Psödotümör serebri (idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon) düşünülen hastalarda orta serebral arter pulsatilite indeksi, resistif indeksi, pik sistolik hız ve ortalama akım hızının tanı değerinin araştırılması
Investigation of the diagnosis value of medium cerebral arterial pulsatility index, resistive index, peak systolic flow velocity and mean flow velocity in patients with clinical suspect of pseudotumor cerebri
- Tez No: 663760
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ALİ ÜNAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroloji, Neurology
- Anahtar Kelimeler: İdiyopatik intrakraniyal hipertansiyon, Psödotümör Serebri Sendromu, Transkraniyal Doppler Ultrason, Pulsatilite İndeksi, Rezistif İndeks, Kan akış hızı, Pseudotümör cerebri, Serebral arterler, Sistol, Ultrasonografi-doppler, İntraabdominal hipertansiyon, Idiopathic intracranial hypertension, Pseudotumor Cerebri Syndrome, Transcranial Doppler Ultrasound, Pulsatility Index, Resistive Index, Blood flow velocity, Pseudotumor cerebri, Cerebral arteries, Systole, Ultrasonography-doppler, Intraabdominal hypertension
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İdiyopatik intrakraniyal hipertansiyon belirti ve bulguları olan hastalarda transkraniyal Doppler ultrason ile ölçülen orta serebral arter pulsatilite indeksi (OSA PI), rezistif indeks (RI), pik sistolik hız (Vmax) ve ortalama akım hızı (Vmean) ile lomber ponksiyonla ölçülen beyin omurilik sıvısı (BOS) basıncının karşılaştırılmasıdır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya 2018-2020 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji polikliniğine baş ağrısı ve/veya papilödem kliniği ile başvuran hastaların taranması sonucunda, İİH öntanısı ile LP yapılmış, kraniyal görüntülemelerde kliniği açıklayan kitle, tromboz veya başka bir görüntüleme bulgusu olmayan ve LP öncesinde aynı gün içerisinde TKRD yapılmış, 18 yaş üzeri hastalar alındı. Bulgular: Çalışmaya alınan 15 hastanın 6'sında (%40) BOS basıncı >25 cmsu olarak ölçüldü. Bu 6 hastanın 3'ünde PI değeri normalin üzerinde (>1.1) saptanmış olup bu hastalar en yüksek kafa içi basıncına (KİB) sahip hastalardır. KİB 25 altında olan hiçbir hastada PI >1.1 bulunmamıştır. BOS basıncı, 25 cmsu kritik değer kabul edilerek hastalar iki gruba ayrıldığında, PI'nın ve RI'nın, BOS basıncı>25 cmsu olan grupta anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (p değerleri sırasıyla 0.008 ve 0.016). BOS basıncı>25 cmsu olan grupta yaş, VKI, ağrı şiddeti, Vmax, Vmean değerlerinde diğer gruba göre anlamlı farklılık saptanmamıştır. BOS basınç ile PI arasında pozitif yönlü, yüksek şiddetli ve istatistiksel olarak anlamlı korelasyon (r = 0.779, p<0.01) ve BOS basıncı ve RI arasında pozitif yönlü, orta şiddetli, istatiksel olarak anlamlı korelasyon (r=0.602, p<0.05) gözlenmiştir. Tartışma: Çalışmamızda BOS basıncı normalden yüksek olan 6 hastanın 3'ünde TKRD ile ölçülen OSA PI değerinin normalin üstünde (>1.1) olduğu gösterilmiştir. Ayrıca BOS basıncı ile PI arasında istatiksiksel olarak pozitif yönlü, anlamlı ilişki olduğu ve BOS basıncı>25 olan hasta grubunda PI'nin anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur. TKRD, deneyim gerektiren ancak uygulaması pratik, noninvaziv bir yöntemdir. Bu sonuçlar, İİH hastalarının klinik takibinde ardışık ve seri OSA PI ölçümleri, tedavi yanıtının değerlendirilmesinde yardımcı bir tetkik olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Sonuç: Bu çalışma, İİH hastalarında KİB artışının tahmini için PI değerinin daha alt sınırda olabileceğini ve daha çok sayıda örneklem ile bir sınır değer tespit edilebileceğini düşündürmüştür.
