Geri Dön

Dahili yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastaların yatış parametreleri ile mortalite ilişkisi

The relationship between hospitalization parameters andmortality in patients followed up in the internal intensivecare unit

  1. Tez No: 661074
  2. Yazar: BİLGEŞAH KILIÇTAŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. TESLİME AYAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Yoğun Bakım Ünitesi, mortalite, Yatan hastalar, Yoğun bakım, Yoğun bakım üniteleri, Intensive Care Unit, mortality, Inpatients, Intensive care, Intensive care units
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Yoğun bakım üniteleri, özel olarak eğitilmiş sağlık personeli tarafından yönetilen akut ve kronik hastalıklar sırasında görülebilen yaşamı tehdit eden organ yetersizliklerinin izlenmesi ve tedavisi için tasarlanmış özel tedavi üniteleri olarak hizmet vermektedir. Yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastaların mortalite oranlarının, mortaliteyi etkileyen faktörlerin ve mortalite riski yüksek hastaların bilinmesi yoğun bakım yönetimi açısından oldukça önemlidir. Çalışmamızda yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastaların üniteye yatışı sırasında yapılan tetkikleri ile tespit edilen parametrelerinin mortalite üzerindeki etkilerinin araştırılması planlanmıştır. Materyal ve Metod: Çalışmamızda 2016-2019 yılları arasında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Yoğun Bakım Ünitesinde takip edilen hastaların yoğun bakıma yatış verileri (laboratuvar bulguları, vital parametreleri, yatış süreleri, yatış tanısı ve ek hastalıkları, beslenme şekilleri ve solunum destekleri) ile mortalite arasındaki ilişki değerlendirilecektir. Bulgular: Araştırma kapsamında dahili yoğun bakım ünitesine yatışı yapılıp takip edilen toplam 498 hasta incelenmiştir. İncelenen 498 hastanın 266'sı (%53,4) exitus olurken geriye kalan 232'si (%46,6) sağ kalmıştır. Yoğun bakım hastalarının mortalite durumları arasında yaş, kronik böbrek hastalığı (KBH) ve solunum sistemi hastalığı varlığı, bilinç durumu, APACHE skoru ve mekanik ventilasyon modu açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Yoğun bakımda yatan hastalardan exitus olanların yaşı ve APACHE skoru, sağ kalanlardan anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Ayrıca exitus olan yoğun bakım hastaları içinde KBH tanısı alanların yüzdesi sağ kalanlardan anlamlı olarak yüksek iken solunum sistemi hastalığı olanların yüzdesi anlamlı olarak düşük tespit edilmiştir. Buna ek olarak exitus olan hastalar için konfüzyonda olanların ve mekanik ventilasyonda olanların yüzdesi sağ kalanlardan anlamlı olarak yüksek tespit edilmiştir. Diğer taraftan yoğun bakımda yatan hastaların mortalite durumları arasında cinsiyet, herhangi bir ek hastalık varlığı (hipertansiyon, kardiyovasküler sistem hastalığı, nörolojik hastalık, diyabetes mellitus, malignite ve hepatobiliyer truct hastalığı varlığı), hemodiyaliz xii tedavisi uygulanması, enfeksiyon gelişimi, bilinç durumu ve yatış süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Hastaların mortalite durumları arasında kan üre, kreatinin, albümin, total bilirübin, direkt bilirübin, ALT, AST ve CRP değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Exitus olan hastaların kan üre, kreatinin, total bilirübin, direkt bilirübin, ALT, AST