Endotel disfonksiyonunun göstergesi ve diagnostik belirleyicisi olarak peroksizom proliferatör aktive reseptör gama(PPARγ) ve osteoprotegerin düzeyleri
Peroxisome proliferator activated receptor gamma (PPARγ) and osteoprotegerin levels as indicator and diagnostic determinator of endothelial dysfunction
- Tez No: 560164
- Danışmanlar: PROF. DR. NİHAL SALMAYENLİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Biyokimya, Cardiology, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Ateroskleroz, Endotelyum, Hipertansiyon, Kardiyovasküler hastalıklar, Osteoprotegerin, Peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptörler, Polimorfizm-genetik, Teşhis, Atherosclerosis, Endothelium, Hypertension, Cardiovascular diseases, Osteoprotegerin, Peroxisome proliferator-activated receptors, Polymorphism-genetic, Diagnosis
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Hipertansiyon kardiyovasküler hastalıklar için başlıca risk faktörüdür ve endotel disfonksiyonu hipertansiyon patogenezinde önemli bir rol oynar. Ateroskleroz gelişiminde endotel disfonksiyonu erken bir basamaktır ve klinik tespiti ateroskleroz ve kardiyovasküler hastalığın önlenmesinde önemlidir. Peroksizom proliferatör aktive reseptör gama (PPARγ) ve osteoprotegerinin ateroskleroz gelişiminde potansiyel gösterge olduğu bilinmektedir. Çalışmamızda hipertansiyonlu hastalarda PPARγ ve osteoprotegerin düzeylerinin endotel fonksiyonu ile ilişkisinin, ayrıca PPARγ geni Pro12Ala polimorfizmi ile PPARγ ve osteoprotegerin düzeylerinin hipertansiyon ve periferik arter hastalığı ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Hipertansiyonu olan hastalar birinci grup, periferik arter hastalığı tanısıyla takip edilen hastalar ikinci grup ve sağlıklı gönüllüler kontrol grubu olarak çalışmaya alındı. Rutin biyokimyasal parametreler için alınan örnekler aynı gün içinde çalışıldı. Diğer analizler için alınan venöz kanlar ise santrifüj edildikten sonra -80 °C'de tayin zamanına kadar saklandı. Serum PPARγ ve osteopotegerin düzeyleri“ELISA”yöntemiyle, PPARγ geni Pro12Ala polimorfizmi RT-PCR yöntemiyle tayin edildi. Hipertansiyon grubunda endotel fonksiyonunu değerlendirmek için brakial arterin akım aracılı dilatasyonu (FMD) ve karotis arterin intima-media kalınlığı ölçümleri yapıldı. Bulgular: Periferik arter hastalığında serum PPARγ düzeyleri kontrollere göre anlamlı olarak düşük saptandı (p<0.05). Hipertansiyonu olan grupta kontrol grubuna göre serum PPARγ düzeyleri anlamlı olarak düşük (p<0.001), serum osteopotegerin düzeyleri ise anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.001). Hipertansiyon grubunda bozulmuş FMD yanıtı bulunanlarda (% FMD<7) PPARγ düzeyleri anlamlı olarak yüksek saptandı (p<0.05). PPARγ geni Pro12Ala polimorfizmi sonuçlarına göre ise hipertansiyon grubu kontroller ile kıyaslandığında genotip dağılımı yönünden anlamlı farklılık olduğu gözlendi (p<0.05). Sonuç: Bu çalışmada hipertansiyonlu hastalarda bozulmuş FMD yanıtı bulunanlarda, serum PPARγ düzeylerinin yüksek saptanması PPARγ'nın endotel disfonksiyonunun bir göstergesi olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Bulguların daha büyük çalışmalarla gösterilmesi halinde endotel disfonksiyonunun belirlenmesinde serum PPARγ düzeylerinin önemli bir gösterge olarak kullanılabilmesi olasıdır.
