Geri Dön

<1500 G ağırlığındaki prematüre bebeklerde nazal senkronize intemittant mandotary ventilasyon (NSIMV) ve nazal continue positive airway preasure (NCPAP)'ın bölgesel beyin doku oksimetrisi aracılığıyla etkinliğinin karşılaştırılması

<1500 g ağirliğindaki̇ prematüre bebeklerde nazal senkroni̇ze i̇ntemi̇ttant mandotary venti̇lasyon (NSIMV) ve nazal conti̇nue posi̇ti̇ve ai̇rway preasure (NCPAP)'in bölgesel beyi̇n doku oksi̇metri̇si̇ araciliğiyla etki̇nli̇ği̇ni̇n karşilaştirilmasi

  1. Tez No: 621318
  2. Yazar: MURAT HAN TÜRKER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TAMER GÜNEŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: NIRS, nCPAP, nSIMV, Prematüre, RDS, Bebek-prematür, Bebekler, Kızılötesi spektroskopi, Oksimetri, Pozitif basınç solunumu, Solunum sıkıntı sendromu, Ventilasyon, Ventilatörler-mekanik, NIRS, nCPAP, nSIMV, premature, RDS, Infant-premature, Infant, Infrared spectroscopy, Oxymetry, Positive pressure respiration, Respiratory distress syndrome, Ventilation, Ventilators-mechanical
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Solunum sıkıntısı prematüre bebeklerde çok sık rastlanan bir durumdur. Aşırı düşük doğum ağırlıklı bebeklerin (<1000g) takipleri sırasında %50'den fazlasında ortaya çıkabilir ve en sık nedeni respiratuvar distres sendromudur (RDS). Bu hastaların takibinde sürfaktan ve noninvaziv mekanik ventilasyonun faydaları bilinmektedir. RDS'li prematür infantların takibinde ise yoğun bakımda tedavinin etkinliğini değerlendirmek için nabız oksimetresi, aralıklı kan gazı takipleri ve akciğer radyografisi takipleri kullanılmaktadır. Nabız oksimetri kanın periferik oksijen satürasyonunu gösterebilmekte ancak doku oksijenizasyonunu gösterememektedir. Özellikle prematüre çocuklarda hayatın ilk günlerinde doku oksijen satürasyonundaki anlık değişikliklerin intrakraniyal kanamalara ve iskemik değişikliklere yol açtığını göz önünde bulundurduğumuzda nabız oksimetri erken dönem değişiklikleri ve doku oksijenizasyonunu gösterememesi nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Kan gazı almak ise invaziv bir işlem gerektirmekte ve bu nedenle çocuğun üstünde ciddi bir stres oluşturmaktadır. Near infrared spektroskopi (NIRS) cihazı ile yapılan çalışmalarda ise doku oksijenasyonunun ve kan akımının invaziv yöntemler ile kıyaslanabilecek doğrulukta ölçülebildiği bildirilmektedir. RDS'li hastalarda mekanik ventilatör tipinin etkinliğini kıyaslayan çalışmalar ise daha çok devamlı pozitif havayolu basıncı (nCPAP) ile senkronize olmayan noninvaziv mekanik modlara yönelmekle birlikte senkronize aralıklı pozitif ventilasyon ile karşılaştırma çalışmaları pek yoktur. Bu çalışmada RDS tedavisinin temelinde sık kullanılan noninvaziv mekanik ventilatör tiplerinden olan nCPAP ve nazal senkronize aralıklı pozitif basınçlı ventilasyonun (nSIMV) hastanın vücut sıcaklığı, kalp tepe atımı, ortalama kan basıncı, oksijen satürasyonu, kapiller pH ve karbondioksit (CO2) üzerine etkilerini ve literatürde ilk defa olarak bilateral serebral NIRS cihazı aracılığı ile serebral otoregülasyon üzerine etkilerini karşılaştırmalı olarak inceledik. Çalışmaya, RDS gelişen gestasyonel yaşları 28-33 hafta arasında, dogum ağırlıkları 730 - 1494 gram arasında değişen ve yaşamın ilk saati içinde sürfaktan gereksinimi olan 30 preterm bebek alındı. Hastaların 16'sı nCPAP, 14'ü nSIMV grubuna dahil edildi. Hastalara klinik olarak RDS tanısı koyulduktan sonra doğumu takiben serebral NIRS ile 48 saat boyunca saatlik takip edildi ve bu veriler 6'şar saatlik ortalamaları alınarak birbiri ile kıyaslandı. Çalışmamızın sonucunda nCPAP ve nSIMV'nin RDS'li prematüre hastaların tedavisinde birbirlerine belirgin üstünlükleri yoktur. Serebral NIRS cihazının pulse oksimetri ile oksijen satürasyonu ölçümü, kan gazı ölçümleri veya kan basıncı ölçümleri gibi yenidoğan yoğun bakım hasta takiplerinde kullanılan temel yöntemlerin yerine tek başına kullanımı uygun değildir. Bunun yerine NIRS cihazındaki ani ve büyük değişikliklerin takip edilmesi bizlere hastanın kliniğine yansımadan erken müdahale imkanı sunma konusunda umut vadetmektedir.

