1.trimester abortus imminens tanısı almış gebelerde kanama alanının varlığı, bu kanama alanının subkoryonik, subamniotik, retroplasental olmasının obstetrik sonuçlara etkisi
The existence of bleeding area in the pregnancy of the first trimester abortus imminens, the effect of subcoryonic, subamniotic and retroplacental obstetri̇cs results
- Tez No: 613731
- Danışmanlar: PROF. DR. SALİM ERKAYA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Abortus, Gebelik, Hematoma, Hemorajiler, Abortion, Pregnancy, Hematoma, Hemorrhage
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, 1.trimesterde abortus imminens tanısı almış gebelerde kanama alanının varlığı, bu kanama alanının subkoryonik, subamniotik, retroplasental olmasının obstetrik sonuçlara etkisinin retrospektif olarak araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Etlik Zübeyde Hanım Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi erken gebelik servisinde 1/7/2017-1/7/2018 tarihleri arasında tekil gebeliği olan, servikal açıklığı bulunmayan, vajinal kanaması olan ve ultrasonografide kanama alanı izlenen abortus imminens tanısı ile hastaneye yatan 14. gebelik haftasının altındaki hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Abortus imminens tanısı ile takip edilen ultrasonografik olarak kanama alanı tespit edilen hastalar, kanama alanlarının lokalizasyonuna göre subamniotik, subkoryonik, retroplasental olarak gruplandırılarak her grubun ayrı ayrı gebelik prognozunu araştırmak için geçmiş hasta dosya kayıtları incelendi. Üç grup arasında karşılaştırılan abortus, preterm eylem, intrauterin gelişme geriliği (İUGG), polihidramnioz, erken membran rüptürü , malprezantasyon, gestasyonel hipertansiyon, gestasyonel diyabetes mellitus (GDM), membranların preterm prematür rüptürü (PPROM) komplikasyonları için risk taşıyan (çoğul gebelik, uterin anomaliler, sigara kullanımı, tekrarlayan abortus öyküsü, kronik hastalığı olanlar) ve gebelik takiplerine hastanemizde devam etmeyen, abortusu/doğumunu hastanemizde yapmayan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Araştırma kapsamında ilk olarak abortus imminens tanısı ile servise yatırılan 1287 hasta tarandı ve ultrasonografide kanama alanı izlenen 144 hasta tespit edildi. Takiplerine devam etmeyen, gebeliği hastanemizde sonlanmayan ve belirtilen risk faktörleri olan hastalar dışlandı ve araştırma kapsamına 82 hasta alındı. Tüm veriler istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Hastalar kanama lokalizasyonuna göre gruplandırıldığında subkoryonik 57 (%69,5), subamniyotik 18 (%22) ve retroplasental 7 (%8,5) hasta mevcuttu . Genel komplikasyon oranı %57,3 bulunmuştur. Komplikasyonlardan en sık %28 ile abortus, ardından %14,6 ile preterm doğum ve %13,4 ile PPROM gelişmiştir. Abortus açısından ise gruplar arasında belirgin bir fark tespit edilmedi. Gruplar arasında PPROM, abortus, erken membran rüptürü, GDM, preeklampsi, İUGG, polihidramnioz, malprezentasyon, preterm doğum, miad doğum, primer sezaryan doğum (C/S), eski/mükerrer C/S, normal spontan doğum açısından belirgin bir fark izlenmedi. Sonuç: Çalışma sonucunda, her üç grup arasında kötü obstetrik sonuç açısından anlamlı fark gösterilememiştir. Ancak toplam izlenen obstetrik komplikasyonların her üç grupta da %50'nin üzerinde izlenmesi, literatürde de tespit edildiği gibi intrauterin hematomun lokalizasyondan bağımsız olarak obstetrik komplikasyonlar için risk faktörü olduğu açıktır. İntrauterin hematom tesbitinin, lokalizasyonunun klinik önem ve rolünün anlaşılabilmesi ve daha kesin veriler elde edilebilmesi için daha geniş hasta gruplarıyla yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Aim: We aimed to investigate if there is any ultrasonographic sign of bleeding in pregnant women diagnosed with abortus imminens during the first trimester, and to understand the effect of bleeding location (subchorionic, subamniotic or retroplacetal) on obstetric outcomes. Materials and Methods: The study was conducted at Etlik Zubeyde Hanım Women's Health Care, Training and Research Hospital, University of Health Sciences, Ankara, Turkey between 1st July 2017 and 1st July 2018. Pregnant women with vaginal bleeding diagnosed with abortus imminens were included in this retrospective study. All women had