ve CRP değerleri sağ kalanlardan anlamlı olarak yüksek iken albümin değeri anlamlı olarak düşük bulunmuştur. Diğer taraftan hastaların mortalite durumları arasında kan glukoz ve magnezyum değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). İncelenen hastalardan exitus olanlarla sağ kalanlar arasında beyaz küre sayısı, nötrofil sayısı, eozinofil sayısı, trombosit sayısı ve MPV değeri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Exitus olan hastaların kanda beyaz küre sayısı, nötrofil sayısı ve MPV değeri sağ kalanlardan anlamlı olarak yüksek iken eozinofil sayısı ve trombosit sayısı anlamlı olarak düşük bulunmuştur. Diğer taraftan exitus olan ve sağ kalan hastalar arasında lenfosit, monosit, bazofil ve RBC sayıları ile hemoglobin, hematokrit ve MCV değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Hastaların mortalite durumları arasında APTT, PT ve INR değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Exitus olan hastaların APTT, PT ve INR değerleri sağ kalanlardan anlamlı olarak yüksek tespit edilmiştir. İncelenen hastalardan exitus olanlarla sağ kalanlar arasında pH, oksijen basıncı (pO2), bikarbonat (HCO3), baz ekstresi (BE), laktat, sodyum, potasyum ve kalsiyum değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Exitus olan hastaların pO2, BE, laktat ve potasyum değerleri sağ kalanlardan anlamlı olarak yüksek iken pH, HCO3, sodyum ve kalsiyum değerleri anlamlı olarak düşük bulunmuştur. Diğer taraftan hastaların mortalite durumları arasında karbondioksit basıncı (pCO2), oksijen satürasyonu (SO2) ve klor değeri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Hastalardan exitus olanlarla sağ kalanlar arasında vücut ısısı, sistolik kan basıncı (SKB), diyastolik kan basıncı (DKB), nabız sayısı ve oksijen satürasyonu açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Exitus olan hastaların vücut ısısı ve nabız sayısı sağ kalanlardan anlamlı olarak yüksek iken SKB ve DKB değerleri ile oksijen satürasyonu anlamlı olarak düşük tespit edilmiştir. Hastalardan exitus olanların %86,1'i nazogastrik sonda (NG) ile beslenirken %8.,'ü oral alımı kapalı, %2,6'sı oral alımı açık ve %2,6'sı PEG ile, %0,4'ü ise TPN ile beslenmiştir. Sağ kalanların ise %69,0'ı NG ile beslenirken %10,8'i orali kapalı olarak izlenmiş, %15,5'i orali açık olarak ve %4,7'si PEG ile xiii beslenmiştir. Hastaların mortalite durumları arasında beslenme yöntemi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Exitus olan hastalar içinde NG ile beslenenlerin yüzdesi sağ kalanlardan anlamlı olarak yüksek saptanmıştır. Yapılan çok değişkenli lojistik regresyon analizi sonucu; yaşın, APACHE skorunun, kan üre, albümin, eozinofil, MPV ve laktat değerlerinin mortaliteyi öngörmede bağımsız etkilerinin olduğu (p<0.05), CRP, vücut sıcaklığı ve nabız'ın etkili olmadığı (p>0.05) görülmüştür. Sonuç: Yaptığımız çalışma sonucu elde edilen parametrelerin mortalite ile ilişkisi gösterilmiş olup bazı farklılıklar olsa da literatürde yapılmış çoğu çalışma ile uyumlu bulunmuştur. Yoğun bakım üniteleri özellikli birimler olup mortalite tahmin modellerinin geliştirilmesi yoğun bakımlar için ana kaygılardandır, çalışmamızdan elde ettiğimiz verilerin mortalite tahmin modellerine katkı sağlayacağı, klinik pratikte yol gösterici olacağı ve Türkiye verilerine katkıda bulunacağı kanaatindeyiz.

