Geri Dön

Farklı iğne dizaynı ve iğne yerleştirme derinliklerinin kök kanalının apikal üçlü temizliği ve irrigantların apikal ekstrüzyonu üzerine etkileri: İn vitro çalışma

Effects of different needle design and needle insertion depths on apical third cleaning of root canal and apical extrusion of irrigants: An in vitro study

  1. Tez No: 644998
  2. Yazar: NUR ERBİL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FUNDA KONT ÇOBANKARA
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Debridman, Endodonti, Kök kanal tedavisi, Periapikal doku, İrrigasyon, İğneler, Debridement, Endodontics, Root canal therapy, Periapical tissue, Irrigation, Pins
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Endodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu uzmanlık tez çalışmasının amacı; farklı dizayna sahip irrigasyon iğnelerinin farklı yerleştirme derinliklerinde kullanıldıklarında solüsyonların apikal ekstrüzyon miktarlarına etkilerinin ve apikal üçlüdeki smear tabaka ve debris uzaklaştırma etkinliklerinin değerlendirilmesidir. Farklı dizayna sahip irrigasyon iğneleri (açık uçlu eğimli ve çentikli yüzey, kapalı uçlu tek ve çift delikli) (n=80) çalışma boyundan 1, 2, 3 ve 5 mm kısa olacak şekilde kullanılmak üzere, kendi içerisinde rastgele 4 alt gruba (n=20) ayrıldı. Şekillendirme işlemi boyunca her eğe arasında 2 ml %5'lik NaOCl ile irrigasyon yapıldı. Smear tabaka ve debris uzaklaştırma etkinliklerinin inceleneceği örneklerde, final irrigasyon için 5 ml %5'lik NaOCl, ardından 5 ml %17'lik EDTA ve tekrar 5 ml %5'lik NaOCl kullanıldı. Ardından her bir örneğin apikal üçlüsünde debris skorlaması için x300 ve smear tabaka skorlaması için x1000 büyütmede SEM görüntüleri alındı. Apikal ekstrüzyon miktarlarının belirlenmesinde açık ve kapalı sistem olmak üzere iki farklı düzenek kullanıldı. Her iki düzenekte de, farklı dizayna sahip irrigasyon iğneleri (açık uçlu eğimli ve çentikli yüzey, kapalı uçlu tek ve çift delikli) çalışma boyundan 1, 2, 3 ve 5 mm kısa kullanılacak şekilde kendi içerisinde 4 alt gruba ayrıldı (n=20). Final irrigasyonu esnasında 15 ml %5'lik NaOCl 4 ml/dk'lık sabit akış hızı ile kök kanal sistemine verildi. Kapalı sistem deney düzeneğinde taşan solüsyon miktarları ISE (iyon selektif elektrot) otoanalizöründe Na+ ve Cl- iyon molaritelerinden yararlanılarak µl olarak belirlendi. Açık sistem deney düzeğinde her bir örnekte taşan solüsyon hacmi direkt olarak bir mikropipet aracılığıyla ml olarak ölçüldü. Çalışma sonuçlarına göre smear tabaka ve debris uzaklaştırma etkinlikleri açısından tüm yerleştirme derinliklerinde açık uçlu irrigasyon iğnelerinin kapalı uçlu irrigasyon iğnelerinden daha başarılı olduğu sonucuna varıldı (p<0,05). Tüm irrigasyon iğneleri farklı yerleştirme derinliklerinde kullanılarak smear tabaka ve debris uzaklaştırma özellikleri açısından karşılaştırıldıklarında ise; çalışma boyundan 1, 2 ve 3 mm kısa yerleştirme derinliklerinde birbirine benzer (p>0,05) ve 5 mm'ye göre daha düşük smear tabaka ve debris skorları elde edildi (p<0,05). İrrigasyon solüsyonlarının ekstrüzyon miktarlarının değerlendirildiği açık ve kapalı sistem deney düzeneklerinin her ikisinde de tüm yerleştirme derinliklerinde; açık uçlu irrigasyon iğnelerinin kapalı uçlu iğnelerine göre daha fazla solüsyon taşmasına neden olduğu gözlemlendi (p<0,05). Ayrıca; irrigasyon solüsyonlarının ekstrüzyon miktarlarının değerlendirildiği her iki deney düzeneğinde tüm irrigasyon iğnelerinde apikale yaklaşıldıkça taşan solüsyon miktarının arttığı tespit edildi (p<0,05). Aynı zamanda açık sistem deney düzeneğinde, kapalı sistem deney düzeneğine kıyasla çok daha fazla miktarda irrigasyon solüsyonunun taştığı belirlendi. Mevcut çalışma koşulları göz önüne alındığında; kök kanal preparasyonunun ilk aşamalarında açık uçlu (eğimli ve çentikli yüzey) irrigasyon iğnelerinin kullanılması ve özellikle apikale 3-mm yaklaşıldıktan sonra kapalı uçlu iğnelerle irrigasyona devam edilmesi solüsyonun periapikal dokulara taşmasının önlemesi ve aynı zamanda apikal üçlüde etkili smear tabaka ve debris uzaklaştırılması açılarından optimum irrigasyon prosedürü olarak tavsiye edilebilir.

