Geri Dön

Otoimmun hepatit hastalarımızın özellikleri

The features of our autoimmune hepatitis patients

  1. Tez No: 641436
  2. Yazar: CİHAT YILDIRIM
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUHSİN KAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Otoimmün hepatit, ANA, siroz, Antikorlar-antinükleer, Hepatit, Karaciğer sirozu, Otoimmün hastalıklar, Otoimmünite, Autoımmune hepatitis, ANA, cirrhosis, Antibodies-antinuclear, Hepatitis, Liver cirrhosis, Autoimmune diseases, Autoimmunity
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Otoimmün hepatit (OİH); karaciğer enzim düzeylerin arttığı, serum immunglobülin düzeylerinin yükseldiği, sıklıkla otoantikorların yüksek titrede pozitif seyrettiği, tipik histolojiyi içeren ve diğer karaciğer hastalıklarının dışlanmasıyla tanısı konulan beraberinde etyolojisi net bilinmeyen bir karaciğer hastalığıdır. Literatürde lupoid hepatit, plazma hücreli hepatit ve otoimmün kronik aktif hepatit gibi birçok farklı şekilde isimlendirilmiştir. Hastalık akut hepatit kliniği ile başlayabileceği gibi kronik karaciğer hastalığı şeklinde seyir gösterirken siroza da ilerleyebilir. Bu çalışmada kliniğimizde OİH tanısı konulmuş olan hastaların tanı anındaki demografik, klinik özelliklerini, laboratuvar parametrelerini, verilen tedavileri ve tedavi yanıtlarını araştırmayı ve bunları literatür verileriyle karşılaştırmayı hedefledik. Yöntem: Bu çalışmada 1 Ocak 2010-1 Ocak 2020 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde OİH tanısı konulmuş 62 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya alınan hastaların tanı anındaki genel özellikleri, laboratuvar değerleri, otoantikor düzeyleri, ek otoimmün hastalık varlığı, karaciğer histolojisi, tedavi durumu ve tedavi yanıtları, ortalama takip süresi, ortalama ve ortanca sağkalım süreleri araştırıldı. Bulgular: Hastaların 57'si (%91,9) kadın 5'i (%8,1) erkekti. Kadın erkek oranı 11,4/1 olarak bulundu. Çalışmaya alınan hastaların yaş ortalaması 34,76±14,9 iken ortanca yaş 35,5 (4-69) olarak bulundu. Hastaların ortalama izlem süresi 31,4 ay (±24) ortanca izlem süresi 24 ay (1-60) olarak saptandı. Tip 1 OİH %61,2 olarak, Tip 2 OİH %5 olarak, overlap sendromlar %12,8 olarak ve seronegatif otoimmün hepatit %21 olarak saptandı. OİH sınıflamasında en sık tip 1 varyantının görüldüğü ve seronegatif otoimmün hepatit sıklığının da göz ardı edilmemesi gerektiği görülmüştür. Otoantikolardan en sık ANA (%71,6) pozitif olarak saptandı. OİH hastalarına eşlik eden diğer otoimmün hastalıklarına baktığımızda en sık eşlik eden hastalığın otoimmün tiroidit olduğu saptandı (%11,3). ALT ve/veya AST'nin 10 kattan fazla arttığı hasta sayısı 34 (%54,8) olarak saptandı. Aminotransferaz düzeylerinin 10 kattan fazla artışı istatistiksel olarak anlamlı şekilde kadınlarda daha fazla görüldü. (p<0,05). Histolojik olarak interface hepatit %100 olarak, lenfoplazmositer infiltrasyon %59,5 olarak, rozet formasyonu %19,4 olarak görüldü. Ayrıca biliyer değişiklikler de %22,6 oranında eşlik ettiği görüldü. Tanı esnasında 19 (%30,6) hastada karaciğer sirozu saptandı, bu durum karaciğer siroz ile başvuran hastada OİH tanısının etyolojide akla gelmesi gerektiğini göstermektedir. Tedavi verilen hastaların %58'i (36) komplet yanıt verirken %22,5'i (14) kısmi yanıt, %9,6'sı (6) yanıtsız olarak saptandı. Komplet yanıt elde edilen hastaların tam remisyona ulaşma süresi ortalama 11,78 ay olarak saptandı. Komplet yanıt elde edilen 36 hastanın 22'sinde (%61) relaps gözlendi. Hastaların enzim, bilirubin ve IgG takiplerine baktığımızda tedavinin birinci ayından itibaren düşmeler saptandı. ALT, AST, ALP, IgG'de 1. ayın sonunda anlamlı düşüş saptanırken, total bilirubinde anlamlı düşüş 3. ayın sonunda saptandı. (p<0,05). Tedavi öncesi ve sonrası kesin ve muhtemel tanılı hastaların istatistiksel olarak anlamlı şekilde birbirine dönüştüğü saptandı. (p<0,05). Çalışmaya alınan hastaların 2'sinin (%3,2) hayatta olmadığı 60'ının (%96,8) sağ olduğu saptandı. Hastaların ortalama sağkalım süresi 105 ay (standart sapma: 2,1; CI:101,5-110) iken ortanca sağkalım süresine ulaşılamadı. Hastaların 5 yıllık sağkalım oranı %92 olarak bulundu. Sonuç: OİH esasen bir dışlama tanısıdır, kadınlarda daha sık görülür. Bizim çalışmamızda literatür ile uyumlu olarak kadın baskınlığı ön plandaydı. Tip 1 OİH tablosunun sıklığı, otoantikor olarak ANA varlığı ve tanıdaki karaciğer siroz oranları literatür ile uyumlu bulundu. Esasen karaciğer fonksiyon testleri bozukluğu veya karaciğer sirozu ile gelen hastanın etyolojisinde otoimmün hepatitin de düşünülmesi gerekmektedir. Çünkü OİH tedaviye iyi cevap veren ve tedaviyle OİH hastaların uzun süre remisyonda takip edilebileceği unutulmamalıdır.

