Geri Dön

Sirozlu hastalarda sağlıkla ilgili yaşam kalitesini belirleyen faktörler- otonom disfonksiyonun etkisi

Effect of autonomic dysfunction and related factors on helath related quality of life in patients with liver cirrhosis

  1. Tez No: 409683
  2. Yazar: YILDIZ ORTABURUN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ RIZA SOYLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Siroz, otonomik hastalıklar, yaşam kalitesi, Karaciğer, Karaciğer sirozu, Otonom sinir sistemi, Otonom sinir sistemi hastalıkları, Cirrhosis, autonomic diseases, quality of life, Liver, Liver cirrhosis, Autonomic nervous system, Autonomic nervous system diseases
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışmamızın amacı; sirozlu hastalarda sağlıkla ilgili yaşam kalitesini belirleyen faktörlerin tespit edilmesi ve otonom disfonksiyonun bu konudaki etkisinin belirlenmesidir. Çalışmamıza karaciğer sirozu tanısı bulunan toplam 100 hasta dahil edildi. Tüm hastalara otonom disfonksiyonunu gösterebilmek amacıyla Ewing ve Clarke tarafından standardize edilmiş postural değişiklik, derin nefes alma, valsalva manevrası sırasında kan basıncı değişikliği ve kalp hızının nicel ölçümü uygulandı. Medical Outcomes Study: 36 -Item Short Form Survey Instrument anketi kullanılarak sirozun hastaların yaşam kalitesi üzerine olan etkileri saptanmaya çalışıldı. Çalışmamıza yaşları 24 ile 84 arasında değişen 25'i kadın, 75'i erkek toplam 100 hasta dahil edildi. Hastaların 35'i Child A, 36'sı Child B ve 29'u Child C grubunda idi. Çalışmamızda siroz hastalarındaki otonom disfonksiyonu sıklığı %52 olarak tespit edildi. (%21 erken parasempatik hasar, %17 kesin parasempatik hasar, %14 kombine sempatik ve parasempatik hasar). Test sonuçlarına göre hastaların %48'i normal olarak saptandı. Otonom disfonksiyonu olan hastaların SF-36 ile belirlenen yaşam kalitesi puanları, otonom disfonksiyonu olmayanlara göre anlamlı derecede düşük olduğu saptandı. Hastaların yaşam kalitesi puanlarını belirleyen alt gruplardan fiziksel fonksiyon, genel sağlık durumu, canlılık değerlendirme puanlarının otonom disfonksiyon varlığı arasındaki ilişki istatiksel olarak anlamlı derecede daha fazla etkilendiği gözlendi (p<0,005). Çalışmamızdaki hastaların Child sınıflaması ve MELD skoru puanları otonom disfonksiyonu olanlarda anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sirotik hastalardaki otonom disfonksiyonu sıklığı %52 olarak saptandı. Otonom disfonksiyon; özefagus varis kanaması, asit, hepatik ensefalopati gibi siroz hastalarının yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kötü prognostik faktörlerden birisidir.

Özet (Çeviri)

The aim of our study is to evaluate the factors which may affect health related quality of life and the contribution of autonomic dysfunction in patients with liver cirrhosis. One hundred patients with liver cirrhosis were enrolled in our study. To assess autonomic dysfunction, blood pressure and heart rate were determined during postural diversification, deep inspiration and valsalva maneuvre which were standardized by Ewing and Clarke. Quality of life was evaluated by using Medical Outcomes Study: 36 Item Short Form Survey Instrument Questionnaire. This survey was consisted of 36 items over 8 dimensions. These dimensions were physical role functioning, social role functioning, vitality, bodily pain, general health perceptions, emotional role functioning, physical functioning and mental health. Twenty five female and seventy five male patients with age 24 to 84 were enrolled in our study. 35 of the patients had Child A, 36 Child B and 29 were Child C liver cirrhosis. 52% patients had autonomic dysfunction. 21% had parasympathetic damage, 17% had absolute parasympathetic damage. Combined sympatheticand parasympathetic damage prevalence was 14%. According to test results, 48% of the patients were normal. SF-36 scores of patients with autonomic dysfunction were significantly lower than patients who do not have autonomic dysfunction. Dimensions such as physical functioning, vitality and general ehalth perceptions were significantly related with autonomic dysfunction and were considered as poor prognostic risk factors (p<0.005). Child and MELD scores of patients with autonomic dysfunctions were higher with statistical significance. Patients with these complications showed worse SF-36 scores and had poor prognosis. The prevalence of autonomic dysfunction in patients with cirrhosis is 52%. Autonomic dysfunction is a poor prognostic factor affecting quality of life like esophageal variceal bleeding, scites and hepatic encephalopathy.

Benzer Tezler

  1. Sirozlu hastalarda otonom disfonksiyon ve sirotik kardiyomiyopati sıklığı ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesine etkilerini belirleyen prediktif faktörler

    The frequency of autonomic dysfunction and cirrhotic ardiomyopathy in patients with cirrhosis and the predictive factors determining their effects on health related quality of life

    MEHMET BAYSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    GastroenterolojiTrakya Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ RIZA SOYLU

  2. Karaciğer sirozu olan hastalarda beslenme eğitiminin yaşam kalitesi ve beslenme durumları üzerine etkisinin incelenmesi

    Investigation of the effect of nutrition education on quality of life and nutritional status in patients with liver cirrhosis

    ŞEYMANUR TINKILIÇ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Beslenme ve DiyetetikBaşkent Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PERİM FATMA TÜRKER

  3. Kronik karaciğer hastalarında osteoporoz sıklığı

    The prevalans of osteoporosis in chronic liver diseases

    MURAT BARAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Gastroenterolojiİnönü Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT ALADAĞ

  4. Karaciğer sirozlu, kronik aktif hepatitli ve primer hepatoselüler karsinomalı hastalarda serum doku polipeptit spesifik antijen (TPS) ve serum adenozin deaminaz (ADA) aktivitesinin önemi

    The significence of serum tissue polypeptide specific antigen (TPS) and serum adenosine deaminose (ADA) activity in the patients with hepatic cirrhosis, chronic active hepatitis and primary hepatocellular carcinoma

    SEMA NUR AYYILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    BiyokimyaSağlık Bakanlığı

    Biyokimya ve Klinik Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ŞEBNEM KÖSEBALABAN