Özet (Çeviri)

The purpose of this PhD study is to evaluate the effects of irrigation needles with different designs that are used at different insertion depths on smear layer and debris removal at apical and their effects on extrusion of irrigation solutions. Irrigation needles with different designs (open-ended beveled and notched surface, closed-ended single and double-hole) (n=80) were used 1, 2, 3 and 5 mm shorter than the working length (n=20). During the root canal shaping process, irrigation was performed with 2 ml of 5% NaOCl between each file at the insertion depths specified in each group. In the smear layer and debris control samples, 5 ml of 5% NaOCl, 5 ml of 17% EDTA and 5 ml of 5% NaOCl were used respectively. SEM images were taken from the apical third of each sample at x300 magnification for debris scoring and at x1000 magnification for smear layer scoring. Two different experimental setups, open and closed were used to determine the amount of apical irrigation solution extrusion. In both experimental setups, irrigation needles with different designs (open-ended beveled and notched surface, closed-ended single and double-hole) were divided into 4 subgroups to be used (1, 2, 3 and 5 mm shorter than the working length) (n=20). During the final irrigation, 15 ml of 5% NaOCl was delivered to the root canal with a constant flow rate of 4 ml/min. In the closed system, the amount of solution overflow was determined as µl by using Na+ and Cl- ion molarities in the ISE (ion selective electrode) autoanalizer. In the open system, the volume of the solution overflow in each sample was measured directly in using by micropipette (ml). According to the results obtained, open-ended irrigation needles were more successful than closed-ended irrigation needles at all insertion depths in terms of smear layer and debris removal efficiency (p<0.05). When all irrigation needles were used at different insertion depths, both smear layer and debris scores were similar at 1, 2 and 3 mm (p>0.05) and they were lower than the group which irrigation was performed at 5 mm away from the working length (p<0.05). Both open and closed systems where extrusion amount of the irrigation solutions were evaluated; it is observed that open-ended irrigation needles caused more solution overflow than closed-ended needles at all insertion depths (p<0.05). Also, in both experimental systems, the amount of overflowing solution was increased in all irrigation needles as the apical approached (p<0.05). In addition, it was determined that a greater amount of irrigation solution overflowed in the open system than the closed system. Considering the current in-vitro study conditions, to prevent overflowing into the periapical tissues of solutions and to remove smear layer and debris at apical third effectively; it is recommended to use open-ended irrigation needles in the initial stages of the root canal preparation and continue the irrigation with closed-ended needles especially at the apical 3-mm.

Benzer Tezler

  1. Design and modeling of a parallel robot for ultrasound guided percutaneous needle interventions

    Deri altı iğneli müdahaleler için paralel robot dizaynı ve modellenmesi

    SABRİ ORÇUN ORHAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    Makine MühendisliğiÖzyeğin Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÖZKAN BEBEK

  2. Pencil point, ouincke, atraucan spinal iğneleri ile yapılan spinal anestezi sonrası vasküler travma ve baş ağrısının araştırılması

    Investigation of vascular trauma and headache due to spinal anesthesia via pencil point, atraucan, quincke needles

    ENNUR HABİPOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Anestezi ve ReanimasyonKırıkkale Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SELİM ÇOLAK

  3. Mobil telefon kullanımına bağlı oluşan 900-1800 mhz radyo frekans dalgalarının meydana getirdiği elektromanyetik alanın iliak kanat kemik mineral yoğunluğuna etkisi

    The effect of electromagnetic fields on bone mineral density of iliac bone produced by 900-1800 mhz radio frequency waves dependent on cellular phone usage

    BEŞİR ANDAÇ AKSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Ortopedi ve TravmatolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. NEVRES HÜRRİYET AYDOĞAN

  4. BT eşliğinde transtorasik akciğer biyopsilerinde koaksiyel sistem, değişik çaplarda iğne ve otolog pıhtı kullanımının tanı ve komplikasyonlara etkisi

    The effect of the use of coaxial system, different diameters of needle and autologic cloth on diagnosis and complications in CT-assisted transtoracic lung biopies

    BÜNYAMİN KORKMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Radyoloji ve Nükleer TıpNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SÜLEYMAN BAKDIK

  5. Kanatlı bir ısı değiştiricisi için optimum dizayn parametrelerinin belirlenmesi

    Determination of optimum design parameters of a finned heat exchanger

    ALPARSLAN DEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Makine MühendisliğiAtatürk Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BAYRAM ŞAHİN