Geri Dön

Açık kalp cerrahisi uygulanan hastaların preoperatif ve erken postoperatif serumsurfaktan tip b protein düzeylerinin postoperatif mortalite ve morbidite ile ilişkisinin araştırılması

High postoperative serum levels of surfactant type b as novel prognostic markers for congenital heart surgery

  1. Tez No: 420689
  2. Yazar: ONUR IŞIK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ KUTSAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Çocuk Cerrahisi, Cardiology, Pediatric Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Günümüz verilerine göre konjenital kalp hastalıkları bin canlı doğumda 5 ile 8 oranında görülmektedir. Bin yenidoğandan 2 veya 3'ünde yaşamın ilk senesinde semptomatik bir konjenital kalp hastalığı görülür. Bu hastaların yaklaşık %50'si ilk bir hafta içinde ; %60'ı da ilk bir ay içinde tanı almaktadır. Bu hastaların tedavisinde yoğun bakım izleminde yol gösterecek, komplikasyonların öngörülmesine yardımcı olacak, tedavinin şekillenmesini sağlayacak ve yoğun bakım izlemi süresine karar vermeyi kolaylaştıracak bir biyomarker bulunması, ayrıca bu markerin kısa sürede sonuç vermesi, güvenilir olması yoğun bakım izleminde büyük yararlar sağlayacaktır. Bu amaçla, sağlıklı bireylerde periferik kanda bulunmayan fakat kalp yetmezliği sonucu akciğerde alveolo-kapiller membranda oluşan basınç dengesizliği sonucu periferik kana karışan Sürfaktan Protein Tip B kullanılabilir. Sürfaktan Tip B, kalp yetmezliği bulunan erişkin hastalarda yetmezliğin derecesinin saptanması ve medikal tedaviye yanıtın saptanmasında biyolojik marker olarak kullanılmaktadır. Fakat konjenital kalp cerrahisinde kullanımına dair araştırmalar henüz yeterli değildir. Çalışmamızda açık kalp cerrahisi yapılan doğumsal kalp hastalıklı bebeklerin preoperatif ve postoperatif dönemde periferik kandaki Sürfaktan Tip B protein düzeylerine bakıldı. Hastalar pulmoner hipertansiyonu olan ve olmayan olarak gruplandı. Hastaların yoğun bakım takiplerinde elde edilen rutin parametreler ile karşılaştırılarak mortalite ve morbidite ilişkisi araştırıldı. Çalışmamızda SP-B nin konjenital kalp hastalıklı (pulmoner hipertansiyonlu, kalp yetmezlikli, hipoksik patofizyolojili) hastalarda preoperatif dönemde serumda gösterildi. Bu proteinin KPBP öncesi ve sonrası değerlerinde farklılık saptanması ; bu farklılığın alveolokapiller membran bozukluğu ve alveolar sürfaktan disfoksiyonundan dolayı olabileceği düşünüldü. Bu patofizyolojik durumun ise postoperatif birçok parametre ile anlamlı ilişki içinde olduğu, fakat pozitif korelasyon göstermediği saptandı. SP-B nin konjenital kalp hastalığı nedeni ile açık kalp ameliyatı geçirmiş hastaların yoğun bakım takiplerinde mortalite ve morbidite göstergesi olarak kullanılması için bu parametrenin daha genişletilmiş hasta grupları ve sayılarda çalışılması gerekmektedir

Özet (Çeviri)

According to our current knowledge, congenital heart diseases are seen in 5 to 8 of every 1000 thousand live births. Two or three of them shows symptoms during the first year of life. 50% of them were diagnosed during the first week and 60% of the infants were diagnosed in the first month. Presence of a valuable biomarker during the preoperative, perioperative and postoperative periods may strongly help the clinician for a better prognosis during treatment. For this reason, Surfactant Protein Type B plasma levels, in patients with cardiac problems devastating alveolocapillary membrane stability may help to evaluate these patients, which cannot be detected in normal individuals. This marker was used in adult patients with congestive heart failure, for detecting degree of failure and efficacy of the medical treatment. Its use in patients with congenital heart diesase was not fully studied. In our study, we measured plasma levels of this biomarker at preoperative and postoperative periods. Our study was conducted to detect the differences between pulmonary hypertensive and normotensive patients. With the results we got, we compared mortality and morbidity parameters at both periods and in both groups. We also studied the differences before and after cardiopulmonary bypass. Our results showed us that, this pathophysiologial state was related to other parameters we studied but direct correlation could not be shown. v Results about this study showed us that, Surfactant Protein Type B plasma levels may be helpful during all the phases of pediatric cardiac surgery. Obviously new studies with greater number of patients and pathologies may be give better and certain results about this biomarker.

Benzer Tezler

  1. Açık kalp cerrahisi sonrasında postoperatif erken dönemde hemodiyaliz uygulanan kronik böbrek yetmezliği tanılı hastalar ile akut böbrek yetmezliği tanılı hastaların mortalite/morbidite yönünden karşılaştırılması

    The comparison of mortality and morbidity of patients undergoing open heart surgery and hemodialysis performed at early postoperative period which has chronic renal insufficiency diagnosis and acute renal insufficiency diagnosis

    BARIŞ DURGUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiGata

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CENGİZ BOLCAL

  2. Açık kalp cerrahisi geçiren hastalarda kan transfüzyonunun erken dönem solunumsal morbidite ve mortalite üzerine etkisi

    Blood transfusion effect of early respiratory morbidity and mortality in patients undergoing open heart surgery

    DENİZ ŞANLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA ZEKİYE AŞKAR

  3. Açık kalp cerrahisi sonrası postoperatif erken dönemde gelişen minimal plevral efüzyonların yönetimi

    Management of minimal pleural effusions in post-operative EARLY stage after open HEART surgery

    KEMAL DEMİRCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BÜLENT AYDEMİR

  4. İzole CABG prosedürü uygulanan hastalarda del nido kardiyoplejisi'nin postoperatif erken dönemde ventrikül fonksiyonları üzerine etkileri

    The effects of del nido cardioplegia on ventricular functions in postoperative early period in patients with isolated CABG procedure

    EMRE KAYMAKCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ARİF GÜCÜ

  5. Açık kalp cerrahisi sonrası sternumu geç kapanan hastaların klinik sonuçları

    Clinical outcomes of patients with delayed sternum closure after open heart surgery

    GÜL ŞENER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZER KANDEMİR