Geri Dön

Örgün eğitime devam eden otizm spektrum bozukluğu tanılı çocuklarda akran zorbalığı

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 518900
  2. Yazar: MEHTAP EROĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BİRİM GÜNAY KILIÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Akran, Akran zorbalığı, Otistik bozukluklar, Otizm spektrum bozukluğu, Zeka geriliği, Zorbalık, Çocuklar, Örgün eğitim, Şiddet, Peer, Peer victimization, Autistic disorder, Autism spectrum disorder, Mental retardation, Bullying, Children, Formal education, Violence
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu araştırmada; Otizm Spektrum Bozukluğu ve Hafif Mental Retardasyonu olan çocuklarda akran zorbalığının sıklığı ve ilişkili olabilecek değişkenlerin araştırılması ve tipik gelişim gösteren çocukların akran zorbalığı verileriyle karşılaştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM: Çalışmamıza Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı polikliniğinde takip edilen ilkokul ve ortaokul çağındaki Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan 45 çocuk, Hafif Mental Retardasyonu (MR) olan 40 çocuk ve polikliniğe başvuran ancak herhangi bir psikopatolojisi tanısı konulmayan tipik gelişim gösteren 46 çocuk dâhil edilmiştir. Grupların sosyodemografik bilgi formu, Sorun Davranış Kontrol Listesi, Atilla Turgay DEHB Ölçeği klinik görüşme öncesinde ebeveynler tarafından doldurulmuştur. Ardından yapılan ebeveyn ve çocuk görüşmesi sırasında klinisyen tarafından grupta akran zorbalığını belirlemek için Olweus Akran Zorbalığı Anketi uygulanmıştır. Ayrıca OSB grubundaki çocuklar için OSB belirti şiddetini belirlemek için Çocukluk Çağı Otizm Derecelendirme Ölçeği (CARS) uygulanmıştır. Kategorik değişkenlerin grup faktörü bakımından dağılımlarının test edilmesinde Pearson Ki-Kare testi ve/veya Fisher's Exact testi; üç grup arasındaki sürekli değişkenler arasındaki farkın incelenmesinde parametrik test şartları sağlanamadığı için Kruskal-Wallis varyans analizi uygulanmıştır. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanması halinde post-hoc testler uygulanmıştır. OSB belirti şiddeti ile mağdur olma oranı ve eğitim düzeyi ile mağdur olma oranı arasındaki ilişki Mann-Whitney U testi ile araştırılmıştır. CARS, SDKL ölçek puanlarının, birbirleri ile olan ve akran zorbalığı ile olan ilişki düzeylerini incelemeye yönelik Spearman Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Alfa değeri 0.05 ve altında (p≤0.05) olduğunda istatistiksel anlamlılığın var olduğu kabul edilmiştir. SONUÇ: OSB grubu 6'sı kız (%13.3), 39'u erkek (%86.7); Hafif MR grubu 14'ü kız (%35), 26'sı erkek (%65); Kontrol grubu 14'ü kız (%30.4), 32'si erkek (%69.6) çocuktan oluşmaktadır. Grupların cinsiyet açısından eşlenmesi sağlanamamıştır. OSB grubunun yaş ortalaması 10.16±2.82, Hafif MR grubunun yaş ortalaması 10.75±2.26, Kontrol grubunun yaş ortalaması 9.48±2.18 bulunmuştur. Gruplar arasında çocukların yaşı ve ebeveynlerin yaşı açısından fark bulunmamıştır. Grupların SES ve ebeveyn eğitimi açısından karşılaştırılmasında; Hafif MR grubunda diğer gruplara göre anlamlı olarak daha düşük olduğu saptanmıştır. Gruplar arasında akran zorbalığı