Geri Dön

Beyaz önlük hipertansiyonu ve yeni tanı hipertansiyonu hastalarında oksidatif stres parametresi olarak tiyol disülfid dengesi

Thiol disulfide balance as oxidative stress parameter in patients with white coat hypertension and newly diagnosed hypertension

  1. Tez No: 549542
  2. Yazar: ÖMER GENÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İBRAHİM HALİL KURT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Yeni tanı HT, Beyaz önlük HT, Nativ ve Total tiyol, Ambulatuvar kan basıncı, Disülfid, Disülfitler, Doktor-hasta etkileşimi, Doktorlar, Kan basıncı, Kan basıncı ölçülmesi, Oksidatif stres, Tiyoller, Newly diagnosed hypertension, white coat hypertension, Native and total thiol, Ambulatory blood pressure, Disulfide, Disulfides, Doctor-patient interaction, Physicians, Blood pressure, Blood pressure determination, Oxidative stress, Thiols
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hipertansiyon (HT) etyopatogenezinde oksidatif stres önemli mekanizmalardan biridir. Çalışmamızın amacı beyaz önlük HT ve yeni tanı HT hastalarında dinamik tiyol disülfid dengesini değerlendirmek ve bu hasta gruplarında kontrol grubuna göre dinamik tiyol disülfid dengesinde değişim olup olmadığını belirlemekti. Hastalar yeni tanı HT (n=54), beyaz önlük HT (n=46) ve kontrol (n=39) grubu olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Bazal klinik ve demografik özellikler gruplar arasında benzerdi.Gruplar arasında nativ tiyol, total tiyol, disülfid, disülfid/nativ tiyol ve disülfid/total tiyol değerleri istatistiksel olarak anlamlıydı (ap<0,001). Hem yeni tanı HT hem de beyaz önlük HT grubu, kontrol grubuna göre anlamlı tiyol disülfid değerlerine sahipti. Tiyol disülfid değerleri beyaz önlük HT ile Yeni tanı HT arasında da anlamlıydı. Yeni tanı HT grubunda 24 saatlik sistolik kan basıncıyla (SKB) ile tiyol değerleri arasında negatif korelasyon (sırasıyla p=0,03 ve p=0,03),disülfid değerleriyle de pozitif korelasyon vardı (p=0,047). 24 saatlik SKB ile disülfid/nativ tiyol ve disülfid/total tiyol oranları arasında da pozitif korelasyon saptandı (p=0,001). Ek olarak yeni tanı HT grubunda 24 saatlik diyastolik kan basıncı (DKB) ile tiyol değerleri arasında negatif korelasyon (p=0,027), disülfid değerleriyle de pozitif korelasyon saptandı (p=0,05). Disülfid/nativ tiyol ve disülfid/total tiyol oranlarıyla 24 saatlik DKB değerleri arasında pozitif korelasyon vardı ( sırasıyla p=0,001 ve p=0,007). Beyaz önlük HT grubunda; 24 saatlik SKB ile disülfid değerleri, disülfid/nativ tiyol ve disülfit/total tiyol oranları arasında pozitif korelasyon vardı (sırasıyla p=0,03, p=0,013 ve p=0,016). 24 saatlik DKB ile disülfid değerleri, disülfid/nativ tiyol oranları arasında pozitif korelasyon varken (sırasıyla p=0,04 ve p=0,003 ) ,nativ tiyol değerleri ve nativ tiyol/total tiyol oranları arasında negatif korelasyon saptandı (sırasıyla p=0,025 vep=0,005). 24 saatlik DKB ile nativ tiyol değerleri arasında negatif korelasyon vardı (p=0,027). Sonuç olarak, beyaz önlük HT ve yeni tanı HT hastalarında kontrol grubuna göre bozulmuş dinamik tiyol disülfid dengesinin olduğunu gösterdik. Beyaz önlük HT ve yeni tanı HT hastalarında 24 saatlik SKB ve DKB ile dinamik tiyol disülfid dengesi parametreleri arasında korelasyon mevcuttu.

Özet (Çeviri)

Oxidative stress is one of the most important mechanisms in the etiopathogenesis of hypertension(HT). The aim of our study is to evaluate dynamic thiol disulfide balance in patients with newly diagnosed and white coat hypertension It was divided into three groups as newly diagnosed (HT) (n = 54), white coat HT (n = 46) and control (n = 39) groups. Basal clinical and demographic characteristics were similar among the groups. The parameters of native thiol, total thiol, disulfide, disulfide/native thiol and disulfide/total thiol were statistically significant among the groups (ap <0,001). There was a negative correlation between 24-hour systolic blood pressure (SBP) and thiol values in the newly diagnosed HT group (p = 0,03 and p = 0,03). There was a significant positive correlation with disulfide values (p = 0,04). There was a significant positive correlation between 24-hour SBP and disulfide/ native thiol and disulfide/total thiol ratios (p = 0,001). There was a negative correlation between 24-hour diastolic blood pressure (DBP) and thiol levels in the newly diagnosed HT group (p = 0,027). There was a positive correlation between disulfide values and 24-hour DBP (p = 0,05). There was a significant positive correlation between disulfide/native thiol and disulfide/total thiol ratios and 24-hour DBP values (p = 0,001 and p = 0,007 respectively). There was a significant positive correlation between 24-hour SBP and disulfide, disulfide/native thiol and disulfide/total thiol in the white coat group (p = 0,03; p = 0,013 and p = 0,016 respectively). There was a negative correlation between 24-hour DBP and native thiol and native thiol/total thiol values in the white coat group (p = 0,027; p = 0,005 respectively). There was a positive correlation between 24-hour DBP and disulfide and disulfide/native thiol values (p = 0,044; p = 0,003 respectively). As a result, we demonstrated that impaired dynamic thiol disulfide balance was present in both newly diagnosed HT patients and white coat HT patients compared to the control group. 24 hour SBP and 24 hour DBP were correlated with impaired dynamic thiol disulfide parameters in patients with newly diagnosed HT and white coat HT.

Benzer Tezler

  1. Kronik böbrek hastalığı olan bireylerde beyaz önlük fenomeninin değerlendirilmesi

    Evaluation of white coat phenomenon in the patients of chronic renal disease

    İSMAİL DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    NefrolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÖKHAN NERGİZOĞLU

  2. Beyaz önlük hipertansiyonu ve esansiyel hipertansiyonda MIR-125a ve MIR-155 düzeylerin araştırılması

    Investigation the level oMIR-125a and MIR-155 in white coat hypertension and essential hypertension

    CHAYAR ALİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Halk Sağlığıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADNAN LEVENT YALDIRAN

  3. Beyaz önlük hipertansiyonu saptanan çocuk hastaların izleminde hipertansiyon gelişme sıklığı ve hedef organ değişikliklerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the frequency of hypertension development and target organ damage during follow-up in children diagnosed with white coat hypertension

    EZGİ ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORHAN DENİZ KARA

  4. Hipertansiyon ön tanılı hastalarda beyaz önlük hipertansiyonu ve beyaz önlük etkisinin ambulatuar ölçümler ile araştırılması

    Evaluation of white coat hypertension and white coat effects by ambulatory blood pressure monitoring in patients with high blood pressure

    ESRA CEBE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiDicle Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ AHMET YILMAZ

  5. Beyaz önlük hipertansiyonunun ve diurnal kan basıncı ritminin sol ventrikül kitle indeksi üzerine etkisi

    Influence of white coat hypertension and diurnal blood pressure rhythm over left ventricular mass index

    BURHAN ALAGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Aile HekimliğiZonguldak Karaelmas Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. NEJAT DEMİRCAN