Geri Dön

Primer FSGS ve ikincil FSGS hastalarında karaciğer yağlanmasının karşılaştırılması

Comparison of nafld in primary FSGS and secondary FSGS patients

  1. Tez No: 539122
  2. Yazar: NURİYE HALE ERBATUR
  3. Danışmanlar: PROF. İZZET HAKKI ARIKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Böbrek, Böbrek hastalıkları, Glomerüloskleroz-fokal, Karaciğer hastalıkları, Karaciğer yağlanması, Kidney, Kidney diseases, Glomerulosclerosis-focal, Liver diseases, Fatty liver
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: Fokal segmental glomerüloskleroz (FSGS) çeşitli etiyolojiler sonrasında oluşan, podosit hasarı ve renal kitlede azalmadan kaynaklanan, glomerüllerin bir kısmında (fokal) ve etkilenen glomerülün bir bölümünde (segmental) skleroz ile karakterize histolojik bir lezyondur. FSGS genel olarak primer ve ikincil alt gruplarına ayrılır. Bu alt grupların bazı ortak klinik ve patolojik özellikleri olsa da tedavileri ve prognozları farklıdır ve bu nedenle ayrımları önemlidir. Bu ayrımda en önemli basamak olan elektron mikroskopunun ülkemizde rutin olarak uygulanmaması nedeni ile primer ve ikincil FSGS ayrımı güç olabilmektedir. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) ve kronik böbrek hastalığı (KBH) ilişkisi de göz önüne alındığında NAFLD'in ikincil FSGS etiyolojisinde rol oynayabileceği hipotezi kurulmuştur. Bizim çalışmamızın amacı primer ve ikincil FSGS ayrımın zor olduğu durumlarda ve hemodinamik FSGS'nin bilinen nedenlerinin (obezite, uyku apnesi) gösterilemediği durumlarda tanıya yönlendirme amacı ile ikincil fokal segmental glomerüloskleroz ile non-alkolik karaciğer yağlanması arasındaki ilişkiyi araştırmaktır Yöntem: Çalışmaya Marmara Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi'nde 2004 ile 2018 yılları arasında nefroloji bölümünden takipli ve böbrek biyopsisi ile FSGS tanısı alan 73 hasta dahil edildi. 18 yaş altı, ailesel/genetik FSGS, Fabry hastalığı, Virüs ilişkili FSGS, ilaç ilişkili FSGS tanılı hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Hastane arşivinden ve elektronik veri sisteminden hastaların demografik özellikleri ve laboratuvar verileri retrospektif olarak toplandı. Nefrotik sendromun tüm komponentlerinin olduğu ve bilinen ikincil bir neden olmayan hastalar primer FSGS, hipoalbüminemi ve ödemi olmayan diğer hastalar ikincil FSGS kabul edildi. Primer ve ikincil FSGS tanılı hastalar demografik, klinik, laboratuvar ve ultrason (USG) ile tanımlanan karaciğer yağlanması açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların 46'sı (%63) erkek, 27si (%37) kadındı. Hastaların 29'u (%39,7) primer FSGS, 44'ü (%60,3) ikincil FSGS olarak değerlendirildi. Primer FSGS tanılı 2 (%6,9) hastada hepatosteatoz saptandı, 27 hastada (%93,1) ise hepatosteatoz yoktu, ikincil FSGS tanılı 26 (%59,1) hastada hepatosteatoz saptandı, 18 hastada (%40,9) ise hepatosteatoz yoktu. İkincil FSGS tanılı hastalarda hepatosteatoz primer FSGS hastalarına göre daha sık olup anlamlı fark bulunmaktadır. (P<0,001) Sonuç: Çalışmamız da ikincil FSGS tanılı hastalarda karaciğer yağlanmasının primer FSGS hastalarına göre daha sık görüldüğü bulunmuştur. Bu sonuç NAFLD KBH arasındaki ilişki de göze alındığında NAFLD ile ikincil FSGS arasında bir ilişki olabileceğini göstermektedir. Primer ve ikincil FSGS ayrımı hem elektron mikroskopuna ulaşım güçlüğü hem de bilinen bir biyomarker olmaması nedeni ile zorluğunu korumaktadır. Primer ve ikincil FSGS ayrımın zor olduğu durumlarda ve hemodinamik FSGS'nin bilinen nedenlerinin (obezite, uyku apnesi) gösterilemediği durumlarda karaciğer yağlanmasının varlığı ayırıcı tanıya yardımcı olabilir.