Özet (Çeviri)

Purpose: Autoımmune hepatitis (AIH); It is a liver disease of unknown etiology, diagnosed by high liver enzyme levels, high serum ımmunoglobulin levels, usually high titer autoantibodies, typical histology and exclusion of other liver diseases. In the literature, lupoid hepatitis has been named in various different ways, such as plasma cell hepatitis and autoimmune chronic active hepatitis. The disease may start with the acute hepatitis clinic or progress to cirrhosis while progressing in the form of chronic liver disease. In this study, we aimed to investigate the demographic, clinical features, laboratory parameters, treatments and treatment responses of patients diagnosed with AIH in our clinic at the time of diagnosis and compare them with the literature data. Method: In this study, the data of 62 patients who were diagnosed with AIH in Dicle University Medical Faculty hospital between January 1, 2010 and January 20, 2020 were retrospectively analyzed. General characteristics of the patients at the time of diagnosis, laboratory values, autoantibody levels, presence of additional autoimmune diseases, liver histology, treatment status and treatment responses, mean follow-up time, mean and median survival times were investigated. Results: 57 (91.9%) of the patients were female and 5 (8.1%) were male. The female / male ratio was found to be 11.4 / 1. The average age of the patients included in the study was 34.76 ± 14.9, while the median age was 35.5 (4-69). Average follow-up time of patients was 31.4 months (± 24) and median follow-up was 24 months (1-60). Type 1 AIH was found as 61.2%, Type 2 AIH as 5%, overlap syndromes as 12.8% and cryptogenic chronic hepatitis as 21%. It was observed that type 1 variant was seen most frequently in the classification of AIH and the frequency of cryptogenic chronic hepatitis should not be ignored. The most common ANA (71.6%) from autoantibodies was positive. When we look at other autoimmune diseases that accompany autoimmune hepatitis patients, autoimmune thyroiditis was the most common concomitant disease (11.3%). The number of patients with lower and / or subordinate 10-fold increased was 34 (54.8%).A 10-fold increase in aminotransferase levels was more common in women. It was statistically significant. (p<0,05). Histologically, Interface hepatitis was 100%, lymphoplasmocytic infiltration was 59.5%, and rosette formation was 19.4%. In addition, biliary changes were seen to accompany 22.6%. At the time of diagnosis, 19 (30.6%) patients had liver cirrhosis, which indicates that the diagnosis of AIH should come to mind in the patient presenting with liver cirrhosis. While 58% (36) of the patients given treatment responded completely, 22.5% (14) gave partial response, 9.6% (6) were unresponsive. The mean time to complete remission of patients with complete response was 11.78 months on average. Relapses were observed in 22 (61%) of 36 patients with complete responses. When we look at the enzyme, bilirubin and IgG follow-up of the patients, decreases were detected from the first month of treatment. There was a significant decrease in lower, subordinate, alpine and IgG at the end of the first month, while a significant decrease in total bilirubin was detected at the end of the third month. (p<0,05).It was determined that the patients with definitive and probable diagnosis before and after treatment turned into each other statistically. Before and after the treatment, it was determined that the patients with definite and probable diagnosis turned into each other in a statistically significant way. (p<0,05). It was determined that 2 (3.2%) of the patients included in the study were not alive and 60 (96.8%) were alive. The mean survival time of patients was 105 months (standard deviation: 2.1; CI: 101.5-110). Median survival time not reached. The 5-year survival rate of patients was 92%. Conclusion: AIH is essentially a diagnosis of exclusion, more common in women. The prevalence of female dominance in our study was consistent with the literature. Frequency of type 1 AIH, presence of ANA as an autoantibody and rates of liver cirrhosis in diagnosis were found to be compatible with the literature. In fact, autoimmune hepatitis should be considered in the etiology of the patient who comes with impaired liver function tests. Because AIH responds well to treatment and AIH patients can be followed in remission for a long time with treatment.

Benzer Tezler

  1. Otoimmün karaciğer hastalığı olan hastaların klinik, laboratuvar ve otoantikor özelliklerinin retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of clinical, laboratory and autoantibody characteristics of patients with autoimmune liver disease

    NİMET KÜBRA ATİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLTEN CAN SEZGİN

  2. Otoimmün hepatit tanılı hastalarda monoterapi ve kombine tedavinin klinik ve biyokimyasal yanıtları

    Clinical and biochemical responses of monotherapy and combined therapy in patients with a diagnosis of autoimmune hepatitis

    TUĞBA ŞEKER KÖK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıFırat Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET YALNIZ

  3. Primer biliyer kolanjit tanılı hastaların demografik özellikleri ve diğer otoimmun hastalıklar ile ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    BERFİN SEÇİL GÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıDicle Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUHSİN KAYA

  4. Primer sjögren sendromunda (pSjS) myxovirus resistance 1(mx1) proteinin hastalık aktivasyonu belirlenmesindeki yerinin serum ve tükürük örneklerinde değerlendirilmesi

    Evaluation of correlation between serum and saliva samples of myxovirus resistance 1 (mx1) in patients with primary sjögren's syndrome (pSjS) and disease activity scores (ESSDAI)

    YASEMİN GÜL AYDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    RomatolojiYeditepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜGE BIÇAKÇIGİL KALAYCI

  5. Bölgemizdeki karaciğer sirozu tanılı hastaların etyolojik ve demografik özellikleri

    The etiological and demographic characteristics of cirrhotic patients in our region

    NUR KARAKÜTÜK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    GastroenterolojiAdnan Menderes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET HADİ YAŞA