Geri Dön

Palyatif bakım hastalarına bakım verenlerde depresyon ve tükenmişlik durumunun bakım süresiyle olan ilişkisi

The relationship between the depression and burnout in maintenance of palyative care diseases

  1. Tez No: 511765
  2. Yazar: SONGÜL ÖKSÜZOĞLU
  3. Danışmanlar: UZMAN ESİN ERDOĞAN, UZMAN ÖZGE TUNCER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Bakım verenler, Bakım verme yükü, Depresyon, Hasta bakımı, Palyatif bakım, Tükenmişlik, Caregivers, Caregiver burden, Depression, Patient care, Palliative care, Burnout
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada palyatif bakım servisinde yatan hastaların bakım verenlerinde depresyon ve tükenmişlik düzeyleri ile bakım süresi ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç-Yöntem: Çalışmanın evrenini SBÜ İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Servisi'nde takip edilen 90 hastanın bakım verenleri oluşturmuştur. En az okuma yazma bilen, 18-65 yaş arası gönüllülere Ekim 2017-Haziran 2018 tarihleri arasında yüz yüze görüşerek anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences 24 version) programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Kategorik verilerin gruplar arasında karşılaştırılmasında Pearson Chi-Square ve Fisher‟s Exact test, sürekli veriler parametrik özellikte olmadığından, verilerin iki grup arasında karşılaştırılmasında Mann Whitney U, ikiden fazla grup karşılaştırılmasında Kruskal Wallis H (post hoc Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U) istatistiksel analizleri kullanıldı. P<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya alınan vakalar depresyon varlığına göre incelendiğinde depresyonda olanların %81,8‟inin kadın; %63,6‟sının evli, %25,8‟inin dul/boşanmış, %10,6‟sının bekar olduğu; %39,4‟ünün ailesiyle, %37,9‟unun eşiyle, %12,1‟inin çocuklarıyla ve %10,6‟sının yalnız yaşadığı; %68,2‟sinin çalışmadığı; %66,7‟si şehirde yaşarken ancak %3‟lük bir kesimin köyde yaşadığı tespit edilmiştir. Depresyon saptanan olguların bakım verdikleri hastalar değerlendirildiğinde ise hastaların %33,3‟ünün kanser, %31,8‟inin demans, %18,2‟sinin SVO, %7,6‟sının travmatik yaralanma tanısı aldığı; %83,3‟ünün tanı süresinin 5 yıldan az olduğu tespit edilmiştir. Depresyonda olan bakım verenlerin %54,5‟inin hastanın çocuğu, %31,8‟inin hastanın eşi olduğu saptandı. Çalışmaya alınan olgular içinde depresyon tanısı olanların %71,2‟si daha önce başka bir hastaya bakım vermemişti. Depresif olgular depresyon şiddetine göre demografik özellikler açısından değerlendirildiğinde; depresyon şiddeti hafif olanların %80,6‟sının aile üye desteği aldığı ve %77,8‟inin ilde yaşadığı tespit edildi. Eğitim durumu, bakım nedeniyle maddi kayıp yaşama, hastanın tanısı ve hastalık süresi gibi faktörlerin depresyon şiddetini etkilemediği saptandı. Çalışmaya alınan olgular tükenmişlik düzeyleri açısından ele alındığında hastaya bakım verme süresi 6-10 yıl arasında olanların bakım süresi 1 yıldan az olanlara göre ve eĢi ile birlikte yaĢayanların ailesiyle birlikte yaşayanlara göre tükenmişlik düzeyleri daha yüksek olup, aralarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardı. Geçmiş psikiyatrik öyküsü olanların psikiyatrik öyküsü olmayanlara oranla kişisel başarı puanlarının daha düşük olduğu ve yine depresif olanların da depresif olmayanlara göre kişisel başarı puanlarının daha düşük olduğu saptandı. Sonuç: Araştırmamızda anne-babasına veya eşine bakım verenlerde depresyon saptanma oranının daha yüksek olduğu görülmüştür. Depresif olguların kişisel başarı puanlarının daha düşük olduğu, bakım süresinin uzamasıyla, aile üyelerinden destek alamamanın tükenmişlik durumunun ortaya çıkışını kolaylaştırdığı anlaşılmıştır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study is evaluation of relationship between depression-burnout level and maintenance period observed in caregivers of palliative care patients. Methods: The universe of the study was formed by the caregivers of 90 patients who were followed in SBU İzmir Bozyaka Training and Research Hospital Palliative Care Service. A survey was conducted among volunteers between 18-65 years of age who were at least literate and who had a face to face meeting between October 2017 and June 2018. The obtained data were evaluated using the SPSS (Statistical Package for Social Sciences 21 version) program. In statistical analysis, Chi-Square Test was used for comparison of categorical data of the groups, T-Test was used for comparison of numerical data. Results: When the cases taken into the study were examined according to depression presence, 81.8% of the depressed women were female; 63.6% were married, 25.8% are widowed / divorced, 10.6% are single; 39,4% of them live with the family, 37,9% of them with partner, 12,1% of them with children and 10,6% of them lived alone; 68.2% of them have not a job; 66.7% of them live in the city but only 3% of them live in the village. This supports the view that environmental factors play a role in depression. When evaluating patients who are taken care by caregivers in depression, it is seen that 33.3% of patients have cancer, 31.8% of them have dementia, 18.2% of them have SVO and 7.6% of them received a diagnosis of traumatic injury; 83.3% of the patients were diagnosed with less than 5 years of diagnosis. The shorter the length of time it takes to get a diagnosis, the greater the chance of the patient being depressed and the higher the duration of daily and total care given to the patient. It was understood that 54.5% of the caregivers in the depression are the patient's child, 31.8% of them are the patient's partner. The relationship between the patient and the caregiver affected the depression. 71.2% of these depressed caregivers had not previously given care to another patient and this was interpreted as the first encounter with the stress factor increased the susceptibility to depression. When depressive cases aer evaluated in terms of demographic characteristics according to the severity of depression, it was understood that 80,6% of mild depressed cases has a family support and 77.8% of them live in a city. It was determined that factors such as educational status, financial loss due to care, diagnosis of the patient and duration of illness did not affect the severity of depression. When the cases examined in terms of burnout level, it is understood that the duration of care for the patients between 6-10 years is higher burnout level than the ones who have less than 1 year of maintenance period and the caregiver live with spouse is higher burnout level than the ones who lives with family. Individuals with past psychiatric stories were found to have lower personal achievement scores than those without psychiatric narratives and those who were depressed had lower personal achievement scores than non-depressed ones. Conclusion: These findings indicate that the rate of depression is higher in caregivers who care parents or partner. It was understood that the personal success scores of the depressive casees were lower, at the same time extension of the maintenance period and the inability to obtain support from the family members facilitated the emergence of the burnout situation.

