Geri Dön

Bal arısı (Apis mellifera L.) kolonilerinde varroa mücadelesinde mersin bitkisinin (Myritus communis L.) yaprakları, meyvesi ve esansiyel yağının kullanılma imkânları

Possible use of common myrtle (Myritus communis L.) leaf, fruit and essential oil in the struggle against varroa in honey bee (Apis mellifera l.) colonies

  1. Tez No: 641741
  2. Yazar: MÜNİRE TURHAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TURGAY ŞENGÜL
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Ziraat, Agriculture
  6. Anahtar Kelimeler: Apis mellifera C, Varroa destructor, mersin bitkisi, kimyasallar, Apis mellifera C, Varroa destructor, myrtle plant, chemicals
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bingöl Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Zootekni Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

BAL ARISI (Apis mellifera L.) KOLONİLERİNDE VARROA MÜCADELESİNDE MERSİN BİTKİSİNİN (Myritus communis L.) YAPRAKLARI, MEYVESİ VE ESANSİYEL YAĞININ KULLANILMA İMKÂNLARI ÖZET Bu çalışma, arı yetiştiriciliğinde önemli bir sorun olan bal arısı paraziti Varroa destructor'a karşı Mersin bitkisinin yaprakları, meyvesi ve esansiyel yağının kullanılma imkânlarının araştırılması amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 5'i muamele 1'i kontrol grubu olarak toplam 6 grup olarak düzenlenmiş ve tüm kolonilerde Kafkas arı ırkı (Apis mellifera C.) kullanılmıştır. Muamele grupları; Grup I: Mersin bitkisi yaprağı, Grup II: Mersin bitkisi esansiyel yağı, Grup III: Mersin bitkisi meyvesi+yaprağı, Grup IV: Mersin bitkisi meyvesi+yaprağı+esansiyel yağı, Grup V: Rulamit VA şeklinde oluşturulmuştur. Her bir grupta, koloni gücü ve varroa bulaşıklık düzeyleri benzer olan 5'er adet ve toplam 30 adet çekmeceli kovan kullanılmıştır. İlkbahar uygulaması öncesinde her bir kovandan alınarak incelenen 150'şer adet ergin arıda varroa bulaşıklık düzeyleri benzer bulunmuş ve ortalama bulaşıklık düzeyi %37,01 olarak saptanmıştır. Her bir kovandan alınarak incelenen 200'er adet larvadaki bulaşıklık düzeyleri ise, aynı şekilde benzer bulunmuş ve ortalama bulaşıklık düzeyi %52,47 olarak belirlenmiştir. İlkbahar uygulaması sonrasında, deneme gruplarına ait bulaşıklık düzeyleri ergin arılarda önemli (P<0,05) farklılıklar göstermiştir. Bulaşıklık düzeyleri, Kontrol, Grup I, Grup II, Grup III, Grup IV ve Grup V için sırasıyla; %38,38, %12,92, %12,12, %13,18, %12,38 ve %13,44 olarak bulunmuştur. İlkbahar uygulaması sonrasında, deneme gruplarına ait kolonilerdeki varroa bulaşıklık düzeyleri, larvalarda da önemli farklılıklar göstermiş ve sırasıyla; %52,20, %10,90, %10,50, %9,70, %11,90 ve %11,30 olarak saptanmıştır. İlkbahar döneminde yapılan uygulama sonrasında dökülen ölü varroa sayıları, tüm deneme gruplarında önemli (P<0,01) farklılıklar göstermiştir. Ölü varroa sayısı, muamele gruplarında 1954,8 adet/koloni (Grup V) ile 438,4 adet/koloni (Grup I) arasında değişim gösterirken, kontrol grubunda 41,6 adet/koloni olarak belirlenmiştir. Sonbahar uygulaması öncesinde her bir kovandan alınarak incelenen 150'şer adet ergin arıda varroa bulaşıklık düzeyleri benzer bulunmuş ve ortalama bulaşıklık düzeyi %16,16 olarak saptanmıştır. Her bir kovandan alınarak incelenen 200'er adet larvadaki bulaşıklık düzeyleri ise, aynı şekilde benzer bulunmuş ve ortalama bulaşıklık düzeyi %13,80 olarak belirlenmiştir. Sonbahar uygulaması sonrasında, deneme gruplarına ait bulaşıklık düzeyleri ergin arılarda önemli (P<0.05) farklılıklar göstermiştir. Bulaşıklık düzeyleri, Kontrol, Grup I, Grup II, Grup III, Grup IV ve Grup V için sırasıyla; %16,00, %1,98, %2,64, %2,88, %3,84 ve %3,44 olarak bulunmuştur. Sonbahar uygulaması sonrasında, deneme gruplarına ait kolonilerdeki varroa bulaşıklık düzeyleri, larvalarda da önemli farklılıklar göstermiş ve sırasıyla; %9,4, %3,44, %4,30, %5,5, %4,50 ve %4,20 olarak saptanmıştır. Sonbahar döneminde yapılan uygulama sonrasında dökülen ölü varroa sayıları, tüm deneme gruplarında önemli (P<0.01) farklılıklar göstermiştir. Sonuç olarak, Mersin bitkisi yaprağı, meyvesi ve esansiyel yağının etkili ve yararlı bir şekilde kullanılabileceği, ancak söz konusu ürünlerin birlikte kullanılmasının varroa kontrolü bakımından daha iyi sonuçlar verdiği ve balda herhangi bir kalıntıya neden olmadan kullanılabileceği söylenilebilir.

