Geri Dön

Laparoskopik sleeve gastrektomi yapılan hastalarda preoperatif ve postoperatif multifaktöryel değerlendirme

Preoperative and postoperative multifactorial evaluation in laparoscopic sleep gastrectomy

  1. Tez No: 480967
  2. Yazar: METE KESKİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. KAMİL GÜLPINAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ufuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 80

Özet

Obezite dünya ekonomisi üzerinde ciddi yük oluşturan, prevalansı giderek artan, eşlik eden komorbiditeleri nedeni ile yaşam süresini azaltan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Yapılan çalışmalarla morbid obezitenin ilaç, diyet veya psikososyal terapilerle kalıcı olarak tedavisinin neredeyse olanaksız olduğu gösterilmiştir, ancak henüz altın standart olarak kabul edilen bir bariatrik cerrahi tekniği yoktur. Laparoskopik sleeve gastrektomi (LSG) son yıllarda primer bariatrik cerrahi yöntem olarak artan sıklıkla kullanılmaktadır. Literatürde, LSG'nin kısa dönem sonuçları üzerine yapılmış birçok çalışma olmakla beraber, orta ve uzun dönem sonuçlarını değerlendiren çalışma sayısı kısıtlıdır. Bu çalışmada, LSG'nin orta ve uzun dönem etkilerini, hastaların LSG sonrası uzun dönemde tekrar kilo alıp almadıklarını, obeziteye eşlik eden komorbiditelerin değişimini araştırmak amaçlanmıştır. Ekim 2014-Nisan 2017 tarihleri arasında, Ufuk Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda, morbid obezite tanısıyla LSG yapılan hastalar retrospektif olarak hastane bilgi sistemi ve hasta dosyaları incelenerek tarandı. Operasyon öncesi, operasyon sonrası 6. ay, 1. yıl ve 2. yıl bilgilerine ulaşılan 79 hasta çalışmaya alındı. Hastaların operasyon öncesine göre postoperatif 6. ay, 1. yıl ve 2. yıl vücut kitle indeksindeki (VKİ) değişim incelendi. Cerrahi öncesi tip 2 diyabet ve/veya hipertansiyonu bulunan hastaların operasyon sonrası kontrollerindeki tedavi değişiklikleri, olası komplikasyonlar ve mortalite araştırıldı. Hastaların metabolik durumları ameliyat öncesi ve sonrası dönemde karşılaştırıldı. Verilerin analizinde istatistik yazılım programı SPSS (IBM SPSS for Windows, ver.23) kullanılmıştır. P < 0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Yetmiş dokuz hastanın operasyon öncesi, operasyon sonrası 6. ay, 1. yıl ve 2. yıl kontrollerindeki ortalama VKİ sırasıyla; 43,01 ± 5,07, 31,67 ± 4,22, 27,71 ± 3,62, 25,57 ± 2,38 kg/m2 olarak hesaplandı. Operasyon öncesine göre, 6. ay, 1. yıl, 2. yıl kontrollerinde VKİ'ndeki düşüş anlamlı idi (p=0.0001). İkili karşılaştırmalar yapıldığında, 1. yıl kontrolündeki VKİ 6. aya göre daha azdı (p=0.001). İkili karşılaştırmalar yapıldığında; 1. yıldaki düşüş 6. aya göre anlamlı idi (p=0.0001). VKİ'nin 2. yıldaki değeri 1. yıla göre yine anlamlı bulundu (p=0.001). Operasyon öncesine göre, LSG sonrası 2. yılda diyabet ilacı kullanım sıklığında istatistiksel olarak anlamlı düşüş (sırasıyla %28,5 ve %7,1) saptandı (P=0.0001). Benzer şekilde operasyon öncesine göre, LSG sonrası 2. yılda antihipertansif ilaç kullanım sıklığında da istatistiksel olarak anlamlı düşüş (sırasıyla %35,7 ve %7,1) gözlendi (P=0.0001). Hiçbir hastada, majör komplikasyon ya da takip süresince mortalite izlenmedi. Morbid obezite cerrahisinde primer tedavi olarak uygulanan LSG, oldukça etkin, düşük mortalite ve morbidite oranları ile güvenilir bir yöntemdir. Kilo kaybının yanında tip 2 diyabet, hipertansiyon ve metabolik sendrom gibi eşlik eden komorbiditelerde de düzelme sağlamaktadır. LSG ile yeterli kilo kaybının sağlanamadığı ya da tekrar kilo alımı olan hastalarda, duodenal switch gibi ikincil operasyonlar düşünülebilir. LSG'nin uzun dönem sonuçlarını değerlendiren daha geniş hasta gruplu randomize çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Obesity is an important public health problem that causes a serious burden on the world economy, which increases the prevalence of comorbidities and decreases the duration of life. Studies have shown that morbid obesity is virtually impossible to treat permanently with medication, diet, or psychosocial therapies. However there is no bariatric surgical technique yet accepted as gold standard. Laparoscopic sleeve gastrectomy (LSG) has been used increasingly as a primary bariatric surgical method in recent years. In the literature, there are many studies on the short-term results of LSG. However, the number of studies evaluating the mid- and long-term results is limited. In this study, it was aimed to investigate the moderate and long term effects of LSG, whether patients gain weight again after long-term LSG, and the changes of comorbidities accompanying obesity. Between October 2014 and April 2017, patients who underwent LSG with the diagnosis of morbid obesity in Ufuk University General Surgery Department were examined retrospectively by reviewing the hospital information system and patient files. Seventy-nine patients who had preoperative, 6th month, 1st year and 2nd year postoperative data were included in the study. The change in body mass index (BMI) at postoperative 6th month, 1st year and 2nd year was analyzed according to the preoperative status of the patients. Treatment changes, possible complications and mortality during the postoperative period in patients with pre-surgery type 2 diabetes and / or hypertension were investigated. The pre- and post-surgical metabolic statuses of the patients were compared. Statistical software program SPSS (IBM SPSS for Windows, ver.23) was used for the analysis of all available patient data. P