Özet (Çeviri)
Objective: Hypertension is a major risk factor for cardiovascular disease and endothelial dysfunction plays an important role in the pathogenesis of hypertension. Endothelial dysfunction is an early step in the development of atherosclerosis and its clinical diagnosis is important for the prevention of atherosclerosis and cardiovascular disease. Peroxisome proliferator activated receptor gamma (PPARγ) and osteoprotegerin are known as potential markers in the development of atherosclerosis. The aim of this study is to investigate the association of PPARγ and osteoprotegerin levels with endothelial function in patients with hypertension, and also to investigate the relationship of PPARγ gene Pro12Ala polymorphism, PPARγ and osteoprotegerin levels with hypertension and peripheral arterial disease. Materials and Methods: The study group were consisted of the patients with hypertension (first group) and the patients with the diagnosis of peripheral arterial disease (second group). The healthy volunteers were included in the study as a control group. Samples for routine biochemical parameters were studied on the same day. For other analyses, the venous blood samples were centrifuged and stored at -80°C until the analysis time of the samples. Serum PPARγ and osteopotegerin levels were determined by ELISA method. PPARγ gene Pro12Ala polymorphism was determined by RT-PCR. Flow-mediated dilatation of the brachial artery (FMD) and intima-media thickness of the carotid artery were measured to evaluate endothelial function in the hypertension group. Results: Serum PPARγ levels were significantly lower in patients with peripheral arterial disease than controls (p<0.05). Serum PPARγ levels were significantly lower (p<0.001) and serum osteopotegerin levels were significantly higher in the hypertensive group (p<0.001) compared with controls. PPARγ levels were significantly higher in patients with impaired FMD (% FMD<7) in the hypertension group (p<0.05). According to the results of PPARγ gene Pro12Ala polymorphism, there was a significant difference in genotype distribution between controls and hypertension group (p<0.05). Conclusions: In patients with impaired FMD responses in the hypertension group, high levels of PPARγ suggest that it can be used as a marker of endothelial dysfunction. According to our findings, we suggest that serum PPARγ levels can be used as an important marker for determining of endothelial dysfunction. However, these findings should be supported by further studies.
Benzer Tezler
- Obstrüktif uyku apne sendromu'nda endotel disfonksiyonunu belirlemede pentraksin-3 ve high sensitif c-reaktif proteinin tanısal değeri
Diagnostic value of high sensitive c-reactive protein and pentraxin-3 levels to show endotelial disfunction in obstructive sleep apne syndrome
ELİF KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Göğüs HastalıklarıErciyes ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ASİYE KANBAY
- Myeloproliferatif hastalıklarda tanı anında endotel disfonksiyonun akım aracılı dilatasyon (FMD) ile değerlendirilmesi
Assessment of endothelial dysfunction in myeloproliferative disorders at diagnosis with flow mediated dilatation
ABDULKERİM YILDIZ
- Acil servis koşullarında pulmoner emboli hastalarında inflamatuvar ve trombosit indekslerinin tanısal ve prognostik önemi
Diagnostic and prognostic significance of inflammatory and platelet indices in pulmonary embolism patients under emergency department conditions
AHMET ÇAĞRI DURKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SAFA DÖNMEZ
- Psöriatik artrit tanılı olgularda plazma IL-12 ve IL-23 düzeyleri ile endotel disfonksiyonu ilişkisi
The relationship between plasma IL-12 and IL-23 levels and endothelial dysfunction in patients with psoriatic arthritis
BÜŞRA GÖKÇE ÖZCAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
RomatolojiManisa Celal Bayar Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TİMUR PIRILDAR
- Ailevi Akdeniz ateşi hastalarında serum soluble klotho ve FGF23 düzeyi ile arteriyel sertlik arasındaki ilişki
The relationship between serum soluble klotho, FGF23 levels and arterial stiffness in familial Mediterranean fever
MERVE ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
NefrolojiCumhuriyet Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FERHAN CANDAN