Geri Dön

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve özgül öğrenme bozukluğu olan çocuklarda duygusal yüz ifadelerini tanıma, sosyal-empati becerileri ve bunların ebeveyn sosyal beceri ve depresyon düzeyleri ile ilişkisi

Recognition of emotional face expressions, social-empathic skills and their association with their parent social skills and depression levels in children with attention deficit and hyperactivity disorder and specific learning disorder

  1. Tez No: 686601
  2. Yazar: SEVDA HIZARCI BULUT
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. SAMİYE ÇİLEM BİLGİNER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: DEHB, ÖÖB, sosyal beceri, depresyon, geniş otizm fenotipi, Empati, Empatik beceri, Hiperaktiviteli dikkat eksikliği bozukluğu, Otistik bozukluklar, Yüz ifadelerinden duyguları anlama, Yüz ifadesi, Özgül öğrenme güçlüğü, Öğrenme bozuklukları, ADHD, SLD, social skills, depression, broad autism phenotype, Empathy, Empathic skill, Attention deficit disorder with hyperactivity, Autistic disorder, Social skill, Emotion recognition ability, Facial expressions, Specific learning disability, Learning disorders
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışma dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanılı, özgül öğrenme bozukluğu tanılı ve sağlıklı çocuklarda sosyal cevaplılık, duygusal yüz ifadelerini tanıma, empati becerileri ile ebeveyn depresyon düzeyi, geniş otizm fenotipi bulgularını ve bunlar arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma örneklemini 1 Şubat 2020 – 01.04.2021 tarihleri aralığında K.T.Ü Tıp Fakültesi Çocuk-Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine başvuran 8-12 yaş aralığında DSM-V tanı kriterlerine göre DEHB tanısı konan dikkat eksikliği baskın tip (DE-DEHB) 37 çocuk, bileşik tip (BİL-DEHB) 41 çocuk, ÖÖB tanısı konan 41 çocuk ve sağlıklı 42 çocuk oluşturmuştur. Tüm çocuklar ile Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Formu-Şimdi ve Yaşam boyu Şekli (ÇDŞG-ŞY) görüşmesi yapılmış ve ÖÖB tanısı konan çocuklar için ÖÖB bataryası uygulanmıştır. Tüm çocukların çocuklarda anksiyete ve depresyon ölçeği (ÇADÖ-Y), KA-Sİ empati ölçeğini doldurması ve duygusal yüz ifadelerini değerlendirmek amacıyla the emotion recognition task (ERT) bilgisayar programı üzerinden yönergeleri takip etmesi istenmiştir. Ayrıca ebeveynler tarafından çocukların sosyal becerilerini değerlendiren sosyal cevaplılık ölçeğini (SCÖ) doldurması istenmiştir. Son olarak ebeveynlerin kendi depresyon belirtilerini değerlendirmek amacıyla Beck depresyon ölçeği ve geniş otizm fenotipi özelliklerini değerlendirmek için otizm spektrum anketi (OSA) doldurması istenmiştir. KA-Sİ empati ölçeğinde yüksek puan alma yüksek empati becerisini gösterirken, SCÖ'den yüksek puan alma sosyal bozulmanın daha yüksek olduğunu gösterir. Elde edilen veriler SPSS 25.0 programına girilmiş ve gerekli istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 9,81 ± 1,45 yıl olup %55,9'u erkek (n=90), %44,1'i (n=71) kızdı. BİL-DEHB, DE-DEHB, ÖÖB ve sağlıklı gruplar arasında yaş ve cinsiyet açısından anlamlı fark yoktu. Tüm çalışma grupların anksiyete düzeyi sağlıklı gruba göre anlamlı olarak yüksekti (p<0.001). BİL-DEHB dışında diğer gruplarda depresyon düzeyinin sağlıklı gruba göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptandı. BİL-DEHB, DE-DEHB ve ÖÖB tanılı çocuklarda sağlıklı kontrollere göre sosyal cevaplılık ölçeği toplam puan anlamlı olarak yüksek ( tüm p <0,001), KA-Sİ empati eğilim ölçeği toplam puan ortalamaları anlamlı olarak düşük bulunmuştur (tüm p<0,001). BİL-DEHB ve ÖÖB tanılı çocuklarda sağlıklı kontrollere göre ERT toplam puan ortalamaları anlamlı olarak düşük saptanmıştır. Tüm çocukların