Acil servise başvuran kafa travmalı hastalarda serum sekretonörin düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum secretoneurin levels in head trauma patients admitted to emergency deparment
- Tez No: 666744
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MURAT YÜCEL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
- Anahtar Kelimeler: Travmatik beyin hasarı, Sekretonörin, Acil servis, Acil servis-hastane, Acil tıp, Kafa yaralanmaları, Yaralar ve yaralanmalar, Traumatic brain injury, Secretoneurin, Emergency department, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Head injuries, Wounds and injuries
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ : Kafa travmaları travmatik beyin hasarına (TBH) yol açarak önemli morbidite ve mortaliteye neden olmaktadır. Bu nedenle kafa travması ve travmatik beyin hasarı sıklıkla birbiri yerine kullanılmaktadır. TBH ilişkili acil servis başvuruları, hastane yatışları ve ölümler 2001-2010 yılları arasında artış göstermiştir. Glasgow Koma Skalasına (GKS) göre TBH sonrası klinik durumun şiddeti hafif, orta veya ağır olarak sınıflandırılmaktadır. TBH hastalarında sınıflama sistemlerinin gelişmesi ile altta yatan mekanizmalar daha iyi anlaşılabilir, tedavi süreci daha iyi düzenlenebilir, elde edilen klinik sonuçlar artabilir. Sekretonörin endokrin, nöroendokrin ve nöral dokulardan eksprese edilen 33 aminoasitlik bir nöropeptiddir. Beyin dokusunda geniş bir dağılımda bulunmaktadır. Hipoksik beyin hasarında sonuçları iyi olan potansiyel bir belirteçtir. Ancak TBH hastalarında daha önce sekretonörin seviyeleri değerlendirilmemiştir. Çalışmamızda TBH hastalarında sekretonörin seviyeleri ile TBH şiddeti arasındaki ilişkili araştırıldı. GEREÇ VE YÖNTEM: Nisan 2020 ile Ekim 2020 tarihleri arasında acil servise kafa travması ile kabul edilen 18 yaş üzeri hastalar çalışmaya dahil edildi. Epilepsi, serebrovasküler hastalık, spinal yaralanma ve kardiyopulmoner arrest olanlar çalışmaya dahil edilmedi. Çalışma kafa travması olan 90 hasta ve 20 sağlıklı gönüllüden oluşan kontrol grubuyla gerçekleştirildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, travma etiyolojisi, sistolik ve diyastolik kan basıncı, kalp hızı, GKS skoru, hastanede ve yoğun bakımda kalış süresi, hastaların klinik sonuçları (ölüm, taburcu, sekelle taburcu), kafatası kırığı, pnömosefali ve shift varlığı kaydedildi. Kafa travması şiddeti GKS'ye göre hafif, orta ve ağır olarak üçe ayrıldı. Hem hastalarda hem de kontrol grubunda sekretonörin seviyeleri ELİSA yöntemiyle değerlendirildi. BULGULAR: Hastaların ortalama yaşı 50,2 ± 20,9 yıl ve kontrol grubunun ise 47,4 ± 12,3 yıl idi. Hastaların 67 (%74,4)'si erkek, 23 (%25,6)'ü kadın, kontrol grubunun 14 (%70)'ü erkek ve 6 (%30)'sı kadındı. Hasta ve kontrol grupları arasında yaş (p=0,433) ve cinsiyet (p=0,683) bakımından fark yok idi. En sık saptanan kafa travması nedenleri düşme (%46,7), trafik kazası (%35,6) ve darptı (%12,2). Kafa travması şiddeti; hastaların %36,7'sinde hafif, %31,1'inde orta, %32,2'sinde ağırdı. Hastaların 11 (%12,2)'inin exitus olduğu, 59 (%65,6)'unun sekelsiz ve 20 (%22,2)'sinin sekelli taburcu edildiği belirlendi. Kafa travması olan hastalarda sekretonörin seviyesi 21,2 ± 14,0 ng/mL, kontrol grubunda ise 10,1 ± 2,3 ng/mL'ydi. Kafa travmalı hastalarda sekretonörin seviyesi kontrol grubundan anlamlı derecede daha yüksekti (p<0,001). Sekretonörin seviyesinin erkeklerde, ağır kafa travması olanlarda, bilinç değişikliği, intrakranial kanama, kafatası kırığı ve pnömosefali olanlarda daha yüksek olduğu belirlendi (tüm analizlerde p<0,05). Sekretonörin seviyesi ile kafa travması şiddeti arasında doğrusal bir ilişki izlendi. Ek olarak, ölen hastaların sekretonörin seviyesi sağ kalanlardan belirgin derecede yüksekti. Sekretonörin seviyesi GKS, sistolik ve diyastolik kan basıncı ile negatif yönde, kalp hızı, hastanede ve yoğun bakım kalış süresiyle pozitif yönde ilişkili idi. SONUÇ: Kafa travmalı hastalarda sekretonörin seviyesi artmaktadır. Kafa travması şiddeti sekretonörin seviyeleriyle korele bulunmuştur. Sekretonörin kafa travması şiddetinin gösterilmesinde potansiyel bir belirteç olabilir.
