Geri Dön

Pediatrik psoriazis olgularında komorbiditelerin değerlendirilmesi: retrospektif çalışma

Evaluation of comorbidity in pediatric psoriasis:retrospective study

  1. Tez No: 622500
  2. Yazar: GÜLİSTAN MAÇİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAYRİYE SARICAOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Psoriazis, pediatri, komorbidite, Psoriyazis, Retrospektif çalışmalar, Çocuklar, Psoriasis, pediatri, comorbidity, Retrospective studies, Children
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bursa Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Son yıllarda pediatrik psoriazis hastalarında komorbiditelerle ilgili yapılan çalışmalarda, orta-şiddetli düzeyde olanlarda artmış enflamatuvar etki ve ortak patogenez nedeniyle komorbiditeler daha sık olarak görülmektedir. Eşlik eden komorbiditeler tedavi etkinliğini negatif yönde etkilemektedir. Bu çalışmada; 18 yaş ve altı psoriazis hastalarında komorbiditelerin varlığının psoriazis kliniği ve şiddeti, tedavi seçimi ve tedaviye yanıt üzerine etkilerinin araştırılması amaçlandı. Komorbiditesi belirlenen 366 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, aile öyküsü, lokalizasyonu, klinik tipi (plak, guttat, inverse, püstüler, eritrodermi, palmoplantar, artrit, tırnak tutulumu), klinik şiddeti, aldığı tedaviler, tedavi süreleri, tedaviye yanıtları, komorbiditeler retrospektif olarak incelendi. İstatistiksel analizler IBM SPSS v.21 programında yapıldı. Komorbiditesi olan 144 hastada, en sık görülen alerjik rinit ve obezite idi. Komorbiditesi olanlarda tedavi süresi, olmayan gruba göre daha fazla olup, hastalık süresi ise istatistiksel olarak anlamlı olacak şekilde daha fazla saptandı (p=0,043). Komorbidite olan ve olmayan grupta en sık plak psoriazis görülmekte olup, saçlı deri, yüz, tırnak ve palmoplantar tutulum komorbidite olan grupta olmayanlara göre daha fazla oranda görülmekteydi (p>0,05). Komorbiditesi olanlar, genel olarak orta-şiddetli psoriazis hastalarında daha yüksek oranda görülmekte idi (p=0,165). Epilepsi, astım, alerjik rinit ve valvüler bozukluk olanlarda ise klinik hafif şiddette idi. Biyolojik ajan kullanımının komorbidite grubunda, komorbidite olmayan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı derecede fazla kullanıldığı saptandı (p=0,045). Komorbidite olan grupta olmayan gruba göre tam remisyon ve kısmi remisyon oranlarının daha az, relaps oranlarının daha fazla olduğu saptandı (p=0,688). Komorbidite olan grupta en fazla tam remisyon oranının biyolojik ajan kullanan grupta olduğu saptandı (p=0,383) ve bu oranın, obezite (%75) ve valvüler bozukluk (%75) olanlarda daha fazla olduğu görülmekte idi (p>0,05). Çalışmamız, retrospektif nitelikte ve hasta sayısı az olsa da, tedavi sürecini etkileyen, eşlik eden komorbiditelerin araştırılıp, tanınmasının pediatrik psoriazis hasta yönetiminin önemli bir parçası olduğunu düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Recent studies on comorbidities in pediatric psoriasis patients, show that comorbidities are more frequent in moderate-severe patients due to increased inflammatory effect and common pathogenesis. Concomitant comorbidities negatively affect treatment efficacy. The aim of this study was to investigate the effects of the presence of comorbidities on the clinical and severity of psoriasis, choice of treatment and response to treatment in psoriasis patients aged 18 and under. 366 patients with comorbidity were included in the study. Age, gender, family history, localization, clinical type (plaque, guttate, inverse, pustular, erythroderma, palmoplantar, arthritis, nail involvement), clinical severity, treatment received, treatment duration, response to treatment, comorbidities were retrospectively analyzed. IBM SPSS v.21 was used for statistical analysis. The most common allergic rhinitis and obesity were seen in 144 patients with comorbidity. The duration of treatment was higher in patients with comorbidity compared to the untreated group and the duration of disease was statistically significant (p=0,043). Plaque psoriasis was the most common in comorbidity and non-comorbidity groups, and scalp, face, nail and palmoplantar involvement was more common in the comorbidity group (p>0,05). Generally, patients with comorbidities were more likely to have severe psoriasis (p=0,165). Clinically mild in patients with epilepsy, asthma, allergic rhinitis and valvular disorder. The use of biological agents was significantly higher in the comorbidity group than in the non-comorbidity group (p=0,045). Complete remission and partial remission rates were lower and relapse rates were higher in the comorbidity group than the non-comorbidity group (p=0,688). The highest rate of complete remission was found in the comorbidity group (p =0,383) and this rate was higher in patients with obesity (75%) and valvular disorder (75%) (p>0,05). Although our study is retrospective with relatively low number of patients, this suggests that screening and recognition of comorbidities that affect the treatment process is an important part of pediatric psoriasis patient management.

Benzer Tezler

  1. 2002-2025 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Psoriasis Polikliniğinde takip edilen psoriasisli çocukların demografik, klinik özelliklerinin ve komorbiditelerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of demographic features, clinical characteristics, and comorbidities of children with psoriasis followed at İstanbul Faculty of Medicine, Department of Dermatology and Venereology Psoriasis Outpatient clinic between 2002-2025

    İMRAN CAN ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALGÜN POLAT EKİNCİ

  2. Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELÇUK APAK

  3. Boğazdan izole edilen coliform bakterilerin B- laktamaz enzim aktivitelerinin tesbit edilmesi ve B-laktamaz pozitif coliformların penisilinetkisinin inaktivasyonunun in vitro deneylerle gösterilmesi

    The Detection of beta-lactamasa activity of coliform bacteria isolated from th roat cultures and slovving the inactivation of penicilin by this beta lactamase produced by this caliform organisms

    GÜVEN URAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    Genel Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDOĞAN BERKMAN

  4. Akut lenfoblastik lösemide monoklonal antikorlarla fenotipik özelliklerin ve T-lenfotropik virus antikorlarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HAYAT ERDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. EMİN KANSU