COVID-19 pnömonisi olan hastalarda pnömoni derecesi ve serum endokan düzeyi ilişkisi
Relationship between pneumonia degree and serum endocan level in patients with COVID-19 pneumonia
- Tez No: 670166
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İHSAN ATEŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: COVID-19, Endokan (ESM-1), Endotel disfonksiyonu, Mortalite, Klinik sonuç, COVID 19, ENDOKAN, Endotelyum, Pandemiler, Pnömoni, COVID-19, Endocan (ESM-1), Endothelial dysfunction, COVID 19, ENDOCAN, Endothelium, Pandemics, Pneumonia
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: 31 Aralık 2019'da Çin'in Hubei eyaleti, Vuhan şehrinde bir grup nedeni bilinmeyen pnömoni vakası tanımlanmıştır. Ocak 2020'de etken SARS-CoV-2 olarak tanımlanmış olup sebep olduğu hastalığa COVID-19 adı verilmiştir. Tüm dünyayı kısa sürede etkisi altına alan hastalık 11 Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilmiştir. Henüz kesin tedavisi olmayan hastalık ile ilgili aşı çalışmaları da hızla devam etmektedir ve dünya çapında birçok ülkede aşılama programı başlatılmıştır. Mevcut şartlarda halen en büyük silah; bulaşın engellenmesi ve erken tanı ile hasta olan bireylerin izolasyonunun en kısa sürede sağlanmasıdır. COVID-19'un sebep olduğu klinik durumlara, yapılan postmortem incelemelere baktığımızda, hastalıkta endotel disfonksiyonunun ve bir tromboinflamasyonun var olduğu görülmektedir. Endotel disfonksiyonunun tespiti için çeşitli görüntüleme yöntemleri ve biyokimyasal belirteçler kullanılmaktadır ancak henüz bu konuda altın standart bir test bulunmamaktadır. Daha önce yapılan çalışmalar sonucunda endokan düzeyinin endotel disfonksiyonu olan süreçlerde arttığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada, endokan düzeyinin COVID-19 enfeksiyonu olan hastalarda pnömoni derecesi ile ve erken dönemde hastalığın prognozu ile ilişkili olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Şehir Hastanesi Dahiliye Kliniği'nde yatarak takip edilen 18-85 yaş arası, Sağlık Bakanlığı COVID-19 Tanı Rehberi doğrultusunda RT-PCR ile doğrulanmış kesin COVID 19 tanısı alan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Dahiliye kliniğinde yatan hastalar kesitsel olarak taranmış ve uygun olan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar klinik, laboratuvar ve görüntüleme bulgularına göre hafif-orta pnömoni ve ağır pnömoni olarak iki gruba ayrılmıştır. Hastaların yaş, cinsiyet, komorbid hastalıkları, bir aylık sağkalımları veri tabanına kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmaya hafif/orta pnömoni grubunda 40, ağır pnömoni grubunda 40 olmak üzere toplam 80 hasta dahil edildi. Hastaların %56,3'ü (n:45) kadın ve %43,8'i (n:35) erkek ve ortalama yaşları 57,8±14,3 yıl (aralık: 26-84 yıl) olarak saptandı. Ağır pnömoni şiddeti olanlarda, hafif/orta pnömonisi olanlara kıyasla eşlik eden komorbid durumlar daha yüksek oranda saptandı ancak anlamlı farklılık göstermedi. Ağır pnömoni şiddeti olanlarda hafif/orta pnömonisi olanlara kıyasla ortalama hastanede yatış süresi (sırasıyla: 12 ve 7,5; p<0,001) ve ölüm oranı (sırasıyla; %7,5 ve %0; p= 0,037) yüksek saptandı. 30 günlük izlemde ölüm oranı %3,75 (n:3) olarak saptandı. Ferritin, CRP, IL-6, fibrinojen ağır pnömonide yüksek iken lenfosit değeri ağır pnömonide daha düşük saptandı. Çalışmamızın sonucunda pnömoni derecesi ile serum endokan düzeyi arasında anlamlı farklılık saptanmadı (p=0,220). Hafif/orta pnömoni ile ağır pnömonide ortanca semptom süresi aynıydı (8 gün). Venöz kan gazında laktat düzeyi ile serum endokan düzeyi arasında pozitif korelasyon saptandı. Sonuç: Çalışmamıza göre her iki grupta ortalama 8. gün aldığımız kan parametresindeki endokan düzeyinin klinik sonlanıma göre sınıflandırıldığında anlamlı farklılık göstermediğini saptadık. Yani mevcut bulgularla endokan düzeyinin hastalığın prognozu ile ilişkili erken dönem bir prognostik marker olmadığını düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Objective: On December 31, 2019, a group of pneumonia cases of unknown cause were identified in Wuhan, China's Hubei province. In January 2020, the agent was defined as SARS-CoV-2 and the disease it caused was named COVID-19. The disease, which affected the whole world in a short time, was declared as a pandemic by the World Health Organization on March 11, 2020. Vaccination studies on the disease, which has not yet had a definitive cure, continue rapidly and vaccination programs have been initiated in many countries around the world. Under current conditions, the biggest weapon still is to prevent contamination and to ensure the isolation of patients who are sick with early diagnosis as soon as possible. When