Özet (Çeviri)
INTRODUCTION: Head traumas lead to significant mobidity and mortality, by causing traumatic brain injury (TBI). Therefore, the terms head injury and brain injury are often used interchangeably. TBI-related emergency department visits, hospitalizations, and deaths have increased in the decade 2001–2010. Based on the Glasgow Coma Scale (GCS) score, a clinical scale that assesses the level of consciousness after TBI, it is classified as mild, moderate and severe. The improvement of classification systems in TBI have led to a better understanding of the mechanisms of disease and helped to refine treatments and improve outcome. Secretoneurin represents a 33 amino acid neuropeptide that is specifically expressed in endocrine, neuroendocrine and neuronal tissues. Secretoneurin shows a widespread distribution in the brain. Secretoneurin is a promising early biomarker for hypoxic brain injury. However, secretoneurin levels have not been investigated in TBI patients before. In our study, the relationship between secretoneurin levels and TBI severity was investigated in TBI patients. MATERIAL AND METHODS: Individuals over the age of 18 who were admitted to the emergency service with head trauma between April 2020 and October 2020 were included in the study. Patients with epilepsy, cerebrovascular disease, spinal injury, cardiopulmonary arrest were excluded from the study. Our study was conducted with 90 patients with head trauma and 20 control groups. Patients' age, gender, trauma etiology, systolic and diastolic blood pressure, heart rate, GCS score, length of stay in hospital and intensive care, final outcome (died, discharged, discharged with sequel), presence of skull fracture, pneumocephaly and shift were recorded. Head trauma severity was divided into three category according to GCS:mild, moderate and severe. Serum secretoneurin levels were determined with ELISA method in both patients and controls. RESULTS: The mean age of the patients was 50.2 ± 20.9 years and the mean age of the control group was 47.4 ± 12.3 years. 67 patients (74.4%) were male and 23 (25.6%) were female. 14 (70%) of the control group were male and 6 (30%) were female. There was no difference between the patient and control groups in terms of age (p=0.433) and gender (p=0.683). The most common causes of head trauma in patients were falling (46.7%), traffic accident (35.6%), assault (12.2%). The severity of head trauma was mild in 36.7%, moderate in 31.1%, and severe in 32.2% of the patients. 11 (12.2%) patients with head trauma died, 59 (65.6%) were discharged without any sequela, while 20 (22.2%) were discharged with sequelae. The level of secretoneurin was 21.2 ± 14.0 ng/ml in patients with head trauma, and 10.1 ± 2.3 ng/ml in the control group. The level of secretoneurin in patients was significantly higher than in the control group (p<0.001). Secretoneurin levels were higher in men, those with severe head trauma, altered states of consciousness, intracranial hemorrhage, skull fracture, pneumocephalus (in all p<0,05). A linear relationship was observed between secretoneurin level and the severity of head trauma. Moreover, the level of secretoneurin was higher in the patients who died compared to the survivors. The level of secretoneurin was negatively correlated with GCS, systolic and diastolic blood pressure, and positively correlated with heart rate, length of stay in intensive care, and inward clinics. CONCLUSİON: The level of secretoneurin increases in patients with head trauma. Head injury severity correlates with secretoneurin levels. The secretoneurin may be a potential marker for demonstrating the severity of head injury.
Benzer Tezler
- Kafa travmalı hastalarda serum testikan ve ubikütin düzeylerinin tanısal ve prognostik rolü
Diagnostic and prognistic role of serum testican and ubiquitin levels in the patients with head trauma
RAMİZ YAZICI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BAŞAR CANDER
- Künt kafa travmalı çocuklarda kranial tomografi gerekliliği: PECARN algoritması ve serum s100b ve GFAP düzeyleri
Necessity of cranial tomography in children with blunt head trauma: PECARN algorithm and serum s100b and GFAP levels
ÖMER YILMAZ ULUTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ADEM KARBUZ
- Minör kafa travmalı pediatrik olgularda ubiquitin c-terminal hidrolaz (UCH-l1) kan düzeylerinin tanısal etkinliğinin araştırılması
Investigating the diagnostic effectiveness of ubiquitin c-terminal hydraulase (UCH-L1) levels in children with minor head trauma
ZİYAETTİN UZUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İlk ve Acil YardımBursa Uludağ ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM ÇIKRIKLAR
- Minör kafa travmalı pediatrik hastaların travmatik beyin hasarını öngörmede UCH-l1, GFAP ve meteorinin yararlılığı
The utilities of UCH-L1, GFAP and meteorin to predict traumatic brain injury of pediatric patient with minor head injury
ENES ÖMER GÜNGÖR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İlk ve Acil YardımKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
ÖĞR. GÖR. ÖZLEM GÜLER
- Travmatik beyin hasarı tanısında serum biyobelirteçlerinin kullanılması
USE of serum biomarkers in the diagnosis of traumatic brain injury
NADIRA NABIYEVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMersin ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ ERTUĞ ARSLANKÖYLÜ