Geri Dön

Kız ve erkek üniversite öğrencilerinde duygusallıkla tetiklenen yeme davranışıyla kişilik ve duygudurum bozukluğu belirtileri arasındaki ilişki

The relationship between eating behavior triggered with emotions and mood disorder symptoms and personality characteristics in male and female university

  1. Tez No: 468446
  2. Yazar: ECE TINMAZOĞLU
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. NESLİM GÜVENDEĞER DOKSAT
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Beykent Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Klinik Psikoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: 90

Özet

Bu çalışmada kız ve erkek üniversite öğrencilerinde duygusallıkla tetiklenen yeme davranışıyla kişilik ve duygudurum bozukluğu belirtileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi gönüllülük esasına göre kolayda örneklem yöntemiyle rastgele seçilmiş, Istanbul'un 3 farklı üniversitesinde eğitim alan 320 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Katılımcılara Duygusal İştah Anketi (DİA), Duygudurum Bozuklukları Ölçeği (DBÖ), Beş Faktörlü Kişilik Özellikleri Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan sosyodemografik bilgi formu veri toplama aracı olarak verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre emosyonel yeme davranışı ile cinsiyet, beden kitle indeksi ve diyet yapma davranışı ve kilo memnuniyeti algısı ile ilgili, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Elde edilen en önemli bulgular katılımcıların uyumluluk, nörötiklik, özdisiplin, dışadönüklük kişilik özellikleriyle emosyonel yeme arasında anlamlı bir ilişki olduğudur. Ayrıca uyumluluk kişilik puanlarının, anksiyete temelli duygu ve durumdaki iştahın ve dışadönüklük kişilik özelliklerinin ise olumlu duygu ve durumundaki iştahın anlamlı yordayıcısı olduğudur. Bu çalışmaya göre emosyonel yeme, uyumluluk ve dışadönüklük kişilik özelliğine sahip kişilerde gözlemlenmektedir ve yeme bozukluklarıyla obezitenin de ayrıca öncülüdür. Zaman içinde sağlığı ve psikolojiyi etkileme ihtimali olduğundan, daha kapsamlı araştırılması, risk faktörlerinin tespit edilmesi, sağlık ve koruma programlarının yürütülmesi, toplumun bilinçlendirilmesi gerekliliği dikkat çekicidir.

Özet (Çeviri)

The aim of this study was to explain the relationship between emotionally triggered eating behavior and mood disorder symptoms and personality characteristics in male and female university students. The sample of the research consisted of 320 university students from various departments of 3 different universities who were randomly selected by easy sampling method in Istanbul, aged between 17-25 on a voluntary basis. Participants were given a sociodemographic questionnaire prepared by the researcher, an emotional appetite questionnaire, a mood disorder scale, and a five factor personality scale as the data collection tools. According to the results, a statistically significant difference was found between emotional eating behavior and gender, body mass index and diet attitude behavior and perception of weight satisfaction. The most important findings were that participants had a significant relationship between harmoniousness, neuroticism, self-discipline, extroversion personality charecteristics and emotional eating. Harmoniousness was a significant predictor of personality charecteristics during anxiety-based emotional appetite and extrovert personality characteristics during positive emotional appetite. According to this study, emotional eating was observed in people who had harmoniousness and extrovert personality characteristics and was also a precursor to eating disorders and obesity. Since it was likely to affect health and psychology over time, more comprehensive research, identification of risk factors, implementation of health and protection programs, and awareness of the society is necassary.

Benzer Tezler

  1. Doppler ultrasonografi ve sintigrafi parametrelerinin renal transplant hastalarının kısa ve uzun dönem izlemindeki önemi

    The value of doppler ultrasonography and renal scintigraphy in the long term outcomes of pedi̇atri̇c renal transplant pati̇ents

    ENGİN MELEK

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    NefrolojiBaşkent Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA BASKIN

  2. Çocuk kalp damar cerrahisi yoğun bakım ünitesinde postoperatif kavşak kaynaklı ektopik taşikardi; sıklık ve risk faktörleri

    Junctional ectopic tachycardia after pediatric cardiac surgery; incidence and outcome

    NESLİHAN KIPLAPINAR

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ENDER ÖDEMİŞ

  3. Pediatrik olgularda desfluran ve sevofluran anestezisinin hemodinami ve derlenme üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    MUHARREM KOÇYİĞİT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Anestezi ve ReanimasyonUludağ Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OYA KUTLAY

  4. İzole büyüme hormonu eksikliği olan çocuklarda asimetrik dimetilarjinin düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of asymmetric dimethylarginine (adma) levels in children with growth hormone deficiency

    AŞAN ÖNDER

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEHRA AYCAN

  5. Prenatal hidronefrozu olan yenidoğanlarda; üriner enfeksiyon riski ve profilaksinin yeri, hidronefrozun tabii seyri

    The risk of urinary tract infection, necessisty of prophylaxis and natural outcome of hydronephrosis in newborns with prenatal hydronephrosis

    ALİ İŞLEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA AYFER GÜVEN