Nietzsche, Heidegger ve Foucault'da akıldışı
Non-rational in Nietzsche, Heidegger and Foucault
- Tez No: 508987
- Danışmanlar: PROF. DR. AZİZ KURTULUŞ DİNÇER
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 155
Özet
“İnsanın ne olduğu”ve“gelecekte ne olacağı”, bunlar özellikle felsefenin düşünebileceği sorular. Bu çalışma kuşkusuz bunlara cevap verebilme gücünden uzak. Ancak bu türden soruların tartışıldığı bir zamanın gereksinimlerinde, buradaki soruşturma, insanın akıl ile akıldışı görünümlerine odaklanmaya çalışmaktadır. Öyleyse burada insanın ne“şu anda ne olduğu”ne de“gelecekte ne olacağı”sorularına bir cevap aranmış, ama bu türden sorulara bir hazırlık olması maksadıyla duyum, duygu, istenç, düşünce gibi insan yetilerinin ne oldukları ve birbirleriyle ne türden ilişkiler içerisinde oldukları Nietzsche, Heidegger ve Foucault bağlamında ele alınarak soruşturulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada özellikle akıldışına odaklanılmasına rağmen aklın belli bir görünümünü elde edebilmek için“Giriş”kısmında Descartes'tan başlayarak Hegel'e varana dek belli başlı düşünürlerin düşünceleri ele alınmış, ondan sonra da akıldışına dair en açık ifadeleri bulabileceğimizi düşündüğümüz düşünürler üzerinde durulmuştur. Nietzsche aklın yetersizliğini, onun ortaya çıktığını ve her şey gibi onun da bir oluş sürecinin olduğunu ifade etmiş, Heidegger aklı“özlü düşünme”ile başka bir boyuta taşımış, Foucault ise delilik ile onun iktidarını sorgulamıştır. Böylece bu düşünürler aracılığıyla aklın, akıldışıyla ilişkisinde dünyaya ve özellikle insana belli bir sınır çizip çizemeyeceği“nedensellik”ile birlikte tartışılarak bir sonuca varılmaya çalışılmıştır. Öyleyse diyebiliriz ki bu çalışmada her ne kadar akıldışına odaklanılmışsa da bu ancak akılla olan ilişkisi göz önüne alınarak yapılmıştır. Böylece aklın burada akıldışı diye ifade edilen duyum, duygu, istenç, delilik,“özlü düşünme”gibi insana ait görünümlerden bağımsız olmadığı, hatta en derin temelleri itibariyle bunlarla ilişkili olduğu gösterilmeye çalışılmış ve sonuç olarak aklın ne onları baştan başa kuşatabildiği ne de onlarsız 'var' olabildiği ortaya konulmaya gayret edilmiştir. Bu durumda mutlak bir akıl tasarımı söz konusu olamayacağı gibi dünyanın ve insanın sınırlarının da akılla çizilemeyeceği temellendirilmeye çalışılmıştır.
Özet (Çeviri)
“What a human being is”and“what he will be in the future”are questions that can be asked especially by philosophy. However, nowadays in which these questions debated, the examination here focuses on the rational and the non-rational appearances of human beings. Then, here, the question is neither“what a human being is now”or“what he will be in the future”; rather in order to make preparation for these questions, the abilities of human beings, such as sensation, emotion, will, thinking, and reason, and their relations with each other are being examined in the context of Nietzsche, Heidegger, and Foucault. Though this study especially focuses on the non-rational, in order to have a definite picture of reason, in the Introduction, the ideas of some philosophers starting from Descartes to Hegel have been examined. Next, the thoughts of the philosophers who explicitly discuss on the non-rational have been examined. Nietzsche has mentioned about the inability and the rise of the reason, and that like every other thing, reason also has a becoming process. Heidegger has added another dimension to the reason with his idea“essential thinking”(das wesentliche Denken). And, Foucault has examined the power of the reason with madness. Thus, whether the reason and the non-rational can limit the world and especially human beings has been argued/discussed in the context of“causality”and thoughts of these philosophers. If so, we can say that although this study focuses on the non-rational, it is made only as the relationship of reason considered (it could be possible only by taking into consideration the reason). Thus, it has been attempted to show that the reason is not unconnected from the human appearances/faculties/abilities such as sensation, emotion, desire, madness,“essential thinking”which expressed here as non-rational, even (it) is related to their deepest ground. As a result, it has been tried to show that the reason can neither be able to encircle them from the beginning to end nor 'exist' without them. In this case, it has been attempted to justify that representation of an absolute reason is impossible, also the boundaries for world and for human cannot be drawn.
Benzer Tezler
- Felsefe tarihinde kendini bilmek kavramına paradigmatik bir bakış
A paradigmatic view of the concept of self-knowledge in the history of philosophy
BÜŞRA BİLGİN
- An analysis of foucault's ?introduction to Kant's anthropology?
Foucault'nun 'Kant'ın anthropolojisine giriş'inin bir analizi
TOLGA KOBAŞ
Yüksek Lisans
İngilizce
2009
FelsefeSabancı ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü
YRD. DOÇ. DR. AYHAN AKMAN
- Heidegger'in Nietzsche yorumunda sanat ve hakikat ilişkisi
The relationship of art and truth in Heidegger's interpretation of Nietzsche
FEYRUZE CILIZ