Benzer Tezler

  1. Laparoskopik kolesistektomi operasyonu geçiren hastalarda üç farklı peep düzeyinin hemodinami, solunum mekaniği ve gaz değişimi üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of 3 different PEEP levels on hemodynamics, respiratory mechanics and elimination of volatile anesthetic agent in patients undergoing laparoscopic cholecystectomy

    HÜSNÜ MERT ARINALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DR. GÜLŞAH KARAÖREN

    DR. ÖMER TORUN ŞAHİN

  2. İntrauterin inseminasyonda laparoskopinin gebelik oranlarına etkisi

    The affect of laparoscopy to the pregnancy rates in intrauterine insemination

    ATALAY EKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖMÜR TAŞKIN

  3. 1987-1991 Yılları arasında Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Hastanesi infertilite kliniğine başvuran infertil hastalarda laparoskopik ve histerosalgingografik bulguların değerlendirilmesi

    To evaluate the findings of laparoscopy and hysterosalpingography in infertile women applied to the Infertility Clinics of Dr. Zekai Tahir Burak Women's hospital between 1987-1991

    OYA SENA ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. OYA GÖKMEN

  4. Endometrial kanser cerrahisinde laparoskopi ile laparotominin karşılaştırılması

    Comparison of laparoscopy and laparotomy for surgery of endometrial carcinoma

    ALİ OĞUZHAN HATİPOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALDUN GÜNER

  5. Sürrenalektomi yapılan hastaların klinik, onkolojik, fonksiyonel ve cerrahi sonuçları

    Clinical, oncological, functional and surgical outcomes of patients who underwent adrenalectomy

    ÜNSAL EROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TEVFİK SİNAN SÖZEN