yapma açısından bir farklılık saptanmamıştır (p=0,842). Akran zorbalığı yapma oranları OSB grubunda %11.1, Hafif MR grubunda %15, Kontrol grubunda %10.8 olarak saptanmıştır. Gruplar arasında akran zorbalığına maruz kalma (mağdur=kurban) açısından anlamlı bir farklılık saptanmış olup (p=0.045); OSB ve Hafif MR grunundaki çocukların tipik gelişim gösteren çocuklara göre 2 kat fazla mağdur oldukları bulunmuştur. Mağdur olma oranları OSB grubunda %46.7, Hafif MR grubunda %45, Kontrol grubunda %23.9 olarak saptanmıştır. OSB ve Hafif MR grubunun tipik gelişim gösteren çocuklara göre 2 kat daha fazla sözel zorbalığa, 3 kat daha fazla duygusal zorbalığa maruz kaldıkları görülmüştür. Tüm grupların daha çok erkekler ve sınıf arkadaşları tarafından mağdur edildiği ve en çok sınıfta öğretmen yokken zorbalığa maruz kaldıkları saptanmıştır. OSB grubundaki çocukların zorbalığı sınıf öğretmeni ile paylaşmasının diğer iki gruba göre anlamlı olarak düşük olduğu ve zorbalığı en çok ebeveynleri ile paylaştıkları saptanmıştır. OSB grubundaki çocukların ortaokul döneminde ilkokul döneminden daha fazla akran zorbalığına maruz kaldığı saptanmış olup; Hafif MR ve Kontrol grubu için bir fark bulunmamıştır. OSB belirti şiddeti ile akran zorbalığına maruz kalma arasında bir ilişki olduğu; OSB belirti şiddetini ölçen CARS ölçek puanları arttıkça akran zorbalığına maruz kalma sıklığının da arttığı görülmüştür. TARTIŞMA: Akran zorbalığı açısından daha fazla risk altında olan OSB ve Hafif MR klinik tanılarına sahip çocukların tipik gelişim gösteren yaşıtları ile mağdur olma açısından karşılaştırıldığı çalışmamızda; iki klinik tanı grubunun da yaşıtlarına göre 2 kat daha fazla mağdur oldukları görülmüştür. Çalışmamızda OSB grubunda akran zorbalığına maruz kalma oranları üzerine cinsiyet, ebeveyn eğitimi, kardeş sayısı, aile yapısı, SES, zekâ düzeyi gibi değişkenlerin etkisinin olmadığının gösterilmiş olması; OSB grubunda akran zorbalığını belirleyen en önemli özelliğin sosyal iletişim beceri yetersizliği olduğunu göstermektedir. Humphrey&Hebron'un (2015) REPIM (Reciprocal Effects in Peer İnteraction Model) kısaltması ile anlattığı modelde: OSB'li çocuğun sahip olduğu sosyal biliş zorlukları, sosyal-iletişim becerilerinin zayıf olmasına neden olmaktadır. Çocuğun çevresinde OSB'yi bilmeyen ve farkındalığı yetersiz olan akran grubunun da olması akranlarının farklılığı kabullenmesini azaltmaktadır. Sonuç olarak bu iki durumun kesişimi OSB'li çocuğun akranları ile olan etkileşimini hem sayı olarak hem kalite olarak azaltmaktadır. Böylece OSB'li çocuğun kısıtlı sosyal ağı, az arkadaşının olması ve zayıf sosyal desteği; artmış zorbalık, artmış sosyal dışlanma, artmış izolasyon ve artmış yalnızlığa neden olmaktadır. Tüm bunlar da OSB'li çocuğun sosyal ilişki kurması için azalmış motivasyonuna ve akran gruplarının da OSB'yi öğrenme fırsatların ortadan kalkmasına yol açmaktadır [99]. O yüzden okullarda hem akran zorbalığına yönelik eğitimlerin ara ara yapılarak çocukların bilgilendirilmelerini sağlanmanın hem de farklı klinik tanıların zorlukları hakkında çocukların farkındalıklarının arttırılması ile kabullenmelerini sağlamanın akran zorbalığı sıklığını azaltacağı kanaatindeyiz.