Özet (Çeviri)

Introduction: Intensive care units serve as special treatment units managed by specially trained healthcare personnel, designed for the monitoring and treatment of life-threatening organ deficiencies that can occur during acute and chronic diseases. Knowing the mortality rates, factors affecting mortality and patients with high mortality risk is very important for intensive care management. In our study, it was planned to investigate the effects of the parameters determined by the examinations performed during the hospitalization of the patients in the intensive care unit on mortality. Materials and Methods: In our study, the relationship between hospitalization data (laboratory findings, vital parameters, length of stay, hospitalization diagnosis and additional diseases, feeding patterns and respiratory support) and mortality of patients who were followed up in the Internal Intensive Care Unit of Recep Tayyip Erdoğan University Faculty of Medicine between 2016 and 2019 will be evaluated. Results: A total of 498 patients who were hospitalized and followed up in the internal intensive care unit were examined. Of the 498 patients examined, 266 (53.4%) died, while the remaining 232 (46.6%) survived. A statistically significant difference was found between the mortality status of intensive care patients in terms of age, chronic kidney disease (CKD) and the presence of respiratory system disease, state of consciousness, APACHE score and mechanical ventilation mode (p <0.05). The age and APACHE score of the patients who died in the intensive care unit were found to be significantly higher than the survivors. In addition, the percentage of those diagnosed with CKD among the intensive care patients who died was found to be significantly higher than the survivors, while the percentage of those with respiratory system disease was found to be significantly lower. In addition, the percentage of those in confusion and those on mechanical ventilation was significantly higher for patients who died than those who survived. On the other hand, there was not found any statistically significant difference in mortality status of patients in intensive care unit includes gender, presence of any comorbid diseases,( hypertension, cardiovascular system disease, neurological disease, diabetes mellitus, xv malignancy and hepatobiliary truct disease ), receiving hemodialysis treatment, having an infection, state of consciousness and length of hospitalization (p> 0.05). A statistically significant difference was found between the mortality status of the patients in terms of blood urea, creatinine, albumin, total bilirubin, direct bilirubin, ALT, AST and CRP values (p <0.05). The blood urea, creatinine, total bilirubin, direct bilirubin, ALT, AST and CRP values of the patients with exitus were found to be significantly higher than the survivors, while the albumin value was found to be significantly lower. On the other hand, there was no statistically significant difference between the mortality status of the patients in terms of blood glucose and magnesium levels (p> 0.05). A statistically significant difference was found between the patients who died and the survivors in terms of white blood cell count, neutrophil count, eosinophil count, platelet count and MPV value (p <0.05). While the white blood cell count, neutrophil count and MPV value in the blood of patients with exitus were evaluated to be significantly higher than those of the survivors, the eosinophil count and thrombocyte count were found to be significantly lower. On the other hand, there was no statistically significant difference in lymphocyte, monocyte, basophil and RBC counts, hemoglobin, hematocrit and MCV values between the patients who died and survived (p> 0.05). A statistically significant difference was found between the mortality status of the patients in terms of APTT, PT and INR values (p <0.05). APTT, PT and INR values of patients with exitus were significantly higher than those of survivors. A statistically significant difference was found between the patients who died and the survivors in terms of pH, oxygen pressure (pO2), bicarbonate (HCO3), base extract (BE), lactate, sodium, potassium and calcium values (p <0.05). Patients with exitus had significantly higher pO2, BE, lactate and potassium values than survivors, while pH, HCO3, sodium and calcium values were significantly lower. On the other hand, no statistically significant difference was found between the mortality status of the patients in terms of carbon dioxide pressure (pCO2), oxygen saturation (SO2) and chlorine value (p> 0.05). A statistically significant difference was found between the patients who died and those who survived in terms of body temperature, systolic blood pressure (SBP), diastolic blood pressure (DBP), pulse rate and oxygen saturation (p <0.05). Patients with exitus had significantly higher body temperature and pulse rate than survivors, while SBP and DBP values and oxygen saturation were significantly lower. While 86.1% of the patients who died were fed with a nasogastric tube (NG), 2.6% were fed with open oral intake, 2.6% PEG, and 0.4% with TPN and 8.3% were observed as closed oral intake. While 69.0% of xvi the survivors were fed with NG, 15.5% were fed with open oral intake, 4.7% were fed with PEG and 10.8% were followed with closed oral intake. A statistically significant difference was found between the patients' mortality status in terms of feeding methods (p<0.05). Among the patients with exitus, the percentage of those fed with NG was significantly higher than the survivors. As a result of the multivariate logistic regression analysis; while age, APACHE score, blood urea, albumin, eosinophil, MPV and lactate values had independent effects in predicting mortality (p<0.05), CRP, body temperature and heart rate were not found effective for predicting (p> 0.05). Conclusion: The relationship of the parameters obtained as a result of our study with mortality has been shown, and although there are some differences, it has been found compatible with most studies in the literature. Intensive care units are specialized units and development of mortality prediction model is one of the main concerns for them, we believe the data we get from our work will contribute to mortality prediction models, and it will be guiding clinical practice and contributing to the Turkey data.

Benzer Tezler

  1. Yoğun bakım ünitesinde takip edilen 65 yaş ve üstü hastalarda eritrosit ve trombosit indekslerinin mortalite ile ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    MERVE SAĞLAM ÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    GeriatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL DEMİR

  2. Yoğun bakımdaki 60 yaş üstü hastalarda diyafram kalınlığının hasta sonlanım üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Assessment of the impact of diaphragm thickness on patient outcomes in intensive care unit patients over 60 years of age

    MUHAMMET FATİH CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ESRA ATEŞ BULUT

  3. Çocuk yoğun bakım ünitesinde akut solunum yetmezliği tanısı ile takip edilen hastaların değerlendirilmesi

    Evaluation of patients followed for acute respiratory failure in the pediatric intensive care unit

    NIGAR KHAMEDOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RIZA DİNÇER YILDIZDAŞ

  4. COVID-19 tanısı ile yoğun bakım ünitesinde takip edilen ve akut böbrek hasarı gelişen hastaların prognoz açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of patients with the diagnosis of COVID-19 followed in the İCU and developing acute renal damage, in terms of prognosis

    HANDE YARICI OK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ FATİH KAMIŞ

    PROF. DR. YAVUZ BEYAZİT

  5. Yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastaların D-dimer/fibrinojen, CRP/albumin, procalcitonin/albumin, fibrinojen/albumin ve D-dimer/albumin oranlarının COVİD 19'un mortalitesini ve prognozunu tahmin etmedeki rolünü incelemek

    To examine the role of d-dimer/fibrinogen, CRP/albumin, procalcitonin/albumin, fibrinogen/albumin and D-dimer/albumin ratios of patients followed in the intensive care unit in predicting the mortality and prognosis of COVİD 19

    SEDAT PARLAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıAdıyaman Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. AYŞE ŞAHİN TUTAK