Geri Dön

Ameliyathanede hataların azaltılmasında ekip kaynak yönetimi yaklaşımı: Bir eğitim araştırma hastanesi örneği

Crew resource management approach for reducing errors in operating room: an example of training and research hospital

  1. Tez No: 417230
  2. Yazar: İZZET AYDEMİR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. TÜRKAN YILDIRIM
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sağlık Kurumları Yönetimi, Health Care Management
  6. Anahtar Kelimeler: Ekip Kaynak Yönetimi, Ekip Çalışması, Cerrahi Ekip, Dikey Hiyerarşi, Tıbbi Hatalar, Ameliyathaneler, Cerrahi, Cerrahi tedavi, Doktorlar, Hastaneler, Hemşireler, Hiyerarşi, Sağlık personeli, Crew Resource Management, Medical Errors, Teamwork, Surgical Team Vertical Hierarchy, Operating rooms, Surgery, Surgical treatment, Physicians, Hospitals, Nurses, Hierarchy, Health personnel
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sağlık Kurumları Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Sağlık kurumlarında hasta güvenliğinin sağlanması Amerikan Tıp Enstitüsü'nün 2000'li yıllarda yayımladığı raporlarla giderek önem kazanmıştır. Amerikan Tıp Enstitüsü'nün de önerdiği ve insanlar arası ilişkinin faaliyetlere yansıması olarak tanımlayabileceğiniz ekip kaynak yönetimi, hasta güvenliğinin sağlanmasında ve tıbbi hataların azaltılmasında önemli bir araç olarak görülmektedir. İnsan faaliyetleri kaynaklı önlenebilir tıbbi hatalar, hastalara sunulan bakım kalitesini etkilemenin yanında ameliyathane gibi riskli ünitelerde istenmeyen olayların ve ölüm vakalarının temel nedenlerindendir. Bu bağlamda araştırma, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi genel ameliyathanesinde çalışan cerrahi ekip üyelerinin (cerrah, anestezist, ameliyathane hemşiresi) görevleri sırasında ekip kaynak yönetimi ilkelerine ilişkin tutumlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Ameliyathane cerrahi ekibinin ameliyathane yönetimine yönelik tutumları, tıbbi hataların azaltılmasının bir yöntemi olarak düşünülmektedir. Araştırmada, ameliyathane ekibinin ameliyathane yönetimine yönelik tutumlarını ölçen, Helmreich ve Schaefer tarafından geliştirilen ve Yalçınkaya (2010) tarafından Türkçe'ye çevrilip geçerlik ve güvenirliği yapılan Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği ve araştırmacı tarafından yapılandırılan, katılımcıların sosyo-demografik özelliklerini yansıtan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırma evreni 315 ameliyathane cerrahi ekibinden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında 57'si cerrah, 35'i anestezist ve 53'ü ameliyathane hemşiresi olmak üzere toplam 145 kişi değerlendirilmiştir. Evrenin toplam %46'sına ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda gözlenen değişim, cerrah ve hemşirelerde daha yüksek olmuştur. Anestezistlerin ise denge rolünü üstlendiği tespit edilmiştir. Bu bağlamda cerrahların hiyerarşik liderlik anlayışı benimsedikleri, fakat diğer personelin operasyonel kararlara katılımını destekledikleri ama önerilere açık olmadıkları görülmüştür. Cerrahların teknik olmayan becerileri hemşirelerden daha çok önemsedikleri bulunmuştur. Bilgi asimetrisi nedeniyle ameliyathane ortamında güven problemi tespit edilmiştir. Araştırmada sözel planlar ve prosedürlere ilişkin bilgilendirilmelerin önemsendiği fakat olay raporlamayla ilgili çalışanların desteklenmediği görülmüştür. Stres ve tükenmişlik ile deneyimsiz kişilerle çalışmanın performans üzerinde sorun yaşatacağı düşünülmüştür. Genel olarak işbirliği ve ekip çalışması kalitesinin (hemşirelerde daha az) önemsendiği gözlemlenmiştir. Operasyon öncesi bilgilendirmelerin cerrahlarca daha az dikkate alındığı tespit edilmiştir. Hemşirelerin hak ettikleri saygıyı göremedikleri, buna karşın cerrahların kurumsal ortama ilişkin algılarının daha yapıcı olduğu görülmüştür. Ayrıca katılımcıların, prosedür ve kurallara uyma derecesinin ve ortaya çıkan tıbbi hataları çözme düzeyinin düşük olduğu bulunmuştur. Katılımcıların işini sevdikleri görülmüştür. Erkeklerin kadınlara göre kurumsal ortam boyutuna ilişkin algılarının daha olumlu olduğu bulunmuştur. İleri yaş grubu ve meslekte çalışma süresi arttıkça stres-tükenmişliğe yönelik tolerans eşiği düşmektedir. Öğrenim düzeyi arttıkça kurumsal ortama olan tutumların daha olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Evli olanların stres-tükenmişliğe ilişkin algılarının daha yapıcı olduğu görülmüştür. Profesyonelleşme düzeyi arttıkça ekip çalışması ve kurumsal ortama ilişkin olumlu ve yapıcı tutumların izlendiği görülmektedir. Meslekler arası eğitim anlayışının uygulanması ve her bir ekip üyesinin güçlendirilmesi gerekliliği önerilmektedir. Ameliyathanede olay raporlama sisteminin kurulması ve personele, hataları bildirmeleri için farkındalık kazandırılmalıdır. Kişisel problemler ve psikolojik faktörler gibi değişkenler bireysel ve kurumsal performans üzerinde olumsuz etki yaratabileceği dikkate alınmalıdır. Dikey hiyerarşi anlayışının esnetilmesi için cerrahlara bu konuda özel amaçlı eğitim anlayışı kazandırılmalıdır. İşbirliğine dayalı güçlü ekip çalışması, kurum kültürü olarak benimsenmeli ve her bir meslek grubunun mesleki itibarına mutlak surette saygı gösterilmelidir.

