Geri Dön

Mide adenokarsinomlarında tümör tomurcuklanmasının prognoz ile ilişkisi

The prognostic value of tumor budding in gastric adecarcinomas

  1. Tez No: 649478
  2. Yazar: TUBA BAYDAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HACI MEHMET TÜRK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Adenokarsinom, Gastrointestinal hastalıklar, Mide, Mide hastalıkları, Mide neoplazmları, Prognoz, Adenocarcinoma, Gastrointestinal diseases, Stomach, Stomach diseases, Stomach neoplasms, Prognosis
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Mide kanseri, tanı ve tedavi olanaklarındaki gelişmelere rağmen maligniteye bağlı ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. İnvazyon ve metastaza zemin oluşturduğu düşünülen tümör tomurcuklanmasının, birçok solid malignitede olumsuz bir prognostik faktör olduğu gösterilmiştir. Çalışmamızda, mide kanseri hastalarında klinikopatolojik özellikler ile tümör tomurcuklanması arasındaki ilişki ve tomurcuklanma düzeyinin prognoza olan etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Retrospektif olarak yapılan çalışmamıza, mide adenokarsinom tanılı toplam 104 hasta dahil edildi. Tanı anında metastatik olan veya histolojik olarak diffüz tip adenokarsinom olan hastalar dışlandı. Hematoksilen&Eozin ile boyalı preparatlar, ışık mikroskopisi altında tümör tomurcuklanması açısından değerlendirildi. Hastalar tomurcuklanma derecesine göre yüksek (≥10 tomurcuk) ve düşük (<10 tomurcuk) tomurcuklanma düzeyi olarak 2 gruba ayrıldı. Hastalar sağkalım ve nüks açısından değerlendirildi ve tümör tomurcuklanma derecesiyle ilişkisi araştırıldı. Bulgular: Hastaların 62'sinde düşük, 42'sinde yüksek tomurcuklanma düzeyi görüldü. İlk tanı anından son takibe kadar olan ortalama süre, düşük tomurcuklanma düzeyi olan grupta (27 ay), yüksek tomurcuklanma düzeyi olan gruptan (17 ay) anlamlı olarak daha uzundu (p ˂ 0.05). Tümörün T evresi, N evresi, grade'i ve boyutu arttıkça yüksek tomurcuklanma oranı anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (p˂ 0.05). Perinöral invazyon oranı, yüksek tomurcuklanma düzeyi olan grupta düşük tomurcuklanan gruba göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p˂ 0.05). Yapılan tek değişkenli analizde yüksek tümör tomurcuklanması, 60 yaş üzeri tanı yaşı, düşük BMI, yüksek N evresi, lenfovasküler invazyon varlığı ve nüksün sağkalım süresi üzerine anlamlı etkisi gözlenmiştir (p ˂ 0.05). Çok değişkenli Cox regresyon analizinde, mortaliteyi predikte eden bağımsız risk faktörü olarak yüksek tomurcuklanma düzeyinin, 60 yaş üzeri tanı yaşının, lenfovasküler invazyon varlığının ve nüksün sağkalım süresi üzerine olumsuz etkisi gözlenmiştir (p ˂ 0.05). Sonuç: Çalışmamız mide kanserinde tomurcuklanma düzeyinin olumsuz bir prognostik faktör olduğunu destekler niteliktedir. Yapılacak daha kapsamlı çalışmalar, tedavi kararı ve prognozu öngörmede yol gösterici olabilir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Despite advances in diagnosis and treatment modalities, gastric cancer is still the third most common cause of death from malignancies. Tumor budding, which is thought to form a basis for invasion and metastasis lately gains value as a negative prognostic factor in many solid malignancies. In our study, we aimed to evaluate the relationship between the clinicopathological characteristics of the patients and tumor budding, and the effect of budding level on prognosis. Methods: In this retrospective study, excluding patients who were metastatic at the time of diagnosis or histologically diffuse type adenocarcinoma, a total of 104 patients with gastric adenocarcinoma were included. Hematoxylin & Eosin stained slides were evaluated under light microscopy in terms of tumor budding. The patients were divided into two groups according to the budding level as high (≥10 buds) and low (<10 buds). The patients were evaluated in terms of survival and recurrence during their follow-up period and the relation with the level of tumor budding was investigated. Results: 62 of the patients had low level of budding and 42 of them had high level of budding. The mean time from the first diagnosis to the last follow-up was significantly longer (p˂ 0.05) in the low budding level group (27 months) than the high budding level group (17 months). As the T stage, N stage, grade and size of the tumor increased, the proportion of patients with high budding was found significantly higher (p˂ 0.05). Perineural invasion rate was found significantly higher in the high budding level group compared to the low budding level group (p˂ 0.05). In the univariate analysis, a significant effect on survival time of high tumor budding, diagnosis over the age of 60, low BMI, high N stage, presence of lymphovascular invasion and recurrence was observed. In the multivariate analysis with Cox proportional hazards regression, the negative effect of high budding level, age at diagnosis above the age of 60, presence of lymphovascular invasion and recurrence on survival time were observed as independent risk factors predicting mortality. Conclusion: Our study supports that the budding level is a negative prognostic factor in gastric cancer. More comprehensive studies can be a guide in treatment decision and estimating prognosis.

Benzer Tezler

  1. Neoadjuvan tedavi almamış mide adenokarsinomlarında tümör tomurcuklanmasının klinikopatolojik veriler ve hasta yönetimine etki eden immünohistokimyasal belirteçle ile ilişkisinin karşılaştırılması

    Comparison of tumor budding in gastric adenocarcinomas not receiving neoadjuvant therapy with clinicopathological data and immunohistochemical markers affecting patient management

    GÖZDE İLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ARMAĞAN GÜNAL

  2. İntestinal tip mide adenokarsinomlarında tümör tomurcuklanması ve tümörü infiltre eden lenfositlerin patolojik prognostik faktörlerle ilişkisi

    Tumor budding and tumor-infiltrating lymphocytes in intestinal-type gastric adenocarcinoma is associated with pathological prognostic factor

    EBRU TEZCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    PatolojiSakarya Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. FAHRİ YILMAZ

  3. Gastrik kanserlerin immunhistokimyasal yöntem ve in situ hibridizasyon ile moleküler benzeri sınıflamasının klinikopatolojik verilerle korelasyonu ve prognostik önemi

    The correlation of the molecular - like classification of gastric cancers by using immunohistochemical and in situ hybridization methods with clinicopathological data and its prognostic importance

    GAMZE DAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASUMAN ARGON

  4. Gastrik yerleşimli adenokarsinomlarda ebv ve dna yanlışeşleşme onarım proteinleri (MLH1, MSH2, MSH6 ve PMS2)ekspresyon kaybının klinikopatolojik parametrelerlekarşılaştırılması

    Comparison of loss of expression of ebv and dna mis-mixing repairproteins (MLH1, MSH2, MSH6 and PMS2) expression with clinicopathologicalparameters in gastric located adenocarcinomas

    ÖZGE EYEOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERRA KAYAÇETİN

  5. Proksimal ve distal yerleşimli mide adenokarsinomlarında tümör tomurcuklanması, lenfositik yanıt ve Cerb-b2 ekspresyon durumlarının karşılaştırılması

    Comparison of tumor budding, lymphocytic response, and Cerb-b2 expression statuses in proximal and distal located gastric adenocarcinomas

    AHENK KARABACAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SİBEL BEKTAŞ