Hollywood sineması ve İslamofobi: 11 Eylül sonrası Hollywood sinemasında İslamofobinin yeniden üretimi
Hollywood cinema and Islamophobia: Reproduction of Islamophobia in post 9/11 Hollywood cinema
- Tez No: 510402
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MERAL ÖZÇINAR
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Sahne ve Görüntü Sanatları, Sosyoloji, İletişim Bilimleri, Performing and Visual Arts, Sociology, Communication Sciences
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Uşak Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 172
Özet
İslamofobi kavramı, her ne kadar dinî bir kavram gibi görünse de tarihsel ve ideolojik bir arkaplana sahip olan bir kavramdır. Batı'nın İslam'la olan ilk temasından itibaren bir kutuplaşma, ötekileştirme ve düşmanlığın ortaya çıktığı görülmektedir. İslam Dünyası'nın coğrafi, bilimsel ve kültürel ilerleyişinin Emevilerden Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk toprak kaybı yaşadığı Karlofça Antlaşması'na kadar devam ettiği görülmektedir. Ancak daha sonrasında yaşanan Batı'daki Coğrafi Keşifler, Rönesans ve Reform hareketleri ile beraber Batı'nın birçok açıdan İslam Dünyası'nın önüne geçmeye başladığı görülmektedir. Bu durumun dünyanın daha çok Batı-Doğu ekseninde kutuplaşmasına sebep olduğu görülmektedir. Doğu, artık Batı için geri kalmış, Batı'nın müdahalesine ihtiyaç duyan egzotik bir masal diyarı gibidir. Bu görüş Oryantalizm olarak adlandırılmaktadır. Doğu'nun hala birçok açıdan geride olması Oryantalist görüşün devam etmesine olanak vermektedir. Oryantalizm, bazı Batılı bilim insanlarının ideolojik ve politik yanlılıkla Doğu'yu ötekileştirmesini, tektipleştirmesini ve Batı'ya muhtaç bir yer olarak göstermeye çalışmasını ifade etmektedir. Böylelikle Batı'nın Doğu'ya düzenlediği müdahaleler meşrulaştırılmaktadır. 20. Yüzyılın başlarında Oryantalizmin ABD tarafından devralındığı görülmektedir. Bu yıllar sinemanın ABD'de var olmaya başladığı yıllardır ve İslam ile Doğu, Oryantalist görüşe göre sinemaya aktarılmaktadır. Ancak 20. Yüzyıl'daki gelişmeler sadece bununla kalmamaktadır. Bu yüzyılın ilk yarısı iki dünya savaşına ikinci yarısı ise Soğuk Savaş'a, bu savaşın bitimine, 3. Dünya ülkelerinin ortaya çıkışına ve dünyadaki dengelerin yeniden kurulmasına sahne olmaktadır. Bu kırılma noktalarının Oryantalizmin İslamofobiye doğru evrilmesine olanak sağladığı görülmektedir. Arap-İsrail Savaşları, Petrol Krizi, Rehine Krizi, SSCB'nin yıkılması ve son olarak 11 Eylül saldırıları sonucunda İslam'ın Batı ve özellikle ABD tarafından aynı anda hem korkulan hem nefret edilen bir olgu olarak algılanmaya başlamasına sebep olduğu görülmektedir. İslam, artık ABD'nin yeni düşmanı ve yeni ötekisidir. Artık tehdit konumunda SSCB ve komünizm değil İslam vardır. Tarihsel gelişim süreci boyunca Amerikan hükümetlerinin en büyük işbirlikçisi olan ve politikadan ayrı düşünülmesi mümkün olmayan Hollywood Sineması ise bu algının yaratılmasında ve güçlendirilmesinde üstüne düşen görevi fazlasıyla yerine getirmektedir. Hollywood Sineması, her yıl üretilen yeni filmlerle ABD'nin ve Batı'nın güncel düşmanının İslam olduğunu hatırlatmakta, toplumsal düzlemde İslam karşıtlığını ve İslamofobiyi yaygınlaştırmakta ve pekiştirmektedir. Buna bağlı olarak bu çalışmada 11 Eylül sonrası Hollywood Sinemasında İslamofobinin yeniden üretildiği filmler konu alınmaktadır. Bununla birlikte bu yeniden üretme sürecinin içerik ve biçim açısından nasıl oluşturulduğuna odaklanılmaktadır.