Özet (Çeviri)
Objective: To compare cerebrospinal hypertension measured by lomber puncture with middle cerebral artery pulsatility index, resistive index, peak systolic velocity and mean flow velocity in patients with clinical features of idiopathic intracranial hypertension. Materials and methods: Patients who applied to Akdeniz University Medical Faculty Hospital Neurology Outpatient Clinic with headache and / or papilledema clinic between 2018-2020 were screened. Patients over 18 years of age who underwent LP with a pre-diagnosis of IIH, who did not have a mass, thrombosis or other imaging findings that could explain the clinic in cranial imaging and who underwent transcranial colored doppler (TCCD) on the same day before LP were included in the study. Results: CSF pressure was measured as> 25 in 6 (40%) of 15 patients included in the study. In 3 of these 6 patients, the PI value was found to be above normal (> 1.1), and these patients have the highest intracranial pressure (ICP). No patients with an ICP of less than 25 had a PI> 1.1. When the CSF pressure was accepted as the critical value of 25, when the patients were divided into two groups, it was found that PI and RI were significantly higher in the group with CSF pressure> 25 (p values 0.008 and 0.016, respectively). There was no significant difference in age, BMI, pain intensity, Vmax, Vmean values in the group with CSF pressure> 25 compared to the other group. A positive, high-intensity and statistically significant correlation between CSF pressure and PI (r = 0.779, p <0.01) and a positive, moderate, statistically significant correlation between CSF pressure and RI (r = 0.602, p <0.05) were observed. Discussion: In our study, it was shown that the MCA PI value measured by TCCD was above normal (> 1.1) in 3 of 6 patients with CSF pressure higher than normal. In addition, it was found that there was a statistically positive and significant relationship between CSF pressure and PI and that PI was significantly higher in the patient group with CSF pressure> 25. TCCD is a non-invasive method that requires experience but is practical to apply. These results suggest that in the clinical follow-up of patients with IIH, sequential and serial MCA PI measurements can be used as an adjunct to the evaluation of treatment response. Conclusion: This study suggested that the PI value may be at the lower limit for estimating the increase in ICP in IIH patients and a cut-off value can be determined with a larger number of samples.
Benzer Tezler
- Psödotümör serebri sendromu patogenezinde endokrinolojik ve metabolik faktörlerin rolü
Role of endocrinologic and metabolic factors in pathogenesis of pseudotumor cerebri syndrome
ÜLFET ZEHRA ERBAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
NörolojiErciyes ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET FATİH YETKİN
- Kist hidatik hastalığının perkütan tedavisinde hipertonik tuzlu serum ve albendazol solüsyonlarının etkinliği
Başlık çevirisi yok
YAHYA PAKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Radyoloji ve Nükleer TıpSelçuk ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KEMAL ÖDEV
- Psödotümör serebride klinik ve laboratuvar bulguları
Clinical and laboratory findings in pseudotumor cerebri
DUDU ÇERÇİ
- Orbita tümörlerinin tanısında radyolojik görüntüleme sonuçları ile histopatolojik değerlendirme sonuçlarının karşılaştırılması
The Correlation between radiological imaging and histopathological results in diagnosis of orbital tumors
SERPİL AKPINAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Göz HastalıklarıAnkara ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KUDRET DÜRÜK
- Diyafragma patolojilerinde radyolojik görüntüleme
Radiologic imaging in pathologies of diaphragma
HATİCE ÖZTÜRKMEN AKAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Radyoloji ve Nükleer TıpDicle ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MASUM ŞİMŞEK