Psoriasis ile Sitokin Sinyal Baskılayıcıları (SOCS) arasındaki ilişkinin araştırılması
Investigation of the relationship between psoriasis andcytokine signal suppressor (SOCS)
- Tez No: 567812
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SEVİM KARAKAŞ ÇELİK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Dermatoloji, Genetik, Tıbbi Biyoloji, Dermatology, Genetics, Medical Biology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 93
Özet
Psoriasis, keskin sınırlı, plak veya papüller üzerinde yerleşmiş parlak, sedefi skuamlarla karakterize, tekrarlayan seyirli, inflamatuar bir cilt hastalığıdır. Dünya çapında görülme sıklığı etnik, coğrafik ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir ve her yaştan kadın ve erkeği etkileyebilmektedir. Hem genetik hem de tetikleyici faktörler hastalığın etiyolojisinde yer almaktadır. Psoriasis lezyonlarındaki özellikler, epidermiste ve dermiste T lenfositlerinden oluşan inflamatuar hücre infiltrasyonu, keratinosit hiperproliferasyonu, doku inflamasyonu şeklindedir. İmmün sistemin aktivasyonu sonucu bu değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Sitokin sinyal baskılayıcıları (SOCS), çeşitli sitokinler tarafından tetiklenen proinflamatuar yolakların endojen inhibitörleri olarak işlev gören sekiz hücre içi protein ailesidir. Sitokinler yapısal olarak birbirleriyle ilişkili olup immunite ve inflamasyonunun düzenlenmesinde görev alır. SOCS proteinleri sitokin sinyalinin inhibitörleridir ve ekspresyonları JAK/STAT yolağı ile indüklenir. Bildiğimiz kadarıyla SOCS gen polimorfizmleri ile psoriasis arasındaki ilişkiyi araştıran bir çalışma bulunmamaktadır.Çalışmamıza psoriasis tanısı konmuş, akraba olmayan 100 hasta ve herhangi bir inflamatuar hastalığı olmayan 100 sağlıklı birey dahil edildi. SOCS3 rs4969169 ve SOCS7 rs3748726 polimorfizmleri polimeraz zincir reaksiyonu-restriksiyon parça uzunluk polimorfizmi (PCR- RFLP) yöntemiyle tespit edildi. SOCS3 rs4969169 genotip frekansı; CC ve CT genotipleri hasta grubunda %67, %33; kontrol grubunda %73, %27'dir. SOCS7 rs3748726 genotip frekansı; TT, TC ve CC genotipleri hasta grubunda %89, %9, %1; kontrol grubunda %91, %8, %1'dir. SOCS3 rs4969169 ve SOCS7 rs3748726 polimorfizmlerinin psoriasis patogenezinde etkin bir rolünün olmadığı tespit edilmiştir. Psoriasiste rs4969169 ve rs3748726 etkisinin araştırıldığı ilk çalışma olması sebebiyle çalışmanın daha fazla sayıda hasta ve sağlıklı bireyle farklı etnik popülasyonlarda tekrar edilmesi faydalı olacaktır.
Özet (Çeviri)
Psoriasis is a chronic, relapsing, sharply demarcated inflammatory skin disease which is characterized by bright nacre squamous on plaque or papules. The incidence worldwide varies depending on ethnic, geographical and environmental factors and can affect men and women of all ages. Both genetic and triggering factors are involved in the etiology of the disease. The features of psoriasis lesions are in the form of inflammatory cell infiltration, hyperproliferation of keratinocytes, and tissue inflammation consisting of T lymphocytes in the epidermis and dermis. These changes occur as a result of activation of the immune system. Cytokine signal suppressors (SOCS) are eight intracellular proteins families that act as endogenous inhibitors of proinflammatory pathways triggered by various cytokines. Cytokines are structurally interrelated and play a role in regulating immunity and inflammation. SOCS proteins are inhibitors of the cytokine signal and their expression is induced by the JAK/STAT pathway. To our knowledge, there are no studies investigating the association between SOCS gene polymorphisms and psoriasis. The study included 100 unrelated patients diagnosed with psoriasis and 100 healthy individuals without any inflammatory disease. The SOCS3 rs4969169 and SOCS7 rs3748726 polymorphisms were detected by polymerase chain reaction-restriction fragment length polymorphism (PCR-RFLP) method. SOCS3 rs4969169 genotype frequency; CC and CT genotypes were 67%, 33% in the patient group; they were 73%, 27% in the control group. SOCS7 rs3748726 genotype frequency; TT, TC and CC genotypes were 89%, 9%, 1% in the patient group; they were 91%, 8%, 1% in the control group. The polymorphisms of SOCS3 rs4969169 and SOCS7 rs3748726 were found to have no effective role in the pathogenesis of psoriasis. As it is the first study to investigate the effect of rs4969169 and rs3748726 in psoriasis, it would be beneficial to repeat the study in different ethnic populations with more patients and healthy individuals.
Benzer Tezler
- Romatolojik hastalığı olan bireylerin sigaraya yönelik bilgi, tutum ve davranışları
Knowledge about and attitudes towards smoking cigarettes in patients with inflammatory rheumatic diseases
AKİF DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
RomatolojiUludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YAVUZ PEHLİVAN
- Psoriasis vulgaris hastalarında 25-hidroksivitamin D3 düzeyi: Olgu-kontrol çalışması
25-hi̇droxyvi̇tami̇n D 3 levels i̇n psori̇asi̇s vulgari̇s pati̇ents: A case-control study
NEJLA DİNÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
DermatolojiTrakya ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hast. Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜLEYMAN PİŞKİN
- Gut hastalarında osteoporoz sıklığı ve rank, rankl, osteoprotegerin gen polimorfizmi ile osteoporoz ilişkisi
Osteoporosis frequency and the association of rank, rankl, osteoprotegerin gene polymorphisms with osteoporosis in gout patients
CEMİLE CANAN SEÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
RomatolojiPamukkale Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. VELİ ÇOBANKARA
- Using systems based models to uncover the disease network of Psoriasis and its associations with other autoimmune-related diseases
Sistem esaslı modeller kullanarak sedef hastalığı ağının ve diğer bağışıklık sistemi ile ilintili hastalık ağlarının oluşturulması
TUBA SEVİMOĞLU
Doktora
İngilizce
2015
BiyomühendislikMarmara ÜniversitesiBiyomühendislik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KAZIM YALÇIN ARĞA