmamızda Hepsin ekspresyonu açısından benign prostat dokusu, HPIN ve karsinom odakları arasında fark bulunmamıştır. Klinikopatolojik parametrelerden kapsül invazyonu olanlarda Hepsin ekspresyonu düşük bulunmuştur. Ayrıca olgularımızda en çok Gleason skor 7 bulunması nedeniyle primer paterni farklı olan olguların klinikopatolojik parametrelerle ilişkisi değerlendirilmiş, primer paterni 4 olan olgularda kapsül invazyonu daha fazla saptanmıştır. Çalışmamızda her üç immünohistokimyasal belirteç de HPIN odaklarında eksprese olmakta, NGEP ve LC3A ile karsinom odaklarında benign prostat dokusuna göre yüksek ekspresyon izlenmektedir. Buna göre bu üç İHK boyanın PCa'da prognostik belirteç olabileceğini ve PCa'nın hedefe yönelik immünoterapisinde kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Fakat rutin tedaviye girmesi ve prognostik belirteç olarak kullanılabilmesi için daha geniş serilerle ve daha çok çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Prostate carcinoma (PCa) is the most prevalent malignancy in men and is the second-leading cause of cancer deaths. In recent years, relationship between some molecular markers and clinicopathological parameters, which have prognostic importance in PCa was investigated and new treatment protocols were developed The presence of specific tumor markers for targeted therapy is very important. Therefore, in our study we examined expressions of recently recognized molecules such as LC3A, NGEP and Hepsin, which are promising to be targeted therapy in the treatment of PCa, in benign prostate tissue, HPIN and adenocarcinoma in radical prostatectomy samples. There are a few studies about LC3A expression in PCa and its relationship with clinicopathologic features. In the literature; overexpression of LC3A was found to be associated with Gleason score and aggressive histological and clinical behavior. In our study, no significant relationship was determined between LC3A expression and clinicopathological parameters. LC3A expression was higher in HPIN foci than carcinoma. In all cases, benign prostate tissue showed weak expression of LC3A so we could not be able to compare statistically with carcinoma and HPIN foci. NGEP is a new prostate specific gene. Its expression is limited to in benign prostate tissue, HPIN and carsinoma foci with different intensity. It is an ideal molecule for immune-based treatment of PCa. In our study, NGEP overexpression was found to be higher in carcinoma and HPIN foci than benign prostate tissue. Additionally, the expression of NGEP in HPIN foci was higher than carcinoma. No significant relationship was determined between LC3A expression and clinicopathological parameters. Hepsin is the most upregulated gene in PCa. It is associated with cell migration and invasion in PCa. It is a prognostic marker in PCa and may be a molecule suitable for targeted therapy. In our study there was no statistically significant difference between benign prostate tissue, HPIN foci and carsinoma. Low Hepsin expression was determined in cases with capsule invasion. In our study, PCa with Gleason score 7 constituted the majority of the cases so we also evaluated the relationship between primer Gleason pattern and clinicopathologic parameters and found higher ratio of capsular invasion in cases with primary Gleason pattern 4. In our study, each of the three immunohistochemical markers showed expression in HPIN foci. NGEP and LC3A expressions were higher in carcinoma foci than benign prostate tissue. So we suggest that these markers may be prognostic markers in PCa and can be used in targeted immunotherapy in PCa. But we also believe that more studies in larger series are needed for these molecules to be used as prognostic markers or a part of routine treatment modalities.
Benzer Tezler
- Dosetaksel tedavisine dirençli olan ve olmayan prostat adenokarsinomlarında immünohistokimyasal ve RT-PRC yöntemi ile notch-1 ekspresyonunun araştırılması
Investigation of NOTCH-1 expression with immunohistochemical and RT-PCR method in prostate adenocarcinoma with and without dosesetal treatment
ZEYNEP BAYRAMOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
OnkolojiAkdeniz ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BETÜL ÜNAL
- Prostat adenokarsinomunda immünohistokimyasal spınk1 ekspresyonu değerlendirilmesi ve klinikopatolojik prognostik parametrelerle ilişkisi
Immunohistochemical evaluation of spink1 expression in prostate adenocarcinoma and its relationship with clinicopathological prognostic parameters
BETÜL ŞİMŞEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PatolojiHatay Mustafa Kemal ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SİBEL HAKVERDİ
- Prostat adenokarsinomlarında CD105 ve CD31 ile mikrodamar yoğunluğunun araştırılması ve prognozla ilişkisi
Investigation of microvessel density with CD105 and CD31 in prostate adenocarcinomas, and their relationship with prognosis
EGEMEN AKINCIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
PatolojiSağlık BakanlığıTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OLCAY KANDEMİR
- Prostat adenokarsinomlarında SOX2, siklin D1 ve P21 gen ekspresyonlarının klinikopatolojik parametrelerle ilişkisi
The relationship of SOX2, cyclin D1 and P21 gene expressions with clinicopathological parameters in prostate adenocarcinomas
GÜLŞAH ÜNSAL KAYAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
PatolojiBolu Abant İzzet Baysal ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÇETİN BORAN
- Prostat adenokarsinomlarında mammalıan target of rapamycin yolağının prognoza etkisi
Prognostic effect of mammalian target of rapamycin pathway in prostate adenocarcinoma
NİLHAN AKBULUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
PatolojiDokuz Eylül ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KUTSAL YÖRÜKOĞLU