Geri Dön

Miyokart iskemisi olan kararlı koroner arterhastalarında lezyon lokalizasyonunun ve iskemikmiyokart kitlesi büyüklüğünün aritmi parametreleriile değerlendirilmesi

The evaluation of lesion localization and ischemic myocardial mass via arrhythmia parameters in stable coronary artery patients with myocardial ischemia

  1. Tez No: 622802
  2. Yazar: FATİH ERKAM OLGUN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BİLAL BOZTOSUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Kararlı koroner arter hastalığı, perkütan koroner girişim, repolarizasyon anomalileri, TpTe intervali, QTc intervali, TpTe/QT oranı, Stable coronary artery disease, percutaneous coronary intervention, repolarization abnormalities, TpTe interval, QTc interval, TpTe/Qt ratio
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medipol Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kararlı koroner arter hastalığında, hangi koroner arterdeki kritik darlığın daha aritmik olduğunu ve darlık bulunan arterin mi yoksa darlığa bağlı iskemi altında kalan miyokart dokusunun büyüklüğünün mü aritmi açısından daha önemli olduğunu elektrokardiyografi (EKG) üzerinde hesaplanan aritmi öngördürücüleri yardımıyla değerlendirmektir. Yöntem: Ocak 2013-2016 tarihleri arasında koroner anjiyografisinde tek damar hastalığı saptanmış ve bu damara perkütan koroner girişim uygulanmış 183 hastadan, çalışmadan dışlanma kriterlerine sahip olmayan toplam 155 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışma retrospektif olarak hastane kayıtları üzerinden yapıldı. Girişim öncesi ve sonrası çekilen EKG'lerde aritmi öngördürücülerinden TpTe intervali, QTc intervali ve TpTe/QT oranı hesaplandı. İskemi altındaki miyokart dokusu yüzdesi APPROACH skoru kullanılarak, koroner anjiyografi görüntüleri yardımı ile hesaplandı. Bulgular: Hastaların 60 tanesinde izole LAD lezyonuna, 54 tanesinde izole Cx lezyonuna, 41 tanesinde izole RCA lezyonuna perkütan koroner girişim (PKG) uygulanmıştır. LAD lezyonlarının iskemi altında bıraktığı sol ventrikül miyokart dokusu yüzdesinin (34±10); Cx (17±11) ve RCA (21±5)'nın iskemi altında bıraktığı miyokart dokusu yüzdelerinden anlamlı bir şekilde fazla olduğu görüldü (p<0,001). LAD lezyonu olan grupta; Cx ve RCA lezyonları olan gruplara göre preoperatif TpTe intervali, QTc intervali, TpTe/QT oranı yüksek saptandı (p<0,001). Perkütan koroner girişim öncesi ve sonrası TpTe intervali ve TpTe/QT oranı farkı LAD lezyonu olan grupta Cx ve RCA lezyonu olan gruplardan anlamlı bir şekilde yüksek bulundu (p<0,001). Sonuç: Kararlı koroner arter hastalığında EKG üzerinden hesaplanan aritmi öngördürücülerinin, kritik LAD lezyonlarına sahip hastalarda yüksek saptandığı ve bu yüzden kritik LAD lezyonlarının diğer lezyonlardan daha aritmojen olabileceği görüldü. İskemik miyokart büyüklüğü arttıkça aritmojenitenin artabileceği saptandı. PKG öncesi ve sonrası aritmi parametrelerindeki değişim miktarı en fazla LAD lezyonlarında saptandı. EKG üzerinden hesaplanan aritmi parametreleri açısından revaskülarizasyondan en fazla fayda gören grubun kritik LAD darlığına sahip kararlı koroner arter hastaları olduğu gösterildi.

Özet (Çeviri)

Aim: In this study we aimed to evaluate the arrhythmogenic potential of the critical stenoses in stable coronary artery disease according to the distribution of the involved coronary artery and also whether magnitude of myocardial mass with ischemia or the diseased coronary artery were more closely associated with arrhythmia by means of arrhythmia predictors measured on ECG recordings. Methods: We scanned 183 patients who underwent percutaneous coronary intervention for single vessel stable coronary artery disease between January 2013 and 2016. Hundred and fifty five patients of 183 patients met study inclusion criteria and were enrolled. This retrospective study was performed by collecting data from hospital records. Assined indicators of increased arrhythmogenic risk as TpTe interval, QTc interval and TpTe/QT ratio were calculated on ECGs before and after the percutaneous coronary interventions. We calculated the anatomical myocardial area at risk of ischemia as a percentage of the LV myocardium volume for a given site of lesion with APPROACH score by assessing coronary angiography images. Results: Percutaneous coronary interventions were performed for isolated LAD lesions in 60 patients, for isolated Cx lesions in 54 patients and for isolated RCA lesion in 41 patients. The percentage of left ventricular jeopardized myocardium in LAD lesions (34±10) was significantly higher than those in Cx(17±11) and RCA (21±5) lesions (p<0,001). When compared with Cx or RCA lesions group, preoperative TpTe interval, QTc interval and TpTe/QT ratio were significantly higher in LAD lesions group (p<0,001). The differences between TpTe intervals and TpTe/QT ratios measured before and after the percutaneous coronary intervention (PCI) of were significantly higher in patients with LAD lesions than patients with Cx and RCA lesions (p<0,001). Conclusion: In patients with stable coronary artery disease, arrhythmia predictors calculated on ECG recordings were found to be higher in patients with critical LAD lesions and also it was seen that critical LAD lesions could be more arrhythmogenic than other lesions. We have found that the size of the ischemic myocardium was associated with increased arrhythmogenesis. Furthermore, patients with LAD lesions get the greatest benefit from revascularization in terms of arrhythmia predictors calculated on ECG. ………

Benzer Tezler

  1. Stabil koroner arter hastalığında koroner arter hastalığının yaygınlığı ve ciddiyeti ile P dalga dispersiyonu ve QT dispersiyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Stable coronary artery dissease extent and severity of coronary artery dissease of the relationship between the P-wave dispersion and QT dispersion

    BİNGÜL DİLEKCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kardiyolojiİstanbul Bilim Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇAVLAN ÇİFTÇİ

  2. Mitokondriyal füzyon ve fisyon protein düzeylerinin, koroner yavaş akım fenomeni ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between mitochondrial fusion and fission protein levels and the coronary slow flow phenomenon

    SEDA KURAT GÜLDOĞUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    KardiyolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KEMAL GÖÇER

  3. Dobutamin stres ekokardiyografide iskemi varlığı ile stres sonrası serum kalp yağ asidi bağlayıcı protein düzeyi değişimi arasındaki ilişki

    The relationship between serum heart fatty acid binding protein levels and dobutamine stress echocardiography

    SİNAN AKINCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MURAT ÖZDEMİR

  4. Mikrovasküler hastaliğin miyokard perfüzyon sintigrafisi ve speckle tracking ekokardiyografi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of microvascular disease by myocardial perfusion scintigraphy and speckle tracking echocardiography

    MEHMET ARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    KardiyolojiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET BARUTÇU

  5. Tip 2 diyabetik hastalarda düzeltilmiş qt intervalinin kardiak sonlanımla ilişkisi

    Relationship of corrected qt interval with cardiac outcomein type 2 diabetic patients

    REMZİ YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    İç HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA TEMİZEL