Benzer Tezler

  1. Evde bakım hizmeti veren kişilerin bakım yükü ve depresyon düzeyleri ile etki eden faktörlerin incelenmesi

    Investigation of the burden of care and depression levels of individuals who provide home care services and factors affecting it

    ŞEYMA NUR İSLAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiSakarya Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDÜLKADİR AYDIN

  2. Palyatif bakım hastalarına bakım verenlerde anksiyete, depresyon ve sosyal destek düzeylerinin incelenmesi

    Palyatif bakim hastalarina bakim verenlerde anksiyete, depresyon ve sosyal destek düzeylerinin incelenmesi

    SEVAL ARKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    UZMAN YASEMİN KILIÇ ÖZTÜRK

  3. Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi palyatif bakım servisinde yatan hastalara primer bakım verenlerde depresyon ve uyku kalitesi

    Depression and sleep quality of primary caregivers who give care to hospitalized patients in Samsun Training and Research Hospital palliative care service

    TÜRKAN CENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MAHCUBE ÇUBUKÇU

  4. Kanser hastalarının yakınlarının psiko-sosyal durumlarının değerlendirilmesi: Eyüpsultan Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi örneği

    Evaluation of psycho-social situations of relatives of cancer patients: A case of Palliative Care Center of Eyüpsultan State Hospital

    ESİN ÖZHAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Sosyal HizmetSakarya Üniversitesi

    Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı

    PROF. MEHMET ZAFER DANIŞ

  5. İnmeli hastaların bakım vericilerine uygulanan chatbot destekli hemşirelik eğitiminin algılanan bakım yükü ve bakım verici stresi üzerindeki etkisi

    The effect of chatbot-supported nursing education on perceived care burden and caregiver stress in caregivers of stroke patients

    ESRA BAYRAKÇEKEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    HemşirelikAtatürk Üniversitesi

    Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SONAY BİLGİN

    DR. ÖĞR. ÜYESİ PELİN ÖZGÜR POLAT