Geri Dön

Morbid obezlerde intraoperatif farklı oksijen konsantrasyonlarının bulantı-kusma üzerine etkisi

Effect of intraoperative different oxygen concentrations on nausea and vomiting in morbid obesity

  1. Tez No: 607207
  2. Yazar: RAMAZAN AKEL
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ESEF BOLAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Morbid obezite, intraoperatif oksijen konsantrasyonu, postoperatif bulantı-kusma, Morbid obesity, intraoperative oxygen concentration, postoperative nausea and vomiting
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Fırat Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 64

Özet

Postoperatif bulantı ve kusma (POBK) birçok sebebe bağlı, sık karşılaşılan ve özellikle operasyondan sonraki ilk iki saatte görülen bir problemdir. Bu çalışmada morbid obez hastalarda intraoperatif farklı oksijen konsantrasyonlarının bulantı-kusma üzerine etkisi retrospektif olarak araştırılmıştır. Etik kurul onayı alındıktan sonra, 2018 yılı içerisinde bariatrik laparoskopik cerrahi geçiren, verilerine ulaşabildiğimiz 206 hasta dosyası incelenerek çalışmaya alındı. Hastalar kullanılan O₂ konsantrasyonlarına göre iki gruba ayrıldılar. %30 oksijen (n=87) verilenler Grup 30, %70 oksijen (n=119) verilenler ise Grup 70 olarak belirlendi. Hastaların demografik verileri, Vücut kitle indeksi, ASA skoru, hemodinamik parametreler ve kullanılan anestezik ajanlar, Apfel skoru, visual analog skala (VAS) skoru, POBK skoru, erken (ilk 2 saat) ve geç dönem (2-24 saat) yapılan antiemetik miktarı ve taburculuk süresi kaydedildi. Hastaların demografik verilerinde ve kullanılan anestezik ilaçlar açısından gruplar arasında fark yoktu. Hastaların POBK skoru iki grup arasında yapılan karşılaştırmada Grup 30 ve Grup 70'de sırasıyla 29/66 hastada bulantı-kusma saptanmadı, 37/34 hastada bulantı vardı, 17/18 hastada öğürme var, 4/1 hastada kusma gerçekleşmiştir. Gruplar arasındaki bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Grup 30 ve Grup 70'te erken dönemde (ilk 2 Saat) yapılan metoklopramid miktarı arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı. İlk 2-24 saatte yapılan kurtarma antiemetiği bakımından iki grup arasında fark yoktu. Grup 70'te taburculuk süresi daha kısaydı ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Laparoskopik bariyatrik cerrahiler; postoperatif bulantı-kusma açısından yüksek riskli girişimlerdir. Oksijen tedavisinin barsak perfüzyonunu iyileştirerek postoperatif bulantı-kusmayı azaltabileceği düşünülmektedir. Araştırmamızda laparoskopik bariyatrik cerrahi geçiren morbid obez hastalarda intraoperatif yüksek oksijen konsantrasyonunun erken dönemde (ilk 2 saat) bulantı-kusma oranını azalttığını bulduk. Oksijenin ucuz ve bu konsantrasyonlarda olası yan etkilerinin klinik olarak önemsiz olması, postoperatif bulantı-kusma risk faktörleri yüksek olan laparoskopik bariyatrik cerrahi geçirecek morbid obez hastalara uygun antiemetik profilaksi ile kombine edilerek kullanılması POBK insidansını azaltıp, bu durumda erken taburculuk sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Postoperative nausea and vomiting (POBK) is a common problem due to many reasons, especially in the first two hours after the surgery. In this study, the effect of different intraoperative oxygen concentrations on nausea and vomiting in morbidly obese patients was investigated retrospectively. After approval of the ethics committee, 206 patients who underwent bariatric laparoscopic surgery in 2018 were included in the study. The patients were divided into two groups depending on the use of oxygen at different concentrations. Those given 30% oxygen (n=87) were determined as group 30 and those given 70% oxygen (n=119) were determined as group 70. Demographic data of patients, body mass index (BMI), ASA score, hemodynamic parameters and anesthetic agents used, Apfel score, VAS score, PONV score, early (first 2 h.) and late period (2-24.h) the amount of antiemetics performed and the period of discharge were recorded. There was no difference between the groups in anesthetic drugs used and demographic data of the patients. The post-operative nausea-vomiting score of the patients was compared between the two groups and group 30/70 - 29/66 patients had no nausea and vomiting. Group 30/70 – 37/34 patients had nausea, group 30/70 - 17/18 patients had gag reflex-no vomiting, group 30/70 - 4/1 patients had vomiting. The difference between the groups was statistically significant. The difference between group 30 and group 70 in the amount of metoclopramide performed in the PACU (Post Anesthesia Care Unit) was statistically significant. No statistically significant difference was found between the two groups in the first 2-24 hours of rescue antiemetic. Group 70 had a shorter discharge time and this difference was statistically significant. Laparoscopic bariatric surgery is a high risk for postoperative nausea and vomiting. Oxygen therapy is thought to improve intestine perfusion and reduce postoperative nausea and vomiting. In our study, we found that intraoperative high oxygen concentration in morbidly obese patients undergoing laparoscopic bariatric surgery may reduce nausea and vomiting. The inexpensive and in this concentration possible side effects of oxygen are clinically insignificant, combined with effective antiemetic prophylaxis for patient undergoing laparoscopic bariatric surgery with high risk factors for postoperative nausea and vomiting may reduce the cost of postoperative antiemetic treatment and increase patient comfort while improving early patient discharge.

Benzer Tezler

  1. Vücu/kitle indeksi kırkın üzerinde olan hastalarda pnömoperitonun böbrek fonksiyonları üzerine etkisi

    The effect of pneumoperitoneum on renal functions in patients with body/mass index over forty

    ABDULLAH AS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET FERAHMAN

  2. Oxford faz 3 unikompartmantal diz protezi(klinik ve radyolojik sonuçlar)

    Oxford phase 3 unicompartmental knee prosthesis(clinical and radiological outcomes)

    AYŞE ESİN POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TOLGA TÜZÜNER

  3. Septorinoplasti operasyonlarında intraoperatif magnezyum ve ketamin infüzyonlarının hemodinami, analjezi ve derlenme üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of intraoperative magnesium and ketamine infusions on haemodynamy, analgesia and recovery in septorhinoplasty

    AYŞE ACAR DAYIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Anestezi ve ReanimasyonKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET EROĞLU

  4. Geriatrik hastalarda desfluran, sevofluran ve izofluran'ın nörokognitif fonksiyonlara,derlenmeye ve hemodinamiye olan etkilerinin karşılaştırılması

    Comparision the effects of Desflurane, sevoflurane and isoflurane at geriatric patients on neuro-cognitive functions, recovery and on hemodinamy

    GÜLŞAH DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Anestezi ve ReanimasyonOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. A. HAYDAR ŞAHİNOĞLU

  5. Genel anestezi altında yapılan jinekolojik operasyonlarda ketamin ve magnezyum sülfat uygulamalarının anestezi sonrası, titreme, analjezi ve derlenme üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparition of ketamine and magnesium sulphate effects on postoperative shivering, anagesia and recovery at gynecology operations under general anestesia

    ALİ ALKAN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Anestezi ve ReanimasyonKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. H. NESRİN ERCİYES