Normotansif tip 2 diyabetli hastalarda erken renal tübüler hasarın göstergesi olarak fraksiyonel magnezyum,sodyum ve potasyum atılımının değeri
The assessment of fractional magnesium, sodium and potassium as indicator of early renal tubular damage in normotensive type 2 diabetes patients
- Tez No: 512280
- Danışmanlar: DOÇ. DR. FATİH ÖZÇELİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Diyabetik Nefropati, Fraksiyonel Atılım, Tip 2 Diyabet, Böbrek, Böbrek hastalıkları, Diabetes mellitus, Diabetes mellitus-tip 2, Diabetik nefropatiler, Elektrolitler, Mikroalbüminüri, Diabetic Nephropathy, Fractional Excretion, Type 2 Diabetes, Kidney, Kidney diseases, Diabetes mellitus, Diabetes mellitus-type 2, Diabetic nephropathies, Electrolytes, Microalbuminuria
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Diyabetik nefropatinin erken evresinde albümin düzeyleri yükselmeyebilir. Bu yüzden böbreklerle ilgili hasarı önceden belirleyebilmek için daha iyi belirteçlere ihtiyaç duyulmaktadır. Elektrolit düzeyleri; tübüllerin işlevini, yeteneklerini ve reabsorbsiyon kapasitesini gösterdiğinden böbrek patolojilerinde albümin atılımından daha iyi belirteç olabilirler. Bu çalışmadaki amacımız; normotansif tip-2 diyabetli hastalarda böbreklerde tübüler hasarın belirteci olarak elektrolitlerin fraksiyonel atılımlarının kullanımını araştırmaktı. Gereç ve Yöntem: Araştırma Eylül 2017- Mart 2018 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne Bağlı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılmıştır. Çalışmaya 40 sağlıklı gönüllü ve dahiliye polikliniğine başvuran normotansif tip 2 diyabetli 91 hasta alınmıştır. Hastaların 49'u normoalbüminürik ve 42'si mikroalbüminürik gruba ayrıldı. Tüm katılımcıların spot idrar ve serum örneklerinde Na, K, Mg ve kreatinin düzeyleri ölçüldü. Mikroalbümin spot idrarda ölçüldü. Fraksiyon elelektrolit atılımları hesaplandı. Elektrolitlerin fraksiyonel atılımları hesaplanarak eGFR arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon ve çoklu regresyon analizleri yapıldı. FEMg ve eGFR'nin mikroalbuminürik hastalardaki tanısal gücünün değerlendirilmesinde, ROC eğrilerinin karşılaştırılması analizi yapıldı. Ayrıca FEMg ve eGFR için böbrek hasarı ile ilişkili rölatif risk analizi uygulandı. Bulgular: Normoalbüminurik ve albüminürik grubun FEMg değeri sağlıklı gruba göre daha yüksek saptandı (P<0.05). FEMg değerleri ile İ-AlbA arasında orta dereceye yakın doğru anlamlı bir korelasyon saptandı (r=0,3215, P<0.05). FEMg ve eGFR değerleri arasında ise hafif derece ancak ters orantılı bir korelasyon vardı (r:-0.3603, P<0.05). eGFR ve FEMg için yapılan ROC analizinde, eğri altında kalan alanlar sırasıyla 0.625 (cutoff 89.83; tanısal duyarlılığı %59.52 ve özgüllüğü 70.79, P<0.05) ve 0.732 (cutoff 3.67; tanısal duyarlılığı %66.67 ve özgüllüğü 77.53, P<0.05) olarak belirlendi. FEMg değeri 3,67'den büyük olan hastaların düşük olanlara kıyasla mikroalbüminüri riski 2.97 kat fazladır (95%CI:1.91-4.61, P<0.0001). eGFR değeri 89.83 ml/dk'dan küçük olan hastaların, büyük olanlara kıyasla mikroalbüminüri saptanma riski 2.04 kat fazladır. (95%CI:1.35-3.06, P=0.0006). Sonuç: Mikroalbüminüri ile tespit edilebilen renal tübüler hasarda, FEMg bir belirteç olarak yeterli bir tanısal ve prognostik değere sahiptir. Ayrıca tip 2 diyabetli hastalarda albüminüri ile saptanamayan renal tübüler patolojinin başlangıç safhalarında bile kullanılabileceği saptanmıştır.
