Eozinofilik ve non eozinofilik ağır alerjik astımda nötrofil/ lenfosit ve eozinofil/lenfosit oranı omalizumab tedavi yanıtını öngörebilir mi?
Can neutrophil/lymphocyte and eosinophil/ lymphocyte ratio predict omalizumab treatment response in eosinophilic and non eosinophilic severe allergic asthma?
- Tez No: 491758
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İSMET BULUT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Alerji ve immünoloji, Astım, Hipersensitivite, Lenfositler, Nötrofiller, Omalizumab, Allergy and immunology, Asthma, Hypersensitivity, Lymphocytes, Neutrophils, Omalizumab
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç Th2/Th1 max patolojik yolakla ilişkili olarak ağır alerjik astımda da düşük eozinofilik fenotip ortak küme olarak görülebilir. Bu durum omalizumab(OMB) tedavi yanıtını etkileyebilir. OMB tedavisinin sonucunu öngörmede ekshale nitrözoksit(FENO) ölçümü, serum periostin düzeyleri ve bronşiyal eozinofili düzeylerinin kullanılabileceği önceki çalışmalarca bildirilmiştir. Bu yöntemler pahalı ve invaziv olabilmektedir. Biz bu çalışmada eozinofil düzeyi ve eozinofil lenfosit oranının OMB tedavisini öngörüp göremeyeğinin araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yötem Merkezimiz alerji kliniğinde OMB tedavisi alan hastalar retrospektif olarak tarandı. Bazal hemogram parametreleri, tedavi öncesi ve sonrası acil başvuruları, yıllık steroid kullanımları, varsa yıllık yatışları, hastaların kullandıkları ilaç ve dozları ve astım kontrol testleri(AKT) kaydedildi. Hastalar; küresel etkinlik değerlendirmesi(GETE) skalası, tamamen düzelme(mükemmel) ve belirgin düzelme(iyi) şeklinde değerlendirildiyse yanıt alınan, kısıtlı değişiklik, hiç değişiklik yok ya da kötüleşen şeklinde değerlendirildiyse de yanıt alınmayan olarak kaydedildi. Bulgular Toplam 83 hastanın yaş ortalaması 50,03±10,78; 64(%77) hasta kadın 18(%23) hasta erkek idi. Hastaların AKT ve solunum fonksiyon parametrelerinden FEV1 anlamlı artarken; atak sayılarının, acil başvurularının, yıllık yatışlarının ve sistemik steroid ihtiyaçlarının anlamlı olarak azaldığı görüldü(p<0,05). Hastaların 63'ü(%76) yanıt alınan 20'si(%24) yanıt alınamayan gruptaydı. Gruplar eozinofil ve eozinofil lenfosit oranı olarak karşılaştırıldıklarında yanıt alınan grupta eozinofil ve eozinofil lenfosit oranı anlamlı olarak yüksekti(yanıt alınan grup eozinofil ortalaması 450590 hücre/mm3(%3,71), eozinofil lenfosit oranı 0,180,19; yanıt alınamayan grup eozinofil ortalaması 180190 hücre/mm3(%2,09), eozinofil lenfosit oranı ise 0,080,06 olarak bulundu; sırasıyla p <0,017 ve < 0,04). Sonuç Ağır alerjik astımda OMB tedavisinin yanıtını öngörmede pahalı ve invaziv olabilen metodlar yerine hemogram parametrelerinden eozinofil lenfosit oranı tedavi yanıtı ile korele bulunmuş ve daha ucuz ve kolay ulaşılabilir olmasından dolayı umut vaat etmektedir. Daha geniş hasta sayıları ile randomize kontrollü çalışmalara gereksinim vardır.
Özet (Çeviri)
Aim Th2/Th1 mix pathological pathway may be seen as a common set of low eosinophilic phenotype in severe allergic asthma. This may affect omalizumab(OMB) treatment responce. The results of OMB therapy have been reported in previous studies in which exhaled nitric oxide(FENO) measurement, serum periostin levels, and bronchial eosinophilia levels could be used. These methods are expensive and invasive. In this study, we aimed to investigate whether eosinophil level and eosinophil lymphocyte ratio predict OMB therapy. Material and Methods Patients who received OMB therapy in our allergy clinic were screened retrospectively.Baseline hemogram parameters, pre- and post-treatment emergency admission, annual steroid use, annual admission of inpatient care unit, medication and doses used by patients and asthma control tests (ACT) were recorded. According the global efficacy assessment(phisician's GETE) scalepatients was recorded as responder if assessed as complete improvement(excellent) and significant improvement (good); and recorded as unresponder if assessed as limited change, no change or worsening. Results The mean age of 83 patients was 50.03 ± 10.78; 64 (77%) patients were female and 18 (23%) were male. While ACT scores and FEV14 as a pulmonary function parametre was significantly increased, the number of urgent admission, annual hospitalizations and systemic steroid needs decreased significantly(p<0,05). Sixty-three of the patients (76%) were in the responder group and twenty of the patients were in the unresponder group(24%). When the groups were compared as eosinophil and eosinophil lymphocyte ratio, the ratio of eosinophil and eosinophil lymphocyte was significantly higher in the response group(the mean eosinophil count was 290 cells / mm3 (3,71%) and the eosinophil lymphocyte ratio was 0.14 was in the responder group; the mean eosinophil count was 180 cells / mm3 (2.09%) and the eosinophil lymphocyte ratio was 0.06 in the unresponder group; p value was <0,017 and 0,04 respectively). Conclusion Instead of expensive and invasive methods for predicting the response of OMB therapy in severe allergic asthma, the eosinophil lymphocyte ratio in hemogram parameters is correlated with treatment response and giving hope to be cheaper and easier way to reach. There is a need for larger patient numbers and randomized controlled studies.
Benzer Tezler
- Bronşial astma tanısıyla takipli hastalarda montelukast kullanımına bağlı hepatotoksisite incelemesi
Başlık çevirisi yok
KAMİL TEKER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. RENGİN ŞİRANECİ
- Nazal polipozis ile birlikte olan kronik rinosinüzitin eşlik ettiği eozinofilik ağır astımlı hastalarda mepolizumab tedavisinin etkinliği
Effectiveness of mepolizumab treatment in patients with eosinophilic severe asthma accompanied by chronic pansinusitis and nasal polyposis
MARİYE DOĞRU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULKADİR BAŞTÜRK
DOÇ. DR. EMEL ATAYIK
- Ağır astıma nazal polipin eşlik etmesi biyolojik tedavi yanıtını etkiler mi? Nazal polip subgrup analizlerline göre omalizumab ve mepolizumab tedavi yanıtlarının karşılaştırılması
Does concomitant nasal polyp affect the efficacy of biologic therapy in severe asthma? Comparison of omalizumab mepolizumab treatment efficacy according to nasal polyp subgroup analyzes
FATMA KÜBRA KILIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA MERVE TEPETAM
- Besin allerjili çocuklarda astım ve bronş aşırı duyarlılığı sıklığının ve astım için risk faktörlerinin belirlenmesi
Frequency of asthma and bronchial hyperreactivity in children with food allergy and analysis of its risk factors
SELİN YAKARIŞIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CANSIN SAÇKESEN
- Investigation of immune regulation in pediatriceosinophilic esophagitis (EOE) patients
Pediatrik eozinofilik özofajit (EOE) hastalarında immün regülasyonunun araştırılması
CEREN BÜYÜK
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
Allerji ve İmmünolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiMoleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. AYÇA SAYI YAZGAN