we look at the clinical situations caused by COVID-19 and postmortem examinations, it is seen that there is endothelial dysfunction and a thrombo-inflammation in the disease. Various imaging methods and biochemical markers are used to detect endothelial dysfunction, but there is no gold standard test yet. As a result of previous studies, it has been determined that the endocan level increases in processes with endothelial dysfunction. In this study, it was aimed to determine whether the endocan level is associated with the degree of pneumonia and the prognosis of the disease in the early period in patients with COVID-19 infection. Material and Methods: Patients between the ages of 18-85 who were followed up in the Internal Medicine Clinic of Health Sciences University Ankara City Hospital and who were diagnosed with definite COVID 19 confirmed by RT-PCR in line with the COVID-19 Diagnosis Guideline of the Ministry of Health were included in the study. Patients hospitalized in the internal medicine clinic were screened cross-sectionally and suitable patients were included in the study. The patients were divided into two groups as mild-moderate pneumonia and severe pneumonia according to clinical, laboratory and imaging findings. Age, gender, comorbid diseases, and one-month survival of the patients were recorded in the database. Results: A total of 80 patients, 40 in the mild / moderate pneumonia group and 40 in the severe pneumonia group, were included in the study. 56.3% (n: 45) of the patients were female and 43.8% (n: 35) were male and their mean age was 57.8 ± 14.3 years (range: 26-84 years). Comorbid conditions were found at a higher rate in patients with severe pneumonia compared to those with mild / moderate pneumonia, but there was no significant difference. The mean length of hospitalization (12 and 7.5, p <0.001) and mortality rate (7.5% and 0%, respectively; p = 0.037) were found to be higher in patients with severe pneumonia compared to those with mild / moderate pneumonia. During the 30-day follow-up, the mortality rate was found to be 3.75% (n: 3). While ferritin, CRP, IL-6, fibrinogen were higher in severe pneumonia, lymphocyte value was lower in severe pneumonia. As a result of our study, no significant difference was found between the degree of pneumonia and serum endocan level (p = 0.220). The median duration of symptoms was similar in mild / moderate pneumonia and severe pneumonia (7.5 days and 8 days, respectively). A positive correlation was found between lactate level in venous blood gas and serum endocan level. Conclusion: According to our study, we found that the endocan level in the blood parameter on the 8th day in both groups did not show a significant difference when classified according to the clinical outcome. In other words, we think that the endocan level is not an early prognostic marker associated with the prognosis of the disease.
Benzer Tezler
- COVID-19 pnömonisi olan hastalarda pnömoni derecesi ve serum NGAL düzeyi ilişkisi
The relationship between pneumonia grade and serum NGAL level in patients with COVID-19 pneumonia
SEMA NUR ARASAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN SELMA KARAAHMETOĞLU
- COVID-19 pnömonisi ile başvuran hastalarda akciğer tutulumu ile böbrek hasarı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between lung involvement and kidney damage in patients presenting with COVID-19 pneumonia
ECE GÜL KÖSE HAMİDİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıGazi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KADRİYE ALTOK
- Acil serviste SARS-Cov-2 pozitif hastalarda serum sürfaktan D düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum surfactant D levels in SARS-CoV-2 positive patients at the emergency service
AYKUT YUCAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Acil TıpTrakya ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA BURAK SAYHAN
- COVID-19 pnömonisi geçiren hastaların 12. ay ve 18-24 ay sonraki akciğer bulgularının bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi.
Evaluation of lung findings after 12 months and 18-24 months of patients with COVID-19 pneumonia by computed tomography
EMIL ABDULLAYEV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Radyoloji ve Nükleer TıpOndokuz Mayıs ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUZAFFER ELMALI
- COVID-19 pnömonisinde akciğer tutulumu ile trakeobronşial sistem ve fissürel anatomik varyasyonlar arasındaki ilişkinin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between lung involvement and tracheobronchial system and fissural anatomical variations in COVID-19 pneumonia by computed tomography
TÜRKER ACAR