Yoğun bakım hastalarında akut böbrek yetmezliğinin erken tanısında presepsinin rolü
Role of biomarkers in early diagnosis of acute renal failure in the intensive care patients
- Tez No: 507856
- Danışmanlar: PROF. DR. DİLEK ÖZCENGİZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Böbrek hastalıkları, Böbrek yetmezliği-akut, Kalsitonin, Kreatinin, Presepsin, Teşhis, Yoğun bakım, Yoğun bakım üniteleri, İdrar, Kidney diseases, Kidney failure-acute, Calcitonin, Creatinine, Presepsin, Diagnosis, Intensive care, Intensive care units, Urine
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çukurova Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Böbrek yetmezliği kritik hastalarda önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Bu nedenle kritik hastaların bakımında böbrek hasarının tanınması amacıyla RIFLE VE AKI sınıflamaları geliştirilmiştir. Yoğun bakımlardaki böbrek hasarı genellikle sepsis zemininde gelişir. Presepsin sepsis tanısında kullanılan yüksek sensitivite ve spesifiteye sahip yeni bir biyomarkerdır. Ancak literatürde böbrek yetmezliğinde presepsin düzeylerinin rolünü gösteren yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada böbrek yetmezliği olan kritik hastalarda idrar ve kan presepsin düzeylerinin tanıdaki rolünün araştırılması hedeflendi. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Çukurova üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon A.D. ve Etik Kurul onayı ile hastalardan bilgilendirilmiş rıza onam formu alınarak yapıldı.Çalışmaya yoğun bakımda yatmakta olan, yaşları 18-75 arasında erişkin 60 hasta alındı. Hastalar iki grupta incelendi. Grup 1(n=30) yoğun bakıma kabülünde böbrek yetmezliği mevcut olmayan, Grup 2 (n=30) yoğun bakıma kabülünde böbrek yetmezliği mevcut olan hastalar olarak belirlendi. Böbrek hasarı değerlendirmesi RIFLE sınıflaması ile yoğun bakım hastalık şiddeti ise APACHE II ve SOFA skorlama sistemi ile yapıldı. Nötropenik olan, HIV enfeksiyonu olan, kronik böbrek yetmezliği olan, hemodiyaliz uygulanan ve septik şokta olan hastalar çalışma dışı bırakıldı.Yoğun bakıma yatışın 1. 2. ve 7.günlerinde kan ve idrarda presepsin, kanda Hb, Htc, WBC, platelet, PCT, CRP, biluribin, Na, K, üre, kreatinin, laktat düzeylerine bakıldı. Veriler SPSS 17.0 programı ile kayıt altına alınarak Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik AD tarafından analiz edildi. Bulgular: Hastaları demografik özelliklerine göre incelediğimizde; grup 2'deki hastaların yaş ve APACHE II skorlarının, grup1'e göre anlamlı olarak daha yüksekti.(p <0,05). Gruplar arasında SOFA ve cinsiyet dağılımları arasında anlamlı bir fark bulunamadı (p>0,05). 7. gün kan Presepsin, WBC ve CRP değerleri grup 2'de anlamlı olarak yüksek bulundu. Grupların zaman içindeki kan presepsin değerlerindeki değişim incelendiğinde; grup1'in değerleri zaman içerisinde azalırken; grup 2'de arttığı saptanmıştır (p=0.001). PCT değerleri grup 2'de anlamlı olarak yüksek bulundu (p <0,005). Her iki grupta da hastaların PCT değerleri zaman içinde azaldı (p<0,05). Üre ve sKr düzeyleri grup 2'de grup 1'e göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p <0,0001). Grup1'in kreatinin değerleri zaman içerisinde azalırken; grup 2'de arttığı saptandı (p=0.001). Grup 2'de GFR düzeyleri grup 1'e göre anlamlı olarak düşük bulundu. Kan ile idrar presepsini arasındaki ilişki karşılaştırıldığında ikisi arasında anlamlı bir korelasyon saptandı (p <0,0001, r=0,65). Kan ve idrar presepsini ile PCT arasındaki ilişki karşılaştırıldığında ikisi arasında negatif korelasyon saptandı. Sonuç: Yoğun bakımda yatan akut böbrek yetmezliği tanısı alan hastalarda olmayanlara göre presepsin ve prokalsitonin konsantrasyonları kanda belirgin olarak yüksek görülmektedir. Ancak idrar presepsin düzeylerine bakıldığında akut böbrek yetmezlikli hastalarda olmayanlara göre fark yoktur. Akut böbrek yetmezliği olan hastalarda kan presepsin konsantrasyonu ile hastalık şiddeti ilişkilidir.
