Jinekoloji polikliniğine başvuran alt üriner sistem semptomu olan ve olmayan kadınların işeme akış özelliklerinin serbest üroflovmetri ve artık idrar hacmi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 547594
- Danışmanlar: DOÇ. ŞERİFE ESRA ÇETİNKAYA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Üroflovmetri, işeme işlev bozukluğu, alt üriner sistem semptomları, ürodinami, Jinekoloji, Kadınlar, Ürinasyon, Ürinasyon bozuklukları, Üriner sistem, Üriner sistem enfeksiyonları, Uroflowmetry, voiding dysfunction, lower urinary tract symptoms, urodynamics, Gynecology, Women, Urination, Urination disorders, Urinary tract, Urinary tract infections
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç Ürodinamik çalışmalar, özellikle invaziv olmayan serbest üroflovmetri ve basınç-akım çalışmaları işeme işlev bozukluklarının değerlendirilmesinde önemli bilgi sağlamaktadır. Üroflovmetri, işeme işlevi hakkında objektif ve ölçülebilir bilgiler vermektedir; kadının mesanesini boşaltabilme yeteneği hakkında bilgi sağlamakta, idrar retansiyonu ve diğer işeme bozukluklarını saptayabilmektedir. Bu çalışmada, jinekoloji polikliniğine jinekolojik semptomlarla başvuran; alt üriner semptomu olan ve olmayan kadınlarda invaziv olmayan ürodinami bulgularını değerlendirmek ve klinik bulgular ile ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Çalışmaya dahil edilen hastalar Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Jinekoloji polikliniğine Şubat 2018 ve Kasım 2018 tarihleri arasında başvuran hastalar arasından seçildi. Alt üriner sistem semptomu olan 131 hasta ve alt üriner sistem semptomu olmayan 55 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bütün kadınlar anketlerde elde edilen yanıtlara göre üriner semptomu olan ve olmayan olarak ayrılmıştır. Bütün hastalara Q-tip testi, öksürük stres testi, SEST, pelvik taban kas gücü muayenesi, pelvik taban nörolojik muayenelerini, üç günlük idrar günlüklerini ve kılavuzlarda belirtilen karışık olgularda yapılan invaziv ürodinamik incelemeler yapılmıştır. Üriner sistem semptomları olan ve olmayan kadınlarda elde edilen invaziv olmayan ürodinami verileri ile demografik özellikler, ürojinekolojik muayene ve endike olgularda uygulanan invaziv ürodinami parametrelerinin ilişkisi araştırılmıştır. Bulgular Hastalar“semptomatik”(n=131) ve“tarama”(n=55) olarak iki grup altında incelenmiştir. Hastaların yaş ortalaması semptomatik hasta grubunda 50,62±12,27 iken, tarama hasta grubunun yaş ortalaması 38,78±13,7'dir(p<0,05). Semptomatik grupta VKİ, parite, menopozdaki hasta sayısı, hipertansiyon, lomber disk hernisi, ürolitiazis, antihipertansif ilaç kullanımı anlamlı derecede yüksektir(p<0,05). 67 Semptomatik hasta grubunda normal kabul edilen çan işeme eğrisine sahip hasta sayısı 57 (%43,5) iken, tarama hasta grubunda 39 (%70,9) bulundu. Üroflovmetri verilerinden işeme hacmine göre düzeltilmiş Qmax ve işeme hacmine göre düzeltilmiş Qave semptomatik hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunmuştur (p<0,05). İşeme hacmi, Qmax'a ulaşma süesi, akım süresi, işeme süresi ve işeme sonrası artık idrar hacmi ise semptomatik hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur(p<0,05). Yaş, gruplar arasında homojenleştirildikten sonra yapılan üroflovmetri verilerinin karşılaştırılmasında; Qmax'a ulaşma süresi hariç aynı veriler elde edilmiştir(p<0,05). Ürodinamik tanı alt gruplarının üroflovmetri verilerinden Qmax ve Qave arasında anlamlı farklılık saptanmıştır(p<0,05). Sonuç Alt üriner sistem semptomları olan kadınlarda işeme akış özellikleri asemptomatik kadınlardan farklılıklar göstermektedir. Yaş, menopoz durumu, VKİ, parite, antihipertansif ilaçların kullanımı ve geçirilmiş histerektomi bu farklılıkların ortaya çıkmasında rol oynayabilecek faktörlerdir. İşeme işlev bozukluğunda önemli bir parametre olarak kabul edilen Qmax, işeme hacminden anlamlı olarak etkilenmektedir. Alt üriner sistem semptomlarının dışında jinekolojik nedenlerle başvuran kadınlarda tarama olarak üroflovmetri yapıldığında ise, neredeyse üçte birinde anormal olarak kabul edilen üroflovmetri verileri elde edilmiştir. Dolayısı ile, pelvik taban işlev bozukluklarının özellikle sorgulanması ve bu konuda toplumdaki bilgi düzeyinin artırılması, bu şikayetlerini utanma ya da normal kabul etme gibi nedenlerle söylemeyen kadınların saptanmasını ve tıbbi yardım almasını sağlayacaktır.
