ST yükselmeli miyokart enfarktüsünün girişimsel tedavisinde trombüs aspirasyonunun işlem sonrası konvansiyonel transtorasik ekokardiyografi, longitudinal straın ve rotasyon parametreleriyle değerlendirilen sol ventrikül sistolik fonksiyonu üzerine etkisi
Impact of thrombus aspiration on post-procedural left ventricular systolic function assessed with conventional transthoracic echocardiography, longitudinal strain and rotation parameters in interventional treatment of ST-segment elevation myocardial infarction.
- Tez No: 564070
- Danışmanlar: PROF. DR. NİHAL ÖZDEMİR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Ekokardiyografi, Miyokard enfarktüsü, Miyokardial reperfüzyon, Trombektomi, Echocardiography, Myocardial infarction, Myocardial reperfusion, Thrombectomy
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Akut ST yükselmeli miyokart enfarktüsü (ME) tedavisinde primer perkütan koroner girişim (PKG), ilk tercih edilmesi gereken reperfüzyon yöntemi olarak kabul edilmektedir. PKG sırasında trombüs aspirasyonu ise son yıllarda gündeme gelen; işlem başarısını ve uzun dönem takipte morbidite ve mortaliteyi olumlu yönde etkilediğine dair verileri bulunan, rutin kullanıma girmiş bir yöntemdir. Bu çalışmanın amacı primer PKG uygulanan ST yükselmeli ME hastalarında trombüs aspirasyonu yapılan ve yapılmayan grupların, sol ventrikül (SV) strain ve rotasyon parametrelerini kullanarak; Speckle Tracking ekokardiyografiyle erken dönem SV sistolik fonksiyonlarını karşılaştırmaktır. Yöntemler: Çalışmaya kliniğimizde primer PKG uygulanan 67 ST yükselmeli ME hastası dahil edildi; bunların 36'sına Export asprasyon kateteri ile manuel trombüs aspirasyonu (TA) diğerlerine konvansiyonel anjiyoplasti (PTKA) uygulandı. 3 TA hastası dışında tüm hastalara aynı seansta stent implantasyonu yapıldı. Tüm hastalarda işlem sonrası TIMI akım, TIMI Frame Count (TFC) ve ST segment rezolüsyonu yüzdesi incelendi. Hastaların kardiyak enzim (CK ve CKMB) düzeyleri düzenli aralıklarla takip edildi. 24.saatte alınan kan örneğinden BNP ve hsCRP çalışıldı. Tüm hastaların işlemden 24 saat sonra ekokardiyografi kayıtları yapıldı ve bu kayıtlar EchoPAC PC'08 yazılımıyla analiz edildi. Rutin ekokardiyografik verilerin yanı sıra Speckle Tracking yöntemiyle SV global longitudinal tepe strain (GLTS), apikal ve bazal rotasyon ve torsiyon değerleri kaydedildi. Bulgular: Trombüs aspirasyonu yapılan hastalar, konvansiyonel anjiyoplasti grubuyla (PTKA), karşılaştırıldığında reperfüzyon başarısını gösteren; ≥%50 ST segment rezolüsyonu tespit edilen hasta yüzdesi (TA, %88.9; PTKA, %87.1; p=0,55.), TIMI 3 akım sağlama oranı (TA, %91.7;PTKA, %90.4, p=0.84) ve TFC (TA, 33.0±9.8 f/sn; PTKA, 33.2±9.2 f/sn; p=0.95) değerleri açısından iki grup arasında anlamlı fark yoktu. TA grubunda pik CK değerleri anlamlı biçimde daha yüksekken (TA, 2196±1915 mg/dL; PTKA, 1189±1039 mg/dL; p=0.01); pik CKMB değerleri için ise eğilim düzeyinde bir yükseklik söz konusuydu (TA, 220±185 mg/dL; PTKA, 152±137 mg/dL; p=0.09). Serum hsCRP düzeyleri TA grubunda anlamlı biçimde düşüktü (0.37,[3.45] mg/L ve 1.02,[4.58] mg/L; p=0.02). 24.saat BNP düzeyleri arasında anlamlı fark yoktu (TA, 162,[475] pg/mL; PTKA, 142,[765] pg/mL; p=0.42). Ekokardiyografik parametreler açısından ise iki grup arasında fark yoktu. Sırasıyla TA ve PTKA grupları için ekokardiyografik verilerin ortalama, standart sapma ve p değerleri şöyledir: SV sistol sonu volümü, 57±19 mL ve 55±19 mL; p=0.75; SV ejeksiyon fraksiyonu, %47.7±7.9 ve %49.7±8.6; p= 0.40; Wall Motion Score Index (WMSI), 1.25,[0.54] ve 1.18,[1.33]; p=0.17; apikal rotasyon 10.0±5.0° ve 10.0±5.4°; p=0.99; bazal rotasyon -6.0±3.1° ve -5.1±2.6°; p=0.22; 14.7±5.4° ve 14.3±4.8°; p=0.73; GLTS, %-14.5±3.8 ve %-14.5±3.7; p=0.95.BNP düzeyleri, GLTS ile tüm popülasyonda düşük-orta düzeyde ((r:-0.48; p<0.001); TA grubunda ise orta düzeyde (r:-0.54; p=0.001) korele idi. Sonuç: Konvansiyonel anjiyoplasti ve trombüs aspirasyonu, çalışma popülasyonumuzda ST rezolüsyonu, TIMI akım ve TFC gibi reperfüzyon bulguları göz önüne alındığında benzer işlemsel başarı oranlarına sahipti. Bu şartlar altında trombüs aspirasyonunun hastane içi dönemde sol ventrikül sistolik fonksiyonlarını değerlendirmek için kullanılan görsel (WMSI), volümetrik (EF), strain (GLTS) ve rotasyonel (torsiyon) parametreler üzerine olumlu etkisi gösterilemedi. Çalışmamızda serum BNP düzeyiyle GLTS arasında, diğer tüm sistolik fonksiyon göstergelerine kıyasla daha kuvvetli bir ilişki tespit edildi.