Özet (Çeviri)
Aim: Renal failure is a major cause of morbidity and mortality in critically ill patients. Because of this reason RIFLE and AKIN classifications have been established for recognition of kidneydamage in thecare of critically ill patients.The kidney damage in intensive care patients usually develops on sepsis ground. Presepsin is a new biomarker with high sensitivity and specificity used in diagnosis of sepsis. However, there are not enough studies in the literature showing the role of presepsin levels in renal failure. We aimed to investigate the role of urine and blood presepsin levels in diagnosis in critically ill patients with renal failure in this study. Materıals and Methods: This study was performed with informed consent from patients and approval of ethics committee and Çukurova University, Faculty of Medicine, Department of Anesthesiology and Reanimation. 60 adult patients aged between 18 and 75 years in the intensive care unit were included in this study. The patients were divided in two groups. The patients with renal failure while receiving intensive care unit were identified as Group I (n=30) and the patients without renal failure while receiving intensive care unit were idendified as Group II (n=30). RIFLE classification was used for the assessment of renal damage and APACHE II and SOFA scoring systems were used for assessment of intensive care disease severity. The patients who had neuropenia, HIV infection, septic shock, chronic renal failure and were receiving hemodialysis were excluded from this study. Presepsin levels in blood and urine, Hb, Htc, WBC, platelet, procalcitonin, CRP, bilirubin, Na, K, urea, creatinine and lactate levels in blood were measured during the first, second and seventh days of intensive care. Data were recorded with SPSS 16.0 program and analyzed by Çukurova University, Faculty of Medicine, Department of Biostatistics. Findings: The age and APACHE II scores of the patients in Group II were significantly higher than Group I (p < 0.05) when we analyze patients according to their demographic characteristics. There was no significant difference between SOFA scores and gender distributions betweens groups (p > 0.05). Presepsin, WBC and CRP levels in in blood were significantly higher in Group II on the seventh day. When the change of presepsin levels in blood over time was examined in both groups we observed that the values in Group I decreased and the values in Group II increased (p=0.001). Procalcitonin levels were significantly higher in Group II (p < 0.005). Procalcitonin levels of the patients decreased over time in both groups (p < 0.05). Urea and creatinine levels were significantly higher in Group II compared to Group I (p < 0.0001). While the creatinine levels of Group I decreased over time, they increased in Group II (p=0.001). GFR levels in Group II were significantly lower than Group I. There was a significant correlation between blood and urinary presepsin levels (p < 0.0001, r = 0.65). Negative correlation was found between blood and urinary presepsin levels and procalcitonin levels. Results: Presepsin and procalcitonin levels were found significantly higher than those in patients with acute renal failure in intensive care unit. However, when presepsin levels in urine were considered, there was no difference between patients with or without acute renal failure. Presepsin levels in blood were associated with the disease severity in the patients with acute renal failure.
Benzer Tezler
- Yoğun bakım hastalarında akut böbrek yetmezliğinin erken tanısında biyobelirteçlerin rolü
Role of biomarkers in early diagnosis of acute renal failure in the intensive care patients
ABDULLAH EVREN YETİŞİR
- Yoğun bakım hastalarında akut böbrek yetmezliğinin erken tanısında ınterlökin-18 (IL-18), doku ı̇nhibitör metalloproteinaz-2 (TIMP- 2), ı̇nsülin benzeri büyüme faktörü bağlayıcı protein-7 (IGFBP7) biyobelirteçlerinin rolü
The role of interleukin-18 (IL-18), tissue inhibitory metalloproteinase-2 (Timp-2), insulin-like growth factor binding protein-7 (IGFBP7) biomarkers in the early diagnosis of acute renal failure in intensive care patients
MÜZEYYEN ASLI ERGÖZOĞLU
- Kritik çocuk hastalarda ferritin ve soluble interlökin 2 reseptör α düzeyinin araştırılması, prognoz üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Investigation of ferritin and soluble interleukin 2 receptor α levels in critical pediatric patients, evaluation of their effects on prognosis
İLKNUR PENÇE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Sağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Respiratuar Distresli olgularda böbrek yetmezliğinin erken belirteci olarak idrarda Kidney injury molecule-1'in rolü
Role of urine Kidney injury molecule-1 as an early predictor of acute renal failure in newborns with respiratory distress syndrome
GÜRKAN GENÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Ondokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Yoğun bakım ünitesinde hemodiyaliz hastalarında C-reaktif protein, prokalsitonin, pan-immun inflamasyon düzeylerinin enfeksiyon tanısındaki değeri ve mortalite üzerine etkisi
The value of C-reactive protein, procalcitonin and pan-immune inflamation levels in the diagnosis of infection and their impact on mortality in hemodialysis patients in the intensive care unit
HALİL AKKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...