Özet (Çeviri)

Background: Focal segmental glomerulosclerosis (FSGS) is a histological lesion that occurs after several etiology, resulting from podocyte damage and reduction in renal mass, in some of the glomeruli (focal) and in a segment (segmental) of the affected glomeruli. FSGS is generally divided into primary and secondary subgroups. Although these subgroups have some common clinical and pathological features, their treatment and prognosis are different and therefore differentiation is important. The primary and secondary FSGS distinction can be challenging because electron microscopy, which is the most important step in this distinction, is not routinely applied in our country. Considering the relationship between NAFLD and CKD, we hypothesized that NAFLD may play a role in the etiology of secondary FSGS. The aim of our study was to investigate the relationship between secondary focal segmental glomerulosclerosis and nonalcoholic fatty liver disease in order to guide the diagnosis in cases where primary and secondary FSGS distinction is difficult and the known causes of hemodynamic FSGS (obesity, sleep apnea) cannot be demonstrated. Methods: The study included 73 patients who were diagnosed as FSGS with renal biopsy at the Department of Nephrology between 2004 and 2018 at Marmara University School of Medicine Hospital. Patients under 18 years of age, Genetic / Familial FSGS, Fabry disease, Virus-associated FSGS, drug-associated FSGS were not included in the study. Demographic characteristics and laboratory data of patients from hospital archive and electronic data system were collected retrospectively. Patients with full-brown nephrotic syndrome and no known secondary cause were accepted as primary FSGS, whereas other patients with proteinuria without hypoalbuminemia and edema as secondary FSGS. Patients with primary and secondary FSGS were compared in terms of demographic, clinical, laboratory characteristics and ultrasound-defined fatty liver. Results: Forty six (63%) of the patients were male and 27 (37%) were female. 29 (39.7%) patients were evaluated as primary FSGS and 44 (60.3%) as secondary FSGS. Hepatosteatosis was detected in 2 (6.9%) patients with primary FSGS and was not detected in 27 (93.1%) patients with primary FSGS. Hepatosteatosis was detected in 26 (59.1%) patients with secondary FSGS and was not detected in 18 (40.9%) patients 4 with secondary FSGS. In patients with secondary FSGS, hepatosteatosis is more common than primary FSGS patients and there is a significant difference. (P <0,001) Conclusion: In our study, it was found that hepatosteatosis was more common in patients with secondary FSGS than patients with primary FSGS. The results supports that NAFLD may related with FSGS when the relationship between NAFLD and CKD is considered. The distinction of primary and secondary FSGS remains challenging due to the difficulty of access to electron microscopy as well as the lack of a known biomarker. Our results suggest that in cases where primary and secondary FSGS distinction is difficult and the known causes of hemodynamic FSGS (obesity, sleep apnea) cannot be demonstrated, the presence of hepatosteatosis may help the diagnosis.

Benzer Tezler

  1. Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri

    Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”

    FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

  2. Traditional vernacular houses in Anatolia: The question of evaluative criteria

    Anadolu geleneksel yöresel konut mimarlığında değerlendirme ölçütleri sorunu

    OKAN ÜSTÜNKÖK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    MimarlıkOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖNÜL TANKUT

  3. Bazı buğday türlerinde poliploidi düzeyine bağımlı IAA ve ABA miktarlarının kantitatif belirlenmesi üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    SEVGİ HEPAKSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    BotanikEge Üniversitesi

    Botanik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AVNİ GÜVEN

  4. Dirichlet karakterleri ve sınıf sayısı bir olan cyclotomic cisimler

    Başlık çevirisi yok

    NEŞET AYDIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MatematikCumhuriyet Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HATİCE KANDAMAR