en az tanıyabildiği duygu“korku”duygusu olduğu bulunmuştur. BİL-DEHB grubunda sağlıklı kontrole göre korku duygusunu tanıma anlamlı düzeyde düşük olduğu bulunmuştur (p = 0.031). Ayrıca Beck depresyon ölçek puanları BİL-DEHB, DE-DEHB ve ÖÖB tanılı çocukların annelerinde sağlıklı çocukların annelerine göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur (sırasıyla p=0,002, p=0,006, p=0,001). OSA/toplam skor ortalamaları ise tüm hasta gruplarındaki çocukların annelerinde sağlıklı çocukların annelerine göre daha yüksek olduğu ancak arada anlamlı fark olmadığı gözlenmiştir. Sadece ÖÖB grubundaki çocukların annelerinin OSA/sosyal beceri ve hayal gücü alt ölçek puanları sağlıklı çocukların annelerine göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (sırasıyla p= 0,026, p=:0,027). DE-DEHB grubunda SCÖ toplam puan ile anne Beck depresyon ölçek puanı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p= 0,027; r=0,365). BİL-DEHB grubunda ERT toplam skoru ile annenin OSA toplam puanı arasında negatif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0,006; r=-0,424 ). BİL-DEHB, DE-DEHB ve ÖÖB gruplarındaki katılımcılardan konuşma bozukluğu öyküsü olanlarda ERT toplam skor ortalaması konuşma bozukluğu öyküsü olmayanlara göre anlamlı oranda düşük olduğu belirlenmiştir (sırasıyla p=0,005, p=0,012, p=0,041). Sonuç: Bu çalışmada DEHB ve ÖÖB tanılı çocukların sosyal cevaplılık, duygusal yüz ifadelerini tanıma, empati becerilerini ölçen testlerde sağlıklı çocuklara göre literatür ile uyumlu biçimde daha kötü performans sergilediği gösterilmiştir. Ancak bu iki bozukluk arasında çocukların sosyal becerilerini ölçen testler arasında farkın olmadığı görülmüştür. Bu sonuç etiyolojik açıdan ortak temellere dayalı olduğu bilinen DEHB ve ÖÖB olgularının sosyal beceriler açışından benzer klinik özellikler gösterdiğini işaret etmektedir. Bu olgularda sosyal cevaplılık, empati becerileri ve duygusal yüz ifadelerini tanıma gibi sosyal becerilerinin biyolojik temellerini aydınlatmaya yönelik yeni araştırmalara ihtiyaç olduğu düşünülebilir. Öte yandan DEHB ve ÖÖB tanılı çocukların annelerinin sağlıklı çocukların annelerine göre depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu ve geniş otizm fenotipi özelliklerini daha fazla gösterdiği bulunmuştur. Ancak bu araştırmada araştımanın kesitsel dizaynın, anneler ve çocukların sosyal becerileri öz bildirime dayalı ölçekler ile değerlendirilmiş olmasının aradaki ilişkiyi değerlendiren analiz sonuçlarını etkilemiş olabildiği düşünülmüştür. Bu kapsamda klinisyen değerlendirmesini içeren uzunlamasına takip araştırmalarına ihtiyaç olduğu söylenebilir. Son olarak araştırmada konuşma bozukluğu öyküsünün yüz ifadelerini tanıma becerilerini tüm gruplarda olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Konuşma becerisinin gelişimsel olarak sosyal becerinin önemli bir bileşeni olduğu bilinmektedir. Özellikle konuşma bozukluğu olup DEHB veya ÖÖB kliniği olan çocuklarda konuşmaya yönelik destekleyici müdahalelerin bu bozukluklara eşlik eden yüz tanıma becerilerinin yetersizliğine karşı koruyucu olabileceği düşünülmüştür. Bu yönde takip araştırmalarına ihtiyaç vardır. DEHB ve ÖÖB tanılı çocuklarda akademik anlamda olduğu kadar sosyal anlamda da yıkıcı sonuçlar ile karşılaşılabileceği bu çocukların kişilerarası çatışmaların çözüm yöntemlerinde daha çok zorlandığı, daha az olumlu davranışlar sergilediği ve ergenlik döneminde akranlarına göre daha fazla uyum problemi yaşadığı bilinmektedir. Bu yüzden belirlenen alanlardaki sosyal yetersizliklere yönelik erken dönemlerde sosyal beceri eğitimleri gibi müdahale programlarının ve ebeveyn psikopatolojisi bulunan ailelerde aile temelli müdahalelerin önem kazandığı söylenebilir.