singleton pregnancies (<14 weeks of gestation) without cervical dilatation. Cases were classified into one of three groups (subchorionic, subamniotic or retroplacental) according to their first ultrasonographic findings and patients' files were analyzed to understand the impact of bleeding localization on obstetrics outcomes. Groups were compared in terms of miscarriage, preterm labour, preterm premature rupture of membrane (PPROM), intrauterine growth retardation (IUGR), polyhydramnios, malpresentation, gestational hypertension and gestational diabetes. Women with underlying risk factors (multiple pregnancy, uterine anomalies, history of habitual abortion, cigarette smoking and chronic diseases) that may cause these complications and women who were lost during follow up (delivery or abortion in another center) were excluded from the study. Firstly, a total of 1287 women, hospitalized with a diagnosis of abortus imminens, were evaluated, and 144 cases with utrasonographic haematoma were detected for further analysis. After exclusion of cases who had several risk factors or delivered/aborted at other hospitals, there were 82 cases in the study group. All data were analyzed statistically. Results: According to the placental haematoma location; there were 57 (69.5%) cases in subchorionic, 18 (22%) cases in subamniotic and 7 (8.5%) cases in retroplacental group, respectively. Overall complication rate was 57.3%. The most common complication was abortion with a rate of 28% followed by preterm delivery (14.6%) and PPROM (13.4%). There was no statistically significant difference in terms of the rates of abortion, PPROM, preterm delivery, gestational diabetes mellitus, preeclampsia, IUGR, polyhydroamniosis, malpresentation, primary/recurrent cesarean section and vaginal delivery. Conclusion: According to our findings, there was no significant difference in terms of poor obstetric outcome between the three groups. As the overall complication rate was higher than 50% in three groups, it is clear that intrauterine haematoma is a major risk factor regardless its localization as previously reported in the literature. Further studies with expanded number of cases will be beneficial to understand the clinical importance of intrauterine hematoma detection and its localization on obstetric outcomes to get accurate information on this topic.
Benzer Tezler
- Subkoryonik hematom saptanan ve saptanmayan abortus imminens olgularının gebelik sonuçları
Pregnancy outcomes of abortus i̇mmi̇nens cases detected or non-detected wi̇th subchori̇oni̇c hematoma
ARİFE EBRU TAŞCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET METİN ALTAY
UZMAN YILDIZ REİS AKDAŞ
- Abortus imminens ön tanısı ile interne edilen gebelerde tedavi sonrası doğum haftasının normal seyirli gebeliklerle karşılaştırılması
Comparison of gestational age at delivery in pregnancies without additional risk factors following spontaneous course versus those hospitalized with a diagnosis of abortus imminens
ELİF YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. SIDIKA SİBEL GÜLOVA
- İkinci trimester ultrasonografide izole hiperekojen bağırsak izlenen fetüslerin antenal ve postnatal sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of the antenatal and postnatal results of the fetuses wi̇th isolated echogenic bowel detected in second trimester ultrasonography
DİLEK POLAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ÖZEREN
- Hastanede yatan riskli gebelerde anksiyete ve depresyon düzeyi ile belirsizlik düzeyi arasındaki ilişki
The relationship between anxiety and depression levels and level of uncertainty in hospitalized risky pregnant women
SEMİHA ÜNKAZAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumSakarya ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZEKİYE TURAN
- 1.ve 2. trimesterde progesteron türevi ilaç kullanımının gestasyonel diyabetes mellitus oluşumu ve gebelik sonuçlarına etkisinin araştırılması
Effects of progesterone derivate drug use in 1. and 2. trimestere on gestational diabetes mellitus formation and pregnancy outcomes
CEYHAN TAŞDELEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Kadın Hastalıkları ve DoğumKırıkkale ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. CEMİLE DAYANGAN SAYAN