Özet (Çeviri)
Aim: Albumin levels may not increase in the early phase of diabetic nephropathy. Therefore, better markers are needed to predict the damage to the kidneys in advance. Electrolyte levels may be a better predictor of renal pathology than albumin excretion because they show the function, ability, and reabsorption capacity of tubules. Our purpose in this study is; to investigated the fractional excretion of electrolytes as a marker of tubular damage in the kidneys with normotensive type-2 diabetes. Materials and Methods: The research was carried out between September 2017 and March 2018 at Haydarpaşa Numune Training and Research Hospital affiliated to Health Sciences University. To work were taken 91 patients with normotensive type 2 diabetes who were referred to internal medicine polyclinic and 40 healthy volunteers. The group were left 49 of the patients normoalbuminuric and 42 microalbuminuric. Na, K, Mg and creatinine levels were measured in spot urine and serum samples of all participants. Microalbumin was measured in spot urine. Fractional electrolite excretions were calculated. Correlations and multiple regression analyzes were performed to calculate the fractional excretion of electrolytes and to determine the relationship between eGFR. A comparison analysis of ROC curves was performed to evaluate the diagnostic power of FEMg and eGFR in microalbuminuric patients. Relative risk analysis was also performed for FEMg and eGFR associated with renal injury. Results: FEMg values of normoalbuminuric and albuminuric group were higher than healthy group (P <0.05). There was a right light moderately close correlation between FEMg values and I-AlbA (r = 0.3215, P <0.05). There was a slight but inversely correlated correlation between FEMg and eGFR values (r: -0.3603, P <0.05). In the ROC analysis for eGFR and FEMg, the respectively areas under the curve were determined 0.625 (cutoff 89.83, diagnostic sensitivity 59.52%, specificity 70.79, P <0.05) and 0.732 (cutoff 3.67, diagnostic sensitivity 66.67% and specificity 77.53, P <0.05). The risk of microalbuminuria is 2.97 times higher in patients with a FEMg greater than 3.67, compared with lower FEMg score of 3.67 (95%CI:1.91-4.61, P<0.0001). The risk of detection of microalbuminuria is 2.04times higher Patients with an eGFR level less than 89.83 mL / min, than that of the older ones (95% CI:1.35-3.06, P=0.0006). Conclusion: In tubular damage of the renal that can be detected with microalbuminuria, FEMg has an adequate diagnostic value as a marker. It has also been found that patients with type 2 diabetes can be used even at the beginning of the renal tubular pathology, which can not be detected by albuminuria
Benzer Tezler
- Tip 1 diyabetes mellituslu hastalarda scd 146 düzeyi ile karotis intima media kalınlığı arasındaki korelasyon ve bunun sağlıklı bireylerle kıyaslanması
Correlation between carotis i̇ntima-media thickness and circulation endothelial cells in type 1 diabetes and comparison to healthy subject
SEMA ÇİFTÇİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığıİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN MİNE ADAŞ
- Tip 1 diyabetli çocuk ve adölesanlarda böbrek hasarının erken bulgularının araştırılması: Nötrofil jelatinaz ilişkili lipokalin bir belirteç olabilir mi?
Evaluation of children and adolescents with type 1 diabetes for early findings of renal injury: Can neutrophil gelatinase-associated lipocalin be a marker?
KORCAN DEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ECE BÖBER
- Tip 2 diabetes mellituslu hastalarda N-terminal beyin natriüretik peptid (NT-proBNP) düzeyleri
Başlık çevirisi yok
UZAY GÖRMÜŞ
- Tip 1 ve tip 2 diabetes mellituslu hastalarda anjiotensin konverting enzim (ACE) inhibitörlerinin insülin hormonuna ve fibrinolitik sistem üzerine etkileri
Angiotensin converting enzym inhibitors effects of insulin hormon and fibrinolytic system on patient with type 1 and type 2 diabetes mellitus
ŞULE BEYHAN ÖZDAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1998
Tıbbi Biyolojiİstanbul ÜniversitesiTıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TURGUT ULUTİN