Özet (Çeviri)

Purpose: The aim of this study was to evaluate social responsiveness, recognition of emotional facial expressions, empathy skills and parental depression level, broad autism phenotype findings and the relationship between them in children with attention deficit and hyperactivity disorder (ADHD), specific learning disorder and healthy children. Method: According to the DSM-V diagnostic criteria, the study sample was in the 8-12 age group who applied to the K.T.U Faculty of Medicine Child-Adolescent Psychiatry outpatient clinic between 01.02.2020 – 01.04.2021; It consisted of 37 children diagnosed with attention deficit predominant type (AD-ADHD) ADHD, 41 children with combined type (MIX-ADHD), 41 children with SLD, and 42 healthy children. Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School Aged Children- Present and Lifetime version (K-SADS-PL) was interviewed with all children and SLD battery was applied for children diagnosed with SLD. All children were asked to complete the Revised Children's Anxiety and Depression Scale (RCADS), the KA-SI Empathic Tendency Scale, and to follow the instructions on the emotion recognition task (ERT) computer program to evaluate emotional facial expressions. In addition, parents were asked to fill in the social responsiveness scale (SRS), which evaluates children's social skills. Finally, parents were asked to fill out the Beck depression scale to assess their own depression symptoms and an Autism Spectrum Quotient (AQ) to evaluate broad autism phenotype characteristics. The higher scores of KA-Sİ empathy tendency scale indicate higher empathy skills and high SRS scores represent greater social dysfunction. The obtained data were entered into the SPSS 25.0 program and the necessary statistical analyses were made. Findings: The mean age of the participants was 9.81 ± 1.45 years, with 55.9% male (n=90) and 44.1% (n=71) female. There was no significant difference between the MIX-ADHD, AD-ADHD, SLD and healthy groups in terms of age and gender. The anxiety level of all study groups was significantly higher than the healthy group (p<0,001). The depression level of groups other than MIX-ADHD was found to be significantly higher than the healthy group. The SRS total score of children diagnosed with MIX-ADHD, AD-ADHD, SLD was significantly higher (all p <0,001), the total score of KA-Sİ empathic tendency scale was significantly lower than the healthy controls (all p <0,001). When the mean ERT total scores of children with MIX-ADHD and SLD were compared with healthy children, a significant difference was found. The recognition of fear was significantly lower in MIX-ADHD, compared to the healthy children. In addition, Beck depression scale scores were found to be statistically significantly higher in mothers of children with MIX-ADHD, AD-ADHD, and SLD than mothers of healthy children (respectively p=0.002, p=0.006, p=0.001). It was observed that the mean AQ/total score was higher in the mothers of the children in all patient groups compared to the mothers of the healthy children, but there was no significant difference. The AQ/social skills and imagination subscale scores of the mothers of only SLD group children were statistically significantly higher than the mothers of healthy children (p= 0.026, p= 0.027, respectively). In the AD-ADHD group, a significant positive correlation was found between the SCQ total score and the maternal Beck depression scale score (p= 0.027; r= 0,365). In the MIX-ADHD group, there was a significant negative correlation between the ERT total score and the mother's AQ total score (p=0.006; r=-0.424 ). Among the participants in the MIX-ADHD, AD-ADHD, and SLD groups, the mean ERT total score was found to be significantly lower in those with a history of speech disorders than those without a history of speech disorders (p=0.005, p=0.012, p=0.041, respectively). Results: In this study, it was shown that children with ADHD and SLD performed worse in tests measuring social responsiveness, recognizing emotional facial expressions, and empathy skills compared to healthy children, in line with the literature. However, it was observed that there was no difference between the tests measuring children's social skills between these two disorders. This result indicates that ADHD and SLD cases, which are known to be based on common etiology, show similar clinical features in terms of social skills. In these cases, it can be thought that there is a need for new research to elucidate the biological basis of social skills such as social responsiveness, empathy skills and recognizing emotional facial expressions. On the other hand, mothers of children with ADHD and SLD were found to have higher depression levels and more broad autism phenotype characteristics than mothers of healthy children. However, in this study, it was thought that the cross-sectional design of the research and the fact that the social skills of mothers and children were evaluated with self-report scales may have affected the results of the analysis evaluating the relationship. In this context, it can be said that longitudinal follow-up studies including clinician evaluation are needed. Finally, it was shown in the study that a history of speech disorder negatively affected facial expression recognition skills in all groups. It is known that speaking skill is an important component of social skill developmentally. It was thought that supportive interventions for speech might be protective against the inadequacy of facial recognition skills accompanying these disorders, especially in children with speech disorders and ADHD or SLD clinic. Follow-up studies are needed in this direction. It is known that children with ADHD and SLD may experience devastating consequences both academically and socially, and these children have more difficulty in resolving interpersonal conflicts, exhibit fewer positive behaviors, and experience more adjustment problems in adolescence than their peers. Therefore, it can be said that intervention programs such as social skills training in the early stages for social deficiencies in the determined areas and family-based interventions in families with parental psychopathology gain importance.

