Geri Dön

Serviks kanseri nedeniyle ameliyat olan hastalarda sistemik inflamatuar yanıt indeksinin prognoza etkisi

The effect of systemic inflammatory response index on prognosis in patients with surgery due to cancer of the cervice

  1. Tez No: 693233
  2. Yazar: ÜNSAL YEŞİLOVA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İSMAİL ÖZDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Serviks kanseri, prognoz, SIRI, İnflamasyon, Cerrahi-ürolojik, Uterin servikal hastalıklar, Uterin servikal neoplazmlar, Cervical cancer, prognosis, SIRI, Inflammation, Surgery-urologic, Uterine cervical diseases, Uterine cervical neoplasms
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda serviks kanseri nedeni ile operasyon yapılan hastalarda, Sistemik İnflamatuar Yanıt İndeks (SIRI) (monosit x nötrofil/lenfosit) değerinin hastalıksız sağkalımı belirlemede prognostik rolünü retrospektif olarak karşılaştırmayı amaçlandık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 2015-2021 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Jinekoloji Onkoloji Polikliniğine başvuran 33-75 yaş arası, serviks kanseri tanısı ile operasyon yapılan ve patoloji sonucu skuamöz hücreli serviks kanseri olan 63 kadın hasta dahil edildi. Öyküsünde bulaşıcı hastalıklar, hematolojik hastalıklar, şiddetli karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu bulunan, dosya tarama sırasında eksik bilgileri olan ve patoloji sonucu serviks adenokanser olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Hastaların ameliyat öncesi 1 hafta içinde alınan kan örnekleri ve ameliyat sonrası 8 hafta içerisinde alınan kan örneklerinden elde edilen SIRI değerleri inflamatuar belirteç olarak kabul edildi. Bu inflamatuar belirteç ile lenfovasküler invazyon varlığı, FIGO evresi, operasyon sonrası nüks gelişme durumu ve hastaların genel sağkalım süresi arasında korelasyon olup olmadığı araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda tüm hastaların hastalıksız sağkalım ortalaması 67 aydı. SIRI cut off değeri oratalama SIRI değeri 1,65 olarak belirlendi. SIRI değeri 1,65 ve altında olan hastaların ortalama hastalıksız sağkalımı 67,9 ay, SIRI >1,65 olanların ortalama hastalıksız sağkalımı 62,1 aydı. İki grup arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmadı (p=0,583). Altmış üç hastanın başlangıç (operasyon öncesi) SIRI düzeyleri ile 4-8 hafta sonraki (operasyon sonrası) SIRI düzeyleri karşılaştırılırken, SIRI değişimin %25'ten fazla azalma olanların ortalama hastalıksız sağkalımları 52 ay, değişim olmayan grubun 66,6 ay, artış %25-75 arasında olan grubun 70,9 ay, artışı %75'ten fazla olan grubun 61,4 aydı. Dört grubun hastalıksız sağkalımları arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmadı (p=0,351). Ayrıca çalışmamızda FIGO evresi, histolojik grade, nüks gelişimine göre SIRI değerlerini karşılaştırdığımızda anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: SIRI gibi kolay ulaşılabilir, ucuz, her hastadan operasyon öncesi istenen tetkikler arasında bulunan periferik kan hemogram değerinden nötrofil sayısı x monosit sayısı/lenfosit sayısı şeklinde hesaplanan yeni bir belirtecin serviks kanserinde prognostik faktör olarak kullanımı prognoz ve sağ kalımı öngörmede, operasyon öncesi ve sonrası tedavi planı yapmada, takip sıklığını ve süresini değerlendirmede faydalı olacağını düşünüyoruz. Çalışmamızda, birçok kanserde prognoz belirlemede ve sağ kalım öngörüsünde olumlu sonuçlar veren SIRI'nin opere edilen serviks kanseri hastalarında prognozu öngörme ve sağ kalım üzerindeki etkisini araştırmayı amaçladık. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda SIRI'nin serviks kanserinin tüm prognostik parametreleri ve sağ kalım değerlendirmeleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı. İlerleyen zamanlarda yapılacak olan daha büyük örneklemli, çok merkezli, ileriye dönük, randomize kontrollü klinik çalışmaların SIRI'nin serviks kanserinde prognostik faktör olarak kullanılabilirliğini değerlendirmede faydalı olacağını düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Objective: In our study, it was aimed to retrospectively compare the prognostic role of the Systemic Inflammatory Response Index (SIRI) (monocyte x neutrophil/lymphocyte) value in the determination of disease-free survival in patients who underwent surgery for cervical cancer. Materials and Methods: Our study included 63 female patients aged between 33-75 years who applied to the Health Sciences University Istanbul Kanuni Sultan Süleyman Health Practice and Research Center Gynecology Oncology outpatient clinic between 2015 and 2021, who were diagnosed with cervical cancer and had squamous cell cervical cancer as a result of the pathology; Patients with a history of infectious diseases, hematological diseases, severe liver or kidney dysfunction, incomplete information during file screening, and cervical adenocarcinoma as a result of pathology were not included in the study. The SIRI values obtained from the blood samples taken within 1 week before the surgery and the blood samples taken within 8 weeks after the surgery were considered as inflammatory markers. It will be investigated whether there is a correlation between this inflammatory marker and the presence of lymphovascular invasion, FIGO stage, postoperative recurrence, and overall survival of the patients. Results: In our study, the mean disease-free survival of all patients was 67 months. The SIRI cut off value was determined as the mean SIRI value of 1.65. The mean disease-free survival of patients with a SIRI value of 1.65 and below was 67.9 months, and the mean disease-free survival of patients with a SIRI >1.65 was 62.1 months. There was no statistically significant difference between the two groups (p=0.583). When comparing baseline (preop) SIRI levels of 63 patients with SIRI levels 4-8 weeks later (postop) the mean disease-free survival of those with more than 25% reduction in SIRI change was 52 months, 66.6 months in the no change group, the increase between 25% and 75%. It was 70.9 months for the group with a high growth rate and 61.4 months for the group with an increase of more than 75%. There was no statistically significant difference between the disease-free survival of the four groups. (p=0.351). In addition, in our study, when we compared SIRI values according to FIGO stage, histological grade, and recurrence, no significant difference was found. Conclusion: The use of a new marker such as SIRI, which is easily accessible, inexpensive, calculated as neutrophil count x monocyte count/lymphocyte count from the peripheral blood hemogram value, which is among the tests requested from each patient before the operation, as a prognostic factor in cervical cancer in predicting prognosis and survival, pre- and post-operative treatment plan We think that it will be useful in evaluating the frequency and duration of follow-up. In our study, we aimed to investigate the effect of SIRI, which has positive results in determining prognosis and predicting survival in many cancers, on predicting prognosis and survival in operated cervical cancer patients. As a result of the statistical analysis, we did not find a significant relationship between SIRI's all prognostic parameters of cervical cancer and survival assessments. We think that multicenter, prospective, randomized controlled clinical trials with larger samples to be conducted in the future will be useful in evaluating the utility of SIRI as a prognostic factor in cervical cancer.