Özet (Çeviri)
Objective Urodynamic studies, especially non-invasive free uroflowmetry and pressure-flow studies provide important information in the assessment of voiding dysfunctions. Uroflowmetry provides objective and measurable information about the voiding function; provide information about the woman's ability to discharge her bladder, urinary retention and other voiding disorders. The aim of this study was to evaluate the findings of noninvasive urodynamics in women with and without lower urinary symptoms and to investigate its association with clinical findings from gynecology outpatient clinics patients. Material and Methods The patients included in the study were selected from the patients who applied to the Gynecology Outpatient Clinic of Gynecology and Obstetrics Department of Ankara University Medical Faculty between February 2018 and November 2018. A total of 131 patients with lower urinary tract symptoms and 55 patients without lower urinary tract symptoms were included in the study. All women were divided into two groups with and without urinary symptoms. All patients underwent Q-type test, cough stress test, SEST, pelvic floor muscle strength examination, pelvic floor neurological examinations, three-day urine diaries, and invasive urodynamic studies in mixed cases. Non-invasive urodynamic data obtained from women with and without urinary system symptoms, demographic features, urogynecologic examination and invasive urodynamic parameters were investigated. Results The patients were examined under two groups as“symptomatic”(n = 131) and“screening”(n = 55). The mean age of the patients in the symptomatic patient group was 50.62 ± 12.27 and the mean age of the screening patient group was 38.78 ± 13.7 years(p<0,05). In the symptomatic group, BMI, parity, number of patients in menopause, hypertension, lumbar disc herniation, urolithiasis, antihypertensive drug use were significantly higher (p <0.05). No significant difference was found between 69 groups in terms of delivery type and previous operations (p> 0.05). In the symptomatic patient group, 57 (43.5%) patients were found to be normal and 39 (70.9%) were in the screening group. According to uroflowmetry data, Qmax corrected for voiding volume and Qave corrected for voiding volume are statistically significantly low(p <0.05). Voiding volume, time to reach Qmax, duration of flow, voiding time and residual urine volume after void were statistically significantly higher in symptomatic patients(p <0.05). Age was homogenized between the groups and the same data were obtained except for the Qmax time(p <0.05). There was a significant difference between Qmax and Qave in uroflowmetry data of the subgroups of urodynamic diagnosis (p <0.05). Conclusion In women with lower urinary tract symptoms, voiding flow characteristics differ from asymptomatic women. Age, menopausal status, BMI, parity, use of antihypertensive drugs and previous hysterectomy are factors that may play a role in the emergence of these differences. Qmax, which is considered as an important parameter in voiding dysfunction, is significantly affected by voiding volume. Voiding flow characteristics were similar in the urodynamic sub-groups. In addition, many women presenting with gynecological reasons other than lower urinary tract symptoms showed lower urinary tract symptoms when symptom screening with validated questionnaires was performed. When uroflowmetry was performed for women who presented with gynecological reasons other than lower urinary tract symptoms, uroflowmetry data, which was considered as abnormal in almost one third, was obtained. Consequently, inquiries about pelvic floor dysfunctions, which impair the quality of life at the advanced level and increasing the level of knowledge in the society, will enable the women who do not tell these complaints because of embarrassment or normal acceptance and get medical help.
Benzer Tezler
- Kadınlarda alt üriner sistem semptomları ve pelvik organ prolapsusu arasındaki ilişki
Relationship between lower urinary system symptoms and pelvic organ prolapsus in women
LEYLA TAŞTAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumMuğla Sıtkı Koçman ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EREN AKBABA
- Mid üretral sling ameliyatı geçiren kadınların memnuniyet ölçekleri ile ürojinekolojik değerlendirme ve ürodinamik inceleme sonuçlarının ilişkilendirilerek geç dönem cerrahi başarının ortaya konulması
Long term outcome of women undergoing mid-urethral sling surgery with urogynecological evaluation, urodynamic examination and patient reported outcome measures
ŞAHİN KAAN BAYDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FULYA DÖKMECİ
- Aşırı aktif mesane sendromlu olgularda idrardaki süksinat düzeyinin klinik bulgular ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship of urinary succinate level and clinical findings in patients with overactive bladder syndrome
ÖMER FARUK ÖZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET MURAT SEVAL
- Aşırı aktif mesane sendromlu olgularda idrarda ve serumda pro-BNP, anp, prokalsitonin, NGF, BDNF düzeylerinin klinik bulgular ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between urine and serum pro-BNP, anp, procalcitonin, NGF, BDNF levels and clinical findings in cases with overactive bladder syndrome
ONUR TENGİLİMOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CENK YAŞA
- İdrar inkontinansı olmayan ve uzun süre östrojen tedavisi almamış postmenopozal kadınlarda, oral östrojen replasman tedavisinin ürodinomik fonksiyonlara etkisi
Başlık çevirisi yok
RUŞEN ATMACA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Kadın Hastalıkları ve Doğumİnönü ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZCAN BALAT