Özet (Çeviri)

OBJEVTİVE: In this study; It is aimed to investigate the frequency and associated variables of peer bullying in children with Autism Spectrum Disorder and Mild Mental Retardation, and to compare children with typical development to peer bullying data. METHOD: This study were included 45 children with Autism Spectrum Disorder (OSB) and 40 children with mild mental retardation (MR) in primary and middle school age who were followed in Ankara University Faculty of Medicine, Polyclinic of Child and Adolescent Mental Health and Diseases and 46 children with typical development who applied to polyclinic but were not diagnosed with any psychopathology. Sociodemographic information form of the groups, Problem Behavior Check List, Atilla Turgay ADHD Scale were filled by parents before the clinical interview. The Olweus Peer Bullying Survey was then administered by the clinician to determine peer bullying in the group during subsequent parent and child interviews. In addition, the Childhood Autism Rating Scale (CARS) was administered to determine OSB symptom severity for children in the OSB group. Pearson's Chi-square test and / or Fisher's exact test was used to test the distribution of categorical variables in terms of group factor. When the difference between the continuous variables between three groups was examined the parametric test conditions were not met, thus Kruskal-Wallis test was applied. Post-hoc tests were applied if there was a statistically significant difference between the groups. The relationship between OSB symptom severity and victimization rate and education level and victimization rate were investigated by Mann-Whitney U test. Spearman Correlation Analysis was used to examine the levels of CARS, SDKL scale scores, relationships with each other and peer bullying. A value of p <0.05 was considered statistically significant. RESULTS: OSB group consisted of 6 girls, (13.3%), 39 boys (86,7%), the mild MR group consisted of 14 girls (35%) and 26 boys (65%), the healthy control group consisted of 14 girls (30.4%) and 32 boys (69.6%). Groups were not gender-matched. The mean age of the OSB group was 10.16 ± 2.82, the mean age of the mild MR group was 10.75 ± 2.26 and the mean age of the control group was 9.48 ± 2.18. There was no difference between the groups in terms of the age of the children and the age of the parents. Comparing the groups in terms of SES and parental education; In the mild MR group, it was found to be significantly lower than the other groups. There was no difference between groups in terms of peer bullying perpetration (p = 0.842). Peer bullying perpatration rates were 11.1% in the OSB group, 15% in the mild MR group and 10.8% in the control group. There was a significant difference between the groups in terms of exposure to peer victimization (p = 0.045); Children with OSB and mild MR were found to have twice as many victims as children with typical development. The rates of victimization were 46.7% in the OSB group, 45% in the mild MR group and 23.9% in the control group. The OSB and the mild MR group were found to have twice as many verbal bullying and three times more emotional bullying than typical developmental children. It was found that all groups were victimized by men and classmates, and most were exposed to bullying while there were no teachers in the class. It was determined that the children in the OSB group share significantly bullying with the classroom teacher is significantly lower than the other two groups and share the bully with their parents the most. It was determined that children in the OSB group were exposed to more peer bullying victimization in the middle school period than in the primary school period; There was no difference for light MR and control group. There is a relationship between OSB symptom severity and exposure to peer violence; As the CARS scale scores, which measure the severity of OSB symptoms, increased, the frequency of exposure to peer bullying victimizatiom increased. CONCLUSION: In a study comparing children with OSD and Mild MR clinical diagnoses who are at increased risk for peer bullying to their typically developing age group as victims; two clinical diagnosis groups were found to have twice as many victims as their peers. In our study, it has been shown that there is no effect of variables such as gender, parental education, number of siblings, family structure, SES, intelligence level on the exposure to peer bullying in OSB group. This suggests that the most important characteristic of peer bullying victimization in the OSB group is the inadequacy of social communication skills. In Humphrey & Hebron's (2015) model with the abbreviation REPIM (Reciprocal Effects in Peer Interaction Model): The social cognitive difficulties that a child with an OSD has are causing social-communication skills to be weak. The fact that the peer group does not know the OSB and its awareness is insufficient is reducing the acceptance of the difference of peers. As a result, the intersection of these two situations reduces the interaction of the child with the OSB both in number and in quality. Thus, the child with OSB has a limited social network, few friends and poor social support; increased bullying, increased social rejection, increased isolation, and increased loneliness. All of this leads to reduced motivation for the social contact of the OSB child and for peer groups to abandon OSB learning opportunities. So we are convinced that it will reduce the frequency of peer bullying by ensuring that children are informed by occasional training for peer bullying and that children are more aware of the difficulties of different clinical diagnoses with increased awareness.

Benzer Tezler

  1. Otizm Spektrum Bozukluğunda müzik temelli yaklaşımlar: Eğitim, terapi ve sosyal-duygusal katkılar

    Music-based approaches to autism spectrum disorder: Education, therapy and social-emotional contributions

    FATMA NURDAN KIRPIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    MüzikArdahan Üniversitesi

    Sanat ve Tasarım Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ KEMAL ÖZAVCI

  2. İzmir ilindeki altıncı sınıf tıp fakültesi öğrencilerinin otizm spektrum bozukluğu hakkında bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of knowledge, attitudes and behaviors about autism spectrum disorder on sixth grade students of the medical faculties in İzmir, Turkey

    ÖYKÜ AKKAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriEge Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TEZAN BİLDİK

    DOÇ. DR. SEZEN KÖSE

  3. Doğal öğretim yaklaşımı temelli psikoeğitim programının Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı alan okul öncesi dönem çocukların ebeveynlerinde ebeveyn öz yeterlik düzeyine etkisi

    The effect of natural teaching approach-based psychoeducation program on parental self-efficacy level in parents of preschool children diagnosed with Autism Spectrum Disorder

    TÜRKER ORKUN ARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Eğitim ve ÖğretimKocaeli Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OSMAN NEJAT AKFIRAT

  4. Otizmli çocuk ve adölesanlarda öğün davranışı ve beslenme durumu ile annelerinin ortoreksiya eğilimlerinin değerlendirilmesi

    The evaluation of meal time behaviours and nutritional status in children and adolescents with autism and orthorexia tendency of their mothers

    NUR ATEŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Beslenme ve DiyetetikGazi Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİLÜFER ACAR TEK

  5. Otizmli çocukların sosyal becerilerinin farklı değişkenler açısından değerlendirilmesi

    The variables related to the social skills of children and youth with autism

    ŞEYDA DEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Eğitim ve ÖğretimAnkara Üniversitesi

    Özel Eğitim Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLBİN SUCUOĞLU