Benzer Tezler

  1. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklarda bilişsel kopma sendromu belirtilerinin yürütücü işlevler ile işlevsellik üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of cognitive disengagement syndrome symptoms on executive functions and functionality in children with attention deficit hyperactivity disorder and specific learning disorder

    SÜMEYYE BAYRAK YÜKSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Psikiyatriİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURAN GÖZPINAR BADEMCİ

    DOÇ. DR. ALPEREN BIKMAZER

  2. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve özgül öğrenme bozukluğu tanıları olan çocuklarda P300 ve spektral çözünürlüğün değerlendirilmesi

    Evaluation of P300 and spectral resolution in children with attention deficit hyperactivity disorder and specific learning disorder

    MERYEM SEÇEN YAZICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Psikiyatriİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHAMMED TAYYİB KADAK

  3. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve özgül öğrenme güçlüğü olan bireyler ve sağlıklı kontroller arasında bilişsel performans ve okuma analizinin göz izleme ile karşılaştırılması

    Cognitive performance differences between patients with attention deficit hyperactivity disorder and specific learning disorders and healthy controls and comparison of reading performances with eye tracking

    MEHMET ALİ DONBALOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriAtatürk Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ESEN YILDIRIM DEMİRDÖĞEN

  4. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocuklarda özgül öğrenme güçlüğü (ÖÖG) ile mizaç özellikleri ve duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişki

    Başlık çevirisi yok

    TUĞÇE ÖNAL ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA ÇÖP

  5. Özgül öğrenme güçlüğü eş tanılı dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan ergenlerde okul reddi ile damgalanma, sosyal dışlanma ve algılanan sosyal desteğin ilişkisi

    The relationship between school refusal, stigmatization, social exclusion, and perceived social support in adolescents diagnosed with attention deficit hyperactivity disorder and comorbid specific learning disorder

    ALPER ÇALIŞKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. İPEK SÜZER GAMLI