Geri Dön

Meme kanserlerinde bazı glikoprotein fraksiyonların tümör belirteci olarak yararlılıkları

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 44164
  2. Yazar: NİLGÜN ERİŞ
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Biyokimya, Biochemistry
  6. Anahtar Kelimeler: Biyobelirteçler-tümör, Glikoproteinler, Meme neoplazmları, Neoplazmlar, Biomarkers-tumor, Glycoproteins, Breast neoplasms, Neoplasms
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Serum seromukoid, proteine bağlı total heksoz, total heksozamin, haptoglobin, seruloplazmin ve fosfoheksoz izomeraz düzeyleri sağlıklı ve meme kanserli olgulardan oluşan hasta gurubumuzda ölçüldü. Kontrol grubunda 84.15+7.90 mg/dl olarak belirlenen serum seromukoid düzeyi, meme kanseri grubunda 142.70±43,44 mg/dl olarak saptandı. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında meme kanserinde anlamlı artış gösterdiği izlendi (p < 0.000 1). Serum proteine bağlı total heksoz değeri kontrol grubunda 91.80+6.09 mg/dl, meme kanseri grubunda 124.84+26.67 mg/dl olarak belirlendi. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında meme kanserinde anlamlı artış gösterdiği izlendi (p< 0.0001). Total heksozamin ise kontrol grubunda 98.45±7.49 mg/dl, meme kanseri grubunda 128.59+25.04 mg/dl idi ve meme kanseri grubunda belirgin yüksekti (p < 0.0001). Serum haptoglobin değeri kontrol grubunda 132.8±48.0 mg/dl, meme kanseri grubunda 213.16165.79 mg/dl olarak saptandı. Meme kanseri grubunda kontrol grubuna göre anlamlı artış gösterdiği belirlendi (p < 0.0001). Seruloplazmin değeri kontrol grubunda 33.85±5.70 mg/dl, meme kanseri grubunda ise 57.82±15.45 mg/dl olarak bulundu. Meme kanseri grubunda anlamlı artış gösterdiği izlendi (p < 0.0001).Serum fosfoheksoz izomeraz değeri 49.20± 15. 10 U/lt, meme kanseri grubunda ise 86.66±44.08 U/lt olarak belirlendi ve meme kanseri grubunda belirgin yüksekti (p < 0.0001). Bütün parametrelerin kontrol grubuna göre evre I, evre II ve evre IU'de anlamlı yüksek olduğu saptandı. Sadece fosfoheksoz izomeraz değerinin evre I'de kontrol grubuna göre anlamlı yüksek olmadığı belirlendi (p > 0.05). Bu parametrelerin tek başına ve birlikte sensitivite ve teşhis hassasiyetleri değerlendirildi. En yüksek sensitivite ve tanısal doğruluk seromukoidde belirlendi (sırası ile % 88.6 ve % 94.3). Sensitivite ve tanısal doğruluğunun markerlar birlikte uygulandığında arttığı izlendi. Seromukoid ve proteine bağlı total heksoz kombinasyonunun en yüksek sensitivite ve tanısal doğruluğu gösterdiği saptandı (sırası ile % 97.7 ve % 98.7). Değerlendirdiğimiz parametrelerin tumoral süreç gelişimine paralel olarak artış gösterdikleri dikkate alındığında erken evrelerde etkin olamayacakları gözlenmektedir. Ancak uygulanan tedavinin etkinliğinin değerlendirilmesinde, rekürrens kontrolünde ve bir prognostik gösterge olarak faydalı olabilecekleri inkar edilemez.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Multidrug resistance in chronic lymphocytic levkemia

    Kronik lenfositik lösemide çoklu ilaç dirençliliği

    SENEM ŞİMŞEK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2000

    BiyoteknolojiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UFUK GÜNDÜZ

    DOÇ. DR. FİKRET ARPACI

  2. Multidrug resistance in locally advanced breast

    Lokal ileri evre meme kanserinde çoklu ilaç dirençliliği

    MUSTAFA CAN ATALAY

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2004

    BiyoteknolojiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UFUK GÜNDÜZ

  3. Targeting circulating breast cancer stem cells via mTOR and WNT inhibitors after bone metastasis

    Sirküle meme kanseri kök hücrelerinin kemik metastazı sonrası mTOR ve WNT inhibitörleri ile hedeflenmesi̇

    ÖZLEM ALTUNDAĞ ERDOĞAN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    BiyokimyaHacettepe Üniversitesi

    Kök Hücre Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BETÜL ÇELEBİ SALTIK

  4. Meme kanserlerinde talyum-201 (201 TI) sintigrafisi ve 99m Tc-nanokolloid lenfosintigrafisinin rölü mammografi ve ultrasonografi ile karşılaştırılması

    The Role of TI-201 scintigraphy and Tc-99m nanocolloid lymphoscintigraphy in breast cancers: A Comperative study with mammography and ultrasonography

    GÜLİN VURAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Radyoloji ve Nükleer TıpGazi Üniversitesi

    DOÇ.DR. MUSTAFA ÜNLÜ

  5. Meme kanseri nedeniyle meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda ekstensif intraduktal kompenentin lokal nüks etkisi

    Influence of the extensive intraductal component on to the local recurrence in breast conserving surgery

    SÜLEYMAN ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Genel CerrahiAnkara Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMİH AYDINTUĞ