Özet (Çeviri)
Although the concept of Islamophobia seems to be a religious concept, it is a concept with a historical and ideological background. Ever since the first contact of the West with Islam, polarization, otherization and hostilities have emerged. It is known that the geographical, scientific and cultural progress of the Islamic World has continued from the Umayyad Caliphate until the Treaty of Karlowitz, when the Ottoman Empire experienced its first major defeat in its Western front. However, with the The Age of Discovery, Renaissance and Reform movements, it is seen that the West has started to surpass the Islamic world in many ways. This political situation seems to cause the world to become more polarized on an axis of the West and the East. The East is now an exotic fairy tale that is backwards from the Western point of view and needs its intervention. This view is called Orientalism. The fact that the East is still behind in many ways allows the Orientalist perspective to endure. Orientalism connotes some Western scholars to alienate the East with their ideological and political biases, try to generalize everything in it and show the East as a place dependent of the West. Thus, the interventions on the East from the West are being legitimized. Orientalism seems to be taken over by the US in the early 20th century. This is the era when the Cinema began to exist in the United States, with Islam and the East being transferred to the cinema according to the Orientalist view. However, developments in the 20th century are not limited to this. The first half of this century saw the both world wars. The second half of this century saw the Cold War, the end of this war, the emergence of Third World countries and a major, worldwide change in the World's political equilibrium. It appears that these major changes have laid the foundation for Orientalism to evolve towards Islamophobia. The Arab-Israeli Wars, the Petroleum Crisis, the Hostage Crisis, the collapse of the USSR and finally the 9/11 attacks seem to have caused Islam to be perceived by the West and especially by the USA, something that is both feared and hated. Islam is now the new enemy, the new antagonist of the USA. Instead of Communism and the USSR, it is now Islam in the role of the new threat. Throughout its historical timeline, Hollywood cinema; which is the largest collaborator of every American government which cannot be considered apart from politics, fulfils the task of creating and strengthening this perception. Hollywood cinema, with new films produced every year, reminds that the current enemy of the United States and the West is Islam, spreading and consolidating Islamophobia and anti-Islamism on a social level. This study focuses on films with reproduced Islamophobic themes in Hollywood Cinema after 9/11. It also focuses on how this reproduction process is shaped in terms of content and form.
Benzer Tezler
- Tüketim kültüründe kahraman imgesi
Image of hero in consumption culture
CAN ATEŞGÜNEŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
ReklamcılıkDokuz Eylül ÜniversitesiGrafik Ana Sanat Dalı
YRD. DOÇ. M. KORKUT ÖZTEKİN
- Avrupa Birliği sinema politikalarının Türk sinemasına etkileri
The affects of European Union cinema policies on Turkish cinema
AYDAN TUNCAYENGİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Sahne ve Görüntü SanatlarıDokuz Eylül ÜniversitesiFilm Tasarımı Ana Sanat Dalı
YRD. DOÇ. DR. ZÜHAL ÇETİN ÖZKAN
- Göbeklitepe'den Hollywood'a görsel iletişim
Visual communication from Göbeklitepe to Hollywood
ERMAN SAĞIROĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
AntropolojiGümüşhane ÜniversitesiRadyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SİNAN ÇAKMAK
- From Kipling to Hollywood: The enduring legacy of the 'white man's burden' in white savior films
Kipling'den Hollywood'a: beyaz kurtarıcı filmlerinde 'beyaz adam'ın yükü''nün kalıcı mirası
BERNA ASLI ÇERÇİOĞLU
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
Amerikan Kültürü ve EdebiyatıDokuz Eylül ÜniversitesiAmerikan Kültürü ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EVRİM ERSÖZ KOÇ
- Sinema ve reklam ilişkisi
Cinema and advertising relation
İREM ULUDAĞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2009
Güzel SanatlarMarmara Üniversitesiİletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERPİL KIREL