Geri Dön

İLK TRİMESTERDE ABORTUS İMMİNENS TANISI ALAN HASTALARIN OBSTETRİK VE NEONATAL SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

EVALUATION OF OBSTETRIC AND NEONATAL OUTCOMES OF PATIENTS DIAGNOSED WITH ABORTION IMMINENS IN THE FIRST TRIMESTER

  1. Tez No: 678511
  2. Yazar: BESTE TURHAN
  3. Danışmanlar: UZMAN BAŞAK CINGILLIOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Abortus imminens, neonatal hastalıklar, plasenta anomalileri, antepartum maternal sonuçlar, Abortion imminence, neonatal diseases, placental anomalies, antepartum maternal outcome
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada ilk trimesterde abortus imminens tanısı alan hastalarda maternal sonuçların ve yenidoğan sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Bu çalışmada Temmuz 2020-Temmuz 2021 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bakanlığı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum servisine yatırılan 24 haftanın üzerinde gebeliği olan hastalar incelendi. Hasta verileri; hastanın yaşı, doğum haftası, abortus imminens öyküsü, gravida/parite sayısı, geçirilmiş sezaryen öyküsü, sigara kullanımı sorgulanıp, mevcut gebeliğindeki plasenta invazyon anomalisi, plasenta previa varlığı değerlendirilip, doğum şekli ve doğum anındaki hemoglobin değeri kayıt altına alındı. Yenidoğan sonuçları (doğum kilosu, cinsiyeti, APGAR skoru, kordon PH değeri, yenidoğan yoğun bakım yatışı olup olmadığı, olduysa süresi, yenidoğan hastalıklarından rds, ıvk, nek, rop, sepsis gelişip gelişmediği, ıumf veya yd ex olup olmadığı takip edilip kayıt altına alındı) prospektif toplandı. 24 haftaya ulaşmamış gebeliği, maternal özgeçmişte kanama nedeni olabilecek hastalık öyküsü, maternal antikoagülan kullanım öyküsü, yardımcı üreme teknikleri kullanılmış gebeliği olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Tüm veriler istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Bizim çalışmamızda abortus imminens öyküsü olan grupta plasenta previa oranı imminens öyküsü olmayan gruptan anlamlı olarak daha yüksekti (p <0.05). Abortus imminens öyküsü olan grupta C/S oranı ve geçirilmiş C/S oranı imminens imminens öyküsü olmayan gruptan anlamlı olarak daha düşüktü (p <0.05). Ancak biz bunun rastlantısal olduğunu, abortus imminensin bunlardan bağımsız bir risk faktörü olduğunu düşünmekteyiz. Her iki grup karşılaştırıldığında hastaların yaşları, yenidoğanların cinsiyet dağılımı, yenidoğan kilosu, sigara kullanım oranı, gravida sayısı, parite sayısı, primer C/S oranı, plasenta invazyon anomalisi oranı, doğum haftası, Hb değeri, 1. dakika ve 5. dakika APGAR skoru, kordon PH değeri, yenidoğan yoğun bakıma yatış, yenidoğan yoğun bakım yatış süresi, yenidoğan yoğun bakıma yatış endikasyonu (rds, ıvk, nek, rop), ölü doğum ve erken neonatal ölüm oranları anlamlı farklılık göstermemiştir (p > 0.05). Sonuç: Çalışmamızda ilk trimesterde abortus imminens öyküsü olan hastalar ile olmayan hastalar karşılaştırılmış; maternal ve neonatal sonuçların genel olarak benzer olduğu görülmüştür. Ancak yapılan birçok çalışmayla benzer biçimde abortus imminens tanısı alan hastalarda plasenta previa görülme sıklığı artmıştır. Bu durum klinisyenler açısından uyarıcı olmalıdır. Abortus imminensin gebelik sonuçları üzerindeki etkisinin daha kesin gösterilebilmesi için geniş çaplı araştırmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objectıve: In this study, it was aimed to evaluate maternal and neonatal outcomes in patients diagnosed with abortus imminens in the first trimester. Materıal-Method:In this study, patients who were admitted to the Ministry of Health Prof Dr Cemil Taşçıoğlu City Hospital Health Application and Research Center Gynecology and Obstetrics service between July 2020-July 2021with pregnancy over 24 weeks were examined. Patient data (maternal age, pregnancy period, abortion imminence history, gravida / parity number, previous cesarean section history, smoking were questioned, placenta invasion anomaly in her current pregnancy, the presence of placenta previa were evaluated, the mode of delivery and the hemoglobin value at the time of delivery were recorded. Newborn results (birth weight, gender, APGAR scores, cord PH, duration if there was a hospitalization of neonatal intensive care unit, neonatal diseases; respiratory distress syndrome, intraventricular hemorrhage, necrotising enterokolitis, retinopathy of prematurity, sepsis development, whether IUMF or newborn ex were followed and recorded) collected prospectively. Patients with a pregnancy that did not reach 24 weeks, a history of illness that may be the cause of bleeding in the maternal history, history of maternal anticoagulant use, and pregnancy who used assisted reproductive techniques were excluded from the study. All data were analyzed statistically. Results: In our study, the rate of placenta previa was significantly higher in the group with a history of abortion imminence than the group without a history of imminence (p <0.05). In the group with a history of abortion imminence, the C/S ratio and the previous C/S ratio were significantly lower than the group without a history of imminence (p <0.05). However, we think that this is coincidental and abortion imminence is an independent risk factor. When both groups were compared, patients ages, gender distribution of newborns, newborn weight, smoking rate, gravida-parity number, primary C/S rate, placental invasion anomaly rate, week of birth, Hb value, 1st minute and 5th minute APGAR score, cord PH value, neonatal intensive care admission, neonatal intensive care admission duration, neonatal intensive care indication (respiratory distress syndrome, intraventricular hemorrhage, necrotising enterokolitis, retinopathy of prematurity, sepsis), stillbirth and early neonatal mortality rates did not different significantly (p> 0.05). Conclusıon: In our study, patients with a history of abortion imminence in the first trimester and those who did not were compared; maternal and neonatal results were found to be generally similar. However, similar to many studies, the incidence of placenta previa has increased in patients diagnosed with abortus imminens. This situation should be a warning for clinicians. Large-scale studies are needed to show the effect of abortion imminence on pregnancy outcomes more precisely.

