2016-2018 tarihleri arasında Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi'nde hipermezis gravidarum tanılı hastaların ve yaş-uyumlu sağlıklı gebelerin D vitamini düzeylerinin karşılaştırılması
Comparison of vitamin D levels of hypermezis graviadarum diagnosed diseases and age-compatible healthy pregnants in Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi between 2016-2018 dates
- Tez No: 507994
- Danışmanlar: DOÇ. DR. DENİZ ÖZTEKİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Hiperemezis Gravidarum, Vitamin D eksikliği, Gebeliğin bulantı-kusması, Bulantı, Gebelik, Gebelik komplikasyonları, Hipermezis graviadarum, Kusma, Vitamin D, İzmir, Hyperemesis Gravidarum, Vitamin D deficiency, Nausea-vomiting of pregnancy, Nausea, Pregnancy, Pregnancy complications, Hypermezis graviadarum, Vomiting, Vitamin D, Izmir
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Hiperemesis gravidarum, şiddeti değişmekle beraber gebelerde % 50–70 sıklıkta görülen bir yakınmadır. Bulantı-kusma, gebeliğin ilk trimesterinde ciddi olarak yaşam kalitesi bozukluğuna neden olan bir durumdur. Bu durum iş gücü kaybına, hastanede yatarak tedavi ihtiyacına ve sağlık ekonomisinde yüksek maliyetlere neden olmaktadır. Vitamin D ise, diyetle alınabilen ancak temelde ultraviolet ışınları etkisi altında ciltten sentezlenebilen bir vitamindir. Vücutta pek çok sistem üzerinde etkisi olduğu gösterilmiş olmakla beraber, vitamin D'nin immun fonksiyonlar ve inflamatuar yanıt üzerindeki etkileri son zamanlarda araştırılmaktadır. Sık görülen bazı immun aracılı ve inflamatuar hastalıkta vitamin D eksikliğinin ve Vitamin D Reseptör (VDR)defektinin rolü gösterilmiştir. Bu hastalıklardan biri de inflamatuar bağırsak hastalıklarıdır. Yapılan çalışmalarda, deneysel olarak oluşturulan VDR defekti sonrasında oluşturulan inflamatuar bağırsak hastalığı tablosu daha şiddetli olmaktadır. Vitamin D eksikliğininde daha şiddetli bir gastrik inflamasyon tablosu oluştuğu gösterilmiştir. Çalışmamızda, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde 12 hafta altı hiperemezis gravidarum tanılı gebelerin ve yaş-uyumlu sağlıklı gebelerin vitamin D düzeylerini karşılaştırmayı ve hiperemezis gravidarum etiyolojisinde serum vitamin D düzeyinin yerini saptamayı amaçladık. Materyal-Metod:Hastanemiz Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniğine başvuran ve hiperemezis gravidarum tanısı konulan, 18-40 yaş arası (ortalama yaş 28.57) 60gebe ve kontrol grubu olarak benzer yaş grubundan, 60 sağlıklı gebe çalışma kapsamına alındı.Gebeler retrospektif olarak incelendi. Her iki grupta yaş yönünden grup eşleştirmesi yapılıp probel sistemi üzerinden incelendi. Olgu formları oluşturulup vaka ve kontrol grubu hakkında gerekli bilgiler kaydedildi. Vaka ve kontrol grubundagebelerin yaşı, gebelik haftası, kaçıncı gebeliği olduğu, demografik özellikleri, vücut kitle indeksleri, hastaneye yatış anındaki veya başvurusundaki bazı biyokimyasal bulguları (troid fonksiyon testleri ve 25(OH)D3 düzeyi) çalışmada incelendi. Bulgular, IBM SPSS Statistics 21.0 programında analiz edidi. Bulgular: Çalışmamızda,D vitamini düzeyi normal olan (> 30 ng/ml) 1, eksiklikolan (10-30 ng/ml) 71, şiddetli eksik olan (<10 ng/ml) 48 gebe saptamıştır.Çalışmamıza dahil ettiğimiz toplam 120 gebenin ortalama vitamin D düzeyinin 11.9 ± 5.00 olduğu saptanmıştır. Vaka grubundaki bireylerin vitamin D ortalaması 9.92± 3.67 iken, kontrol gurubunda vitamin D ortalaması 13.88± 5.38 şeklinde saptanmışıtır. Hiperemezis gravidarum tanısı alan bireylerin vitamin D ortalama değeri istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Yaş gruplarına göre vitamin D düzeyi incelendiğinde ise vaka- kontrol grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.Hiperemezis gravidarum tanısı alan bireylerin vitamin D düzeyi incelendiğine ise %55 (n=33) gebede D vitamini düzeyinde şiddetli eksiklik (<10 ng/ml)saptanırken, % 45 (n=27) gebede D vitamini düzeyinde eksiklik(10-30 ng/ml)saptanmıştır. Çalışma grubunda, Hiperemezis gravidarum tanısı alan gebelerde D vitamini düzeyi normal olan (> 30 ng/ml) olan hasta bulunmamktadır.Hiperemezis gravidarum tanısı alan bireylerinVitamin D düzeylerişiddetli eksiklik(<10 ng/ml), eksiklik(10-30 ng/ml)yönünden değerlendirildiğinde ise hiperemezis gravidarum tanılı hastaların vitamin D düzeyinde şiddetli eksiklikgörülmesi istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. İki grup arasında sT3,sT4 ve TSH düzeyleri karşılaştırıldığında ise hiperemezis gravidarum tanılı hasta grubunda beklenildiği üzere sT3 ve sT4 değeri kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. TSH düzeyi ise kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızda, Hiperemezis gravidarum tanısı alan gebelerin vitamin D düzeyi, kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur. Ayrıca vitamin D düzeyi şiddetli eksiklik(<10 ng/ml),eksiklik (10-30 ng/ml)yönünden değerlendirildiğinde ise hiperemezis gravidarum tanılı hastalarda, kontrol grubuna göre vitamin D düzeyindeşiddetli eksikliğin daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Bu sonuçlar ile,hiperemezis gravidarum tanılı hastalarda, daha erken haftalarda vitamin D düzeyine bakılması ve eksiklik saptananlarda daha erken dönemde vitamin D replasmanı önerilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Aim: Hyperemesis gravidarum is a complication of 50-70% of the cases with varying severity. Nausea and vomiting is a condition that causes serious quality of life impairment in the first trimester of pregnancy. This causes loss of work power, inpatient treatment and high costs in the healthcare economy. Vitamin