Özet (Çeviri)

Respiratory distress is a very common condition in premature babies. It can occur in more than 50% of babies with extremely low birth weight (<1000g) and the most common cause is respiratory distress syndrome (RDS). The benefits of surfactant and noninvasive mechanical ventilation are known in the follow-up of these patients. In the follow-up of premature infants with RDS, pulse oximetry, intermittent blood gas and lung radiography are used to evaluate the effectiveness of treatment in neonatal intensive care. Pulse oximetry can show blood oxygen saturation but can not show tissue oxygenation. Considering that temporary changes in tissue oxygen saturation lead to intracranial hemorrhages and ischemic changes, especially in premature children in the first days of life, pulse oximetry is inadequate due to early changes and can not show tissue oxygenation. Taking capiller blood gas requires an invasive procedure and therefore creates serious stress on the child. In studies conducted with near infrared spectroscopy (NIRS) device, it is reported that tissue oxygenation and blood flow can be measured with an accuracy that can be compared with invasive methods. Studies comparing the effectiveness of the type of mechanical ventilator in patients with RDS tend to focus more on continuous positive airway pressure (nCPAP) and asynchronous noninvasive mechanical ventilation modes, but there are not many studies to compare with synchronous intermittent positive ventilation. In this study, we examined the effects of nCPAP and nSIMV, which are the most commonly used noninvasive mechanical ventilators, on the body temperature, heart rate, mean blood pressure, oxygen saturation, capillary pH and CO2 and this is the first time in the literature, we examined comparatively the effects of cerebral autoregulation on the bilateral cerebral NIRS device. The study included 30 preterm babies with RDS developing gestational ages between 28-33 weeks, birth weights ranging from 730 to 1494 grams and requiring surfactant within the first hour of life. 16 of the patients were included in the nCPAP group and 14 of them in the nSIMV group. Following birth, after the patients were clinically RDS diagnosed, they were followed up with cerebral NIRS for 48 hours, and these data were compared with each other by taking the mean of 6 hours. As a result of our study, nCPAP and nSIMV have no distinct advantages in the treatment of premature patients with RDS. It is not appropriate to use the cerebral NIRS device alone instead of the basic methods used in neonatal intensive care patient follow-ups such as pulse oximetry, oxygen saturation measurement, blood gas measurements or blood pressure measurements. Instead, following the sudden and large changes in the NIRS device promises to offer us early intervention without being reflected in the patient's clinic.

Benzer Tezler

  1. Kliniğimizde serklaj operasyonu yapılmış olan hastaların retrospektif değerlendirilmesi

    Patients which have been performed in our clinic retrospective evaluation

    ABDURRAHMAN SENGİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. REYHAN GÜNDÜZ

  2. Annenin vücut ağırlığının anne sütü ve kord kanındaki ı̇yot konsantrasyonu ve bebekte büyüme parametreleri ile ilişkisi

    The relationship of maternal body weight with iodine concentration in breast milk and cord blood and infant growth parameters

    CEREN ŞARAHMAN KAHRAMAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Beslenme ve DiyetetikAnkara Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURCAN YABANCI AYHAN

  3. Respiratuvar distres sendromlu çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde senkronize ventilasyon

    Başlık çevirisi yok

    NURAY DUMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. HASAN ÖZKAN

  4. Doğum indüksiyon başarısını öngörmede ultrasonografik olarak uterus ve serviks arasındaki açıların değerlendirilmesi, bishop skoru ve servikal uzunluk ile prediktivitelerinin kıyas edilmesi

    Evaluation of the angles between the uterus and cervix by ultrasonography in predicting the success of labor induction: Comparison of their predictive value with the bishop score and cervical length

    AYŞE GİZEM YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ TURHAN ÇAĞLAR