Özet (Çeviri)
Purpose: Primary percutaneous coronary intervention (PCI) is accepted as the method of choice in reperfusion treatment of acute ST-segment elevation myocardial infarction (MI). Thrombus aspiration is a method with ipromising data about improving procedural success and long-term morbidity and mortality which has recently gained popularity and has been used routinely during PCI. The main purpose of this study is to compare early left ventricular systolic function of patients who underwent primary PCI with or without thrombus aspiration by using left ventricular (LV) strain and rotational parameters obtained via speckle tracking echocardiography. Methods: 67 ST-segment elevation MI patients treated with primary PCI in our facility were included. Manual thrombus aspiration (TA) was performed in 36 patients. Conventional angioplasty (PTCA) was applied to the remaing population. Ad hoc stent implantation was performed in entire population except 3 patients treated with TA. TIMI flow grading, TIMI Frame Count (TFC) and ST-segment resolution was assessed in all patients. Serial cardiac enzyme levels (CK and CK-MB) were followed. BNP and hsCRP levels were detected in blood samples drawn at 24th hour. 24th hour echocardiographic recordings were performed and analyzed with EchoPAC PC'08. In addition to routine echocardiographic data, LV longitudinal peak strain (GLPS), apical and basal rotation and torsion parameters were recorded. Results: According to the comparison of parameters indicating successful reperfusion, percentage of patients with ≥50 % ST-segment resolution (TA, 88.9%; PTCA, 87.1%; p=0,55), achievement rate of TIMI 3 flow (TA, 91.7%;PTCA, 90.4%, p=0.84), and TFC (TA, 33.0±9.8 f/sn; PTCA, 33.2±9.2 f/sn; p=0.95) were comparable among treatment groups. While peak CK values were significantly higher in TA group (TA, 2196±1915 mg/dL; PTCA, 1189±1039 mg/dL; p=0.01); the difference was at tendency level for peak CK-MB values (TA, 220±185 mg/dL; PTCA, 152±137 mg/dL; p=0.09). Serum hsCRP levels were significantly lower in TA group (0.37,[3.45] mg/L ve 1.02,[4.58] mg/L; p=0.02). There was no significant difference between study groups for 24th hour BNP levels. (TA, 162,[475] pg/mL; PTCA, 142,[765] pg/mL; p=0.42). Echocardiographic parameters were also comparable among groups. Mean, standart deviation and p values for TA and PTCA groups are as follows, respectively: LV end-systolic volume, 57±19 mL vs 55±19 mL; p=0.75; LV ejection fraction, 47.7%±7.9 vs 49.7%±8.6; p= 0.40; Wall Motion Score Index (WMSI), 1.25,[0.54] vs 1.18,[1.33]; p=0.17; apical rotation 10.0±5.0° vs 10.0±5.4°; p=0.99; basal rotation -6.0±3.1° vs -5.1±2.6°; p=0.22; 14.7±5.4° vs 14.3±4.8°; p=0.73; GLPS, %-14.5±3.8 vs %-14.5±3.7; p=0.95., BNP measurements were correlated with GLTS at low-intermediate level in entire population (r:-0.48; p<0.001), and intermediate level at TA group (r:-0.54; p=0.001). Conclusion: Conventional angioplasty and thrombus aspiration had similar success rates in our study population considering reperfusion determinants like ST-segment resolution, TIMI flow rates, and TFC. Under these circumstances, the positive influence of thrombus aspiration on subjective (WMSI), volumetric (EF), strain (GLPS), and rotational (torsion) echocardiographic parameters assessing left ventricular systolic function could not be demonstrated. In our study, a closer relationship with serum BNP levels and GLPS as compared to remaining systolic function determinants. ,
Benzer Tezler
- Birincil perkütan koroner girişim çağında ST yükselmeli miyokard infarktüsünün prognostik belirleyicileri
Prognostic determinants of ST elevation myocardial infarction in the primary percutaneous coronary intervention era
NAFİA İNAN KARDELEN OHTAROĞLU TOKDİL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZEKİ ÖNGEN
- Primer PCI yapılan styme'lü hastalarda miyokardiyal blush gradelemesi ile ventriküler repolarizasyon parametreleri arasındaki ilişki
The relationship between myocardial blush grade and ventricular repolarisation parametres in patients with stemi treated by primary percutan coronary intervention
CELAL ÖZTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖNDER ÖZTÜRK
DOÇ. DR. MEHMET ZÜLKİF KARAHAN
- Akut st elevasyonu ile seyreden miyokard enfarktüsünde plazma osteopontin düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of plasma osteopontin levels in patients with acute st segment elevation myocardial infarction
KAAN OKYAY
- Akut ST yükselmeli ön duvar miyokart enfarktüsü hastalarında sağ prekoriyal derivasyon (V4R) st yükselmesi ve hastane içi kötü sonlanım arasındaki ilişki
Relationship between right precordial lead (V4R) st elevation and poor in-hospital outcome in patients with acute ST elevation anterior wall myocardial infarction
EYYUP TUSUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OSMAN BOLCA
- St segment yükselmeli miyokard enfarktüsü nedeniyle primer perkutan girişim uygulanan hastalarda klinik syntax skoru'nun uzun dönem prognoza etkisi
The value of the clinical syntax score in predicting long-term prognosis in patients with st-segment elevation myocardial infarction who have undergone primary percutaneous coronary intervention
GÖKHAN ÇETİNKAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Kardiyolojiİstanbul ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SAİT MESUT DOĞAN