D is a vitamins that can be synthesized from the skin under the influence of ultraviolet rays, which can be taken with the diet. The effects of vitamin D on immunocompetence and inflammatory response have been recently investigated, although it has been shown to have effects on many systems in the body. The role of vitamin D deficiency and Vitamin D receptor (VDR) deficiency in a number of common immuno-mediated and inflammatory diseases has been demonstrated. One of these diseases is inflammatory bowel disease. In the studies performed, the inflammatory bowel disease table formed after the experimentally created VDR defect is more severe. Vitamin D deficiency has been shown to result in a more severe gastric inflammation pattern. In our study, we aimed to compare the vitamin D levels of pregnancies diagnosed with hyperemesis gravidarum and age-matched healthy pregnancies in İzmir Tepecik EğitimveAraştırma Hastanesi and to determine the place of serum vitamin D level in hyperemesis gravidarum etiology. Materials(Patients) and Methods:60 pregnant women between 18-40 years (mean age 28.57) who were diagnosed as hyperemesis gravidarum who applied to our clinic for obstetrics and gynecology and 60 healthy pregnant women as a control group were included in the study. The pregnancies were examined retrospectively. In both groups, group matching was done by age and probel system. Case forms were created and necessary information about case and control group was recorded. Some biochemical findings (thyroid function tests and 25 (OH) D3 level) were studied in the case and control group, including age, gestational week, maternal gestation, demographic characteristics, body mass indexes, hospital admission or admission. Results were analyzed in the IBM SPSS Statistics 21.0 program. Results: In our study, we identified 48 pregnant women with a D level of normal (> 30 ng / ml), 71 with a deficiency (10-30 ng / ml), and a severe deficiency (<10 ng / ml). The mean vitamin D level was found to be 11.9 ± 5.00 for a total of 120 pregnancies included in our study. The mean vitamin D level of the subjects in the case group was 9.92 ± 3.67, while the mean vitamin D level in the control group was 13.88 ± 5.38. The mean value of vitamin D in individuals who had a diagnosis of hyperemesis gravidarum was found to be statistically significantly lower. When vitamin D level was examined according to age groups, there was no significant difference between case-control groups. When the vitamin D level of the subjects with hyperemesis gravidarum was examined 55% (n = 33) had severe deficiency (<10 ng / ml) in pregnant D vitamine level and 45% (n = 27) ml). In the study group, there were no patients with normal vitamin D levels (> 30 ng / ml) in pregnancies diagnosed with hyperemesis gravidarum. When vitamin D levels in hyperemesis gravidarum patients were assessed for severe deficiency (<10 ng / ml) and deficiency (10-30 ng / ml), severe deficiency of vitamin D levels in patients with hyperemesis gravidarum was statistically significantly higher. When sT3, sT4 and TSH levels were compared between the two groups, sT3 and sT4 values were significantly higher than the control group as expected in the patient group with hyperemesis gravidarum. TSH level was significantly lower than control group. Conclusion: In our study, the vitamin D level of pregnants who had hyperemesis gravidarum diagnosis was found to be significantly lower than the control group. In addition, when vitamin D levels were evaluated in terms of severe deficiency (<10 ng / ml) and deficiency (10-30 ng / ml), severe deficiency of vitamin D level was observed in patients with hyperemesis gravidarum according to the control group. With these results, we think that vitamin D level should be considered in patients with hyperemesis gravidarum at an earlier week and that vitamin D replacement should be recommended earlier when deficiency is detected.
Benzer Tezler
- Çocuk yoğun bakım kliniği'ne sepsis nedeniyle yatan hastaların klinik sonuçları ve mortalite belirteçleri
Clinical outcomes and mortality predictors of patients with sepsis in pediatric intensive care unit
ESRA DEMİRTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE BERNA ANIL
- Acil serviste nazogastrik tüp takılan çocuk hastalarda tüpün yerinin idrar stripi kullanılarak doğrulanması
Emergency service children with nazographic tube installed tube verifying urine using stripe
SANİYE ZENGİN ÇOLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
İlk ve Acil Yardımİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDEN EROL ÜNLÜER
- Paternal depresyonun erken bebeklik döneminde baba-bebek bağlanmasına etkisi
The effect of paternal depression on father-infant attachment in early infancy
SABİHA IŞIK
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Hemşirelikİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NURAY EGELİOĞLU CETİŞLİ
- Genel cerrahi endoskopisti tarafından 3.basamak yoğun bakım ünitesindeki hastalara uygulanan yatak başı perkütan endoskopik gastrostominin klinik sonuçları
Başlık çevirisi yok
ANIL TÜKENMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
UZMAN LEVENT UĞURLU
- Bakteriyel keratitli olgularda klinik özelliklerin belirlenmesi ve korneal tutulumun optik koherens tomografi ile değerlendirilmesi
Determination of clinical features in cases with bacterial keratitis and corneal involvement evaluation with optical coherence tomography
KEMAL DEMİRBAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Göz HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN HAKAN ÖZTÜRK
UZMAN BEDİZ ÖZEN