Özet (Çeviri)

POSSIBLE USE OF COMMON MYRTLE (Myritus communis L.) LEAF, FRUIT AND ESSENTIAL OIL IN THE STRUGGLE AGAINST VARROA IN HONEY BEE (Apis mellifera L.) COLONIES ABSTRACT This study was carried out to investigate the possibilities of using common myrtle leaves, fruit, and essential oil honey bee parasite Varroa destructor, which is an important problem in bee breeding. The experiment was organized as 6 groups, 5 of which were treatment group and 1 was the control group, and the Caucasian bee race (Apis mellifera C.) used. Treatment groups are formed as Group I: Common myrtle leaf, Group II: Common myrtle essential oil, Group III: Common myrtle fruit + leaf, Group IV: Common myrtle fruit + leaf + essential oil, Group V: Rulamit VA. In each group, 5 framed beehives with a total of 30 framed beehives were used, each with similar colony power and varroa contamination levels. In all treatment groups, varroa contamination levels were found similar in 150 adult honey bees taken from each beehive and studied before spring application, and the average contamination level was determined as 37.01%. The contamination levels of 200 larvae, which were taken from each beehive, were found similar, and the average contamination level was determined as 52.47%. After the spring application, contamination levels of treatment groups showed significant (P<0.05) differences in adult honey bees. Contamination levels were found for Control, Group I, Group II, Group III, Group IV, and Group V as 38.38%, 12.92%, 12.12%, 13.18%, 12.38%, and 13.44% respectively. After the spring application, contamination levels of varroa in colonies belonging to the experimental groups showed significant differences in the larvae as well and It was determined as 52.20%, 10.90%, 10.50%, 9.70%, 11.90%, and 11.30% respectively. The number of dead varroa spilled after the application in the spring period showed significant differences (P<0.01) in all of the treatment groups. The number of dead varroa varied between 1954.8 pieces/colony (Group V) and 4384.4 pieces/colony (Group I) in the treatment groups, while it was 41.6 pieces/colony in the control group. Varroa contamination levels were found similar in 150 adult honey bees taken from each beehive and studied before spring application, and the average contamination level it was determined as 16.16%. The contamination levels of 200 larvae, which were taken from each beehive, were found similar as well, and the average contamination level was determined as 13.80%. After the autumn application, contamination levels of treatment groups showed significant (P<0.05) differences in adult honey bees. Contamination levels were found for Control, Group I, Group II, Group III, Group IV, and Group V as 16.00%, 1.98%, 2.64%, 2.88%, 3.84%, and 3.44% respectively. After autumn application, varroa contamination levels in the colonies belonging to the treatment groups showed significant differences in the larvae as well and it was determined as 9.4%, 3.44%, 4.30%, 5.5%, 4.50%, and 4.20% respectively. The number of dead varroa spilled after the application in the autumn period showed significant differences (P<0.01) in all of the treatment groups. In conclusion, it is effective and beneficial to use common myrtle leaf, fruit, and essential oil, but the combination of these products gives better results in terms of varroa control, and it can be used without causing residue in honey.

Benzer Tezler

  1. Antep fıstığı çeşitlerinin morfolojik özelliklerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    İBRAHİM DUMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RUHİNAZ GÜLCAN

  2. Çoklu amaçların çözümlemesinde amaç programlaması ile genelleştirilmiş ters yaklaşımı ve yem sanayiinde bir uygulama

    Goal programming and generalieed inverse approaches in the multi-objective analysis and application in feed industry

    HASAN BAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    İstatistikGazi Üniversitesi

    İstatistik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEVZİ KUTAY

  3. Çekirdeksiz kuru üzümde uygulanan politikanın Ege Bölgesinde üretim ve üretici açısından sonuçlarının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    GÜVEN ÖZERİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZiraatEge Üniversitesi

    Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN TALİM

  4. Çekirdeksiz kuru üzümlerde aflatoksin B1, B2, G1, G2 tayini için mevcut bazı metotların karşılaştırılması üzerinde bir çalışma

    Başlık çevirisi yok

    DİLEK BOYACIOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MERAL GÖNÜL

  5. Çeşitli rib örgülerin boyutsal özellikleri üzerine bazı araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    ARZU YAĞCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ARİF KURBAK