Benzer Tezler

  1. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi acil tıp kliniğinde pulmoner emboli tanısı alan hastaların geriye dönük 5 yıllık incelemesi

    Retrospective 5-year study of patients who received pulmonary embolism in emergency medical clinic of Atatürk University Faculty of Medicine

    ESRA KADIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    İlk ve Acil YardımAtatürk Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ATIF BAYRAMOĞLU

  2. Kliniğimizde 2017-2021 yıllarında total, anterior ve posterior ekzenterasyon operasyonu uygulanan hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of patients who was applied total, anterior and posterior exenteration operation in our clinic in 2017-2021

    İLAYDA LOÇLAR KARAALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Onkolojiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ATEŞ KARATEKE

  3. Acile başvuran tıkayıcı sol kolon kitlelerine yaklaşımda anastomoz ve stoma açılmasının karşılaştırılması

    Comparison of anastomosis and stoma in the approach to emergency presenting obstacle left colon masses

    BERKAN ÇOLAKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN BEKTAŞ

  4. Over kanserinin tanı ve takibinde tümör belirteci olarak lisofosfatidik asit

    Lysophosphatidic acid as a tumor marker for ovarian cancer

    Z. MERVE BARBAROS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. TUGAN BEŞE

  5. Mide ve kolorektal kanser nedeniyle opere olmuş hastaların yakınlarında kanser taramalarına yönelik bilgi tutum ve algının değerlendirilmesi

    Evaluation of knowledge, attitudes and perceptions regarding cancer screening in relatives of patients operated on due to gastric or colorectal cancer

    FATMA BETÜL AKÇAKAYA ÖZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Halk SağlığıBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BEDİA ÖZYILDIRIM