Özet (Çeviri)

Providing patient safety in healthcare organizations has become increasingly important especially with the American Institute of Medicine Report released in 2000. Crew resource management, as can be defined the reflection in the activity of the relationship between people and also recommended by the American Institute of Medicine, seen as an important toolkit for ensuring the security and the reduction of medical errors. Preventable human factor medical errors are one of the main causes of adverse events and deaths in high-risky units such as operating room, as well as affecting the quality of care provided to patients. In this context, the purpose of this study is to assess surgical team members' (surgeon, anesthesiologists, operating room nurse) attitudes related to crew resource management principles during their operations in general surgery of Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hospital. The operating room surgical team's attitudes toward the operating room management is considered as a method of reducing medical errors. The Operating Room Management Attitude Questionnaire, developed by Helmreich & Schaefer, and measures attitudes of the operating team toward the operating management and Personal Information Form that reflects participants' socio-demographic characteristics, which was configured by the researcher, were used in the research. Yalçınkaya (2010) translated Operating Room Management Attitude Questionnaire into Turkish language and had made the validity and reliability. A total of 145 responses were analysed, 57 from surgeons, 35 from anesthesiologists, and 53 from operating room nurse. Totally 46% of the population was reached. Conducted study revealed that, the changes observed in the study was higher amongst surgeons and nurses. The anesthesiologists was determined to take on the role of balance. Additionally, although hierarchical leadership approach adopted by surgeons, they support the participation of other staff in operational decisions but were found not to be open to suggestions. It was seen that surgeons give more importance to the non-technical skills than operating room nurses. In the operating environment, problems related to confidence were identified due to information asymmetry. In the study, the information related verbal plans and procedures were noticed, but it was seen that staff was not supported related to incident reporting. It is thought that stres, burnout and working with inexperienced staff may adversely affect personel' performance. Overall, it was noticed that quality of collaboration and teamwork (at least nurses) were important issue for participants. Briefings before operation were given less attention by the surgeons. Operating room nurses could not see the respect they deserve. Surgeons' perceptions regarding to the institutional environment were found to be more constructive. Furthermore, participants' degree of compliance with the procedures and rules, and their levels of solving medical errors occured, was found to be lower. It was also appeared that participants love their jobs. The perceptions of men relating to institutional environment was found to be more favorable than women. As age and professional work period increases, tolerance threshold against stress-burnout decreases. It was found that as the level of education increases, attitudes to the institutional environments were observed more positive. The perceptions of those who are married to stress-burnout was found to be more constructive. The positive and constructive attitudes on teamwork and pinstitutional envioronment were seen when rofessionalism level increased. Consequently, it was recommended that inter-professional approach to education and strengthening each team member should be required. Incident reporting system must be established and staff should be acquired awareness for reporting errors in operating room. Other variables such as personal problems and psychological factors have to be considered as a negative impact on individual and organizational performance. To flex the vertical hierarchy approach, special training concept should be given to surgeons. A powerful teamwork based collaborative should be adopted as the organizational culture. At the and, the professional reputation of each professional group absolutely must be respected.

Benzer Tezler

  1. Hastaların ameliyathanede bekleme sürelerinin bekleme hattı (kuyruk) modeli ile incelenmesi

    Examination of waiting times of patients in the operating room with waiting line (queue) model

    ÇAĞLA ISLATTI MUTLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    HemşirelikTrakya Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MANAR ASLAN

  2. Çocukluk çağı onkolojik, hematolojik ve kronik hastalıklarında kalıcı tünelli kateter uygulamaları ve vücut kitle indeksinin komplikasyonlar üzerine etkisi

    Permanent tunneled catheter applications in childhood oncological, hematological and chronic diseases and the effect of body mass index on complications

    EFİL AYDIN YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk CerrahisiDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FAİKA GÜLCE HAKGÜDER

  3. Genel anestezi altında tiroidektomilerde preinsizyonel yüzeyel bilateral servikal pleksus blokajında %5 levobupivakainin intraoperatif ve postoperatif ağrı üzerine etkileri

    The affects of %5 levobupivacaine on preincisional superficial bilaterally cervical plexus blockage for the intraoperative and postoperative pain in thyroidectomy operations made under general anesthesia

    SERAP BARTIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Anestezi ve ReanimasyonYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. UĞUR GÖKTAŞ

  4. Transüretral rezeksiyon geçirecek hastalarda müziğin kaygı ve fizyolojik parametreler üzerine etkisi

    The effect of music on anxiety and physiological parameters in patients undergoing transurethral resection

    KEZİBAN ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    HemşirelikSelçuk Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ŞERİFE KURŞUN

  5. Opioid kullanılmayan pediatrik cerrahilerde genel anestezi idamesinde minimal akımlı sevofluran veya yüksek akımlı sevofluran uygulanmasının, derlenme ajitasyonununa etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of minimal-flow sevoflurane or high-flow sevoflurane administration during the maintenance of general anesthesia on emergence agitation in pediatric surgeries without opioid use

    RUSLAN NUHOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA KAŞIKARA