Benzer Tezler

  1. Subkoryonik hematom saptanan ve saptanmayan abortus imminens olgularının gebelik sonuçları

    Pregnancy outcomes of abortus i̇mmi̇nens cases detected or non-detected wi̇th subchori̇oni̇c hematoma

    ARİFE EBRU TAŞCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET METİN ALTAY

    UZMAN YILDIZ REİS AKDAŞ

  2. Birinci trimester abortuslarında maternal serum homosistein, vitamin b12, folik asit düzeylerinin klinik önemi

    Bi̇ri̇nci̇ tri̇mester abortuslarinda maternal serum homosi̇stei̇n, vi̇tami̇n b12, folik asit düzeylerinin kli̇ni̇k önemi̇

    ALİ SEVEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ SERTAÇ BATIOĞLU

  3. Erken gebelik haftasında verilen progesteron preparatlarının vajinal, İM, vajinal+İM verildikten sonraki 3. saat ve 7. gündeki serum progesteron düzeylerinin karşılaştırılması.

    Comparison of the serum progesterone levels at the 3rd hour and 7th day after progesterone preparates applied via vaginal, İM or vaginal+İM in early gestational week

    FATİH YAĞBASAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET CENGİZ ÇOLAKOĞLU

  4. Birinci trimester gebeliklerinde transvaginal sonografinin tanısal etkinliği

    The Diagnostic efficacy of transvaginal sonography in the first-trimester pregnancies

    SADETTİN GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGata
  5. İLK TRİMESTERDE SAPTANAN SUBKORYONİK KANAMA VARLIĞININ GEBELİK PROGNOZUNDAKİ ÖNEMİ

    İLK TRİMESTERDE SAPTANAN SUBKORYONİK KANAMA VARLIĞININ GEBELİK PROGNOZUNDAKİ ÖNEMİ